Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bahşılara ihtiyar ve bilge bir kadın görünümünde uykularında görünür.Ifølge sagnet viste han seg for en ung og blind pike mens hun sov.
Cayce hipnoz uykusundan uyanınca hiçbir şey hatırlamıyordu.Når Tintin og vennene hans våkner fra hypnosen, husker de ingenting.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Noen antidepressiva kan også gi søvnløshet som følge av en stimulerende effekt.
Çocuklarda çekim genellikle uykuda yapılmaktadır.Krybbedød skjer som regel mens barnet sover.
Uykuya dalar gibi ölüyorlardı.Han snudde seg som om han ville sove og døde.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Bruk av sovepiller ble også funnet å være assosiert med økt dødelighet.
Kış uykusuna yatarlar.Om vinteren blir de mørkerøde.
Macbeth uykuyu katletti." repliklerine göndermedir.Goodnight.» som han avsluttet sendingene med.
Onlar da uykudadır.Begge døde i Drøbak.
"İyi uyku için çizgi film".«God kritikk for utskjelt show».
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.Hun klagde på at han arbeidet for mye og sov for lite.
Kızı Eva Bergman tarafından uykusunda öldüğü açıklanmıştır.Det antas at hun ble drept av sin samboer politikeren Gert Bastian, mens hun sov.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.I sine siste leveår tok Tyndall ofte kloralhydrat som middel mot søvnløshet.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Dia juga sering tidur dan sangat suka minum.
Burada Darcy’le karşılaşır, teyzesinin davranışını öğrendikten sonra onu da uyku tutmamıştır.Di sana, ia bertemu Mr. Darcy, yang juga tidak bisa tidur setelah mendengar perilaku bibinya.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.African trypanosomiasis atau penyakit tidur adalah penyakit parasit manusia dan hewan lain.
Monica, David'e son kez uykuya dalarken hep onu sevdiğini söyler.Sebelum ia tertidur, Monica memberitahu David bahwa ia selalu mencintainya.
Uyku Hali kısa filmi ile.Menyutradarai film-film pendek.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Diapun tersenyum dan memilih tertidur kembali.
Uykuya dalar gibi ölüyorlardı.Mereka tertidur bagaikan orang mati.
Giselda mağarada uykuya yatmıştır.Eustace lalu tertidur di gua itu.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Kurang tidur juga dikaitkan dengan diabetes tipe 2.
O sabah ise uykuya dalmış ve ancak son vakitte uyanabilmişti.Ia aktif di malam hari (nokturnal), dan hidup di atas dan di bawah tanah (semi-fosorial).
Şofar’ı üflemenin amacı, uyuyanları uykularından uyandırıp, yaklaşan yargı gününden haberdar etmektir .Niat untuk mengawini sang penari malam membuatnya habis harta dan terlunta-lunta, hingga gantung diri.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Bahkan saat manusia sedang tidur, semua bagian otak menunjukkan aktivitas.
Kış uykusu yoktur.Tidak ada perayaan pada musim dingin.
Tina uykuya daldığında kâbus görmeye başlar.Jane mulai mimpi buruk.
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.Budak itu hanya menyangka ia tertidur hanya sebentar.
Koltukta otururken uykuya dalar.Untuk menyingkat waktu, ia tidur di kursi.
Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu.Orang yang lebih tua biasanya tidur selama 6 jam.
Yemeklerden sonra veya uykudan önce tüketirlerdi.Setelah makan, mereka mulai tidur.
Birincisi zahiri, savurgan olarak elbiseleri, yemeği, rahatlığı, uykuyu ve konaklamayı bırakmayı içerir.Misalnya dengan mempengaruhi cara kita berpakaian, makan, dll.
Ateş, günde 18 saat çalıştığını ve uyku dışında bir faaliyeti olmadığını söylüyor.Ia mengaku bahwa ia dipaksa tidur di lantai, bekerja 21 jam per hari, dan tidak diizinkan libur.
Uyku bozukluğu, gerginlik gibi depresif sorunların giderilmesine katkı sağlar.Kelenjar ini terkait dengan gangguan depresi seperti gangguan tidur dan rangsangan selera.
Rakun köpegi köpekgiller familyasının tek kış uykusuna yatan üyesidir.Anjing rakun merupakan satu-satunya anggota famili Canidae yang menjalani torpor (hibernasi) di musim dingin.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Para penderita bersiap ke tempat tidur dan istirahat dalam kondisi kesehatan yang baik.
Bir gece uykusundan sonra daha iyi hissedeceksin.Kamu akan merasa lebih baik setelah tidur malam.
Kış uykusuna yatarlar.Mùa đông thì chúng đi ngủ đông.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Ông đủng đỉnh ăn hết rồi ngủ một giấc no say.
Kan UykusuNhồi máu
Hagrid, Fluffy'nin müzik çalındığında uykuya daldığını istemeden üçlüye söyler.Bọn trẻ biết được từ Hagrid rằng Fluffy sẽ ngủ nếu được nghe nhạc.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.Tiếng ồn, ánh sáng và nhiệt độ không phù hợp được chứng minh làm gián đoạn sự liên tục của giấc ngủ.
Giselda mağarada uykuya yatmıştır.Bà Duệ ngã vật xuống giường chết ngất.
Yemeklerden sonra veya uykudan önce tüketirlerdi.Nên đánh răng ngay sau khi ăn, trước và sau khi ngủ.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Thiếu ngủ được xác nhận có liên quan đến tiểu đường loại 2.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Huyện Thanh Thủy của tỉnh Cam Túc.
Bu kalıcı (persistan) enfeksiyon vakalarına neden olur ve virüs aylarca hatta yıllarca uykuda kalabilir.Điều này gây nên sự nhiễm bệnh dai dẳng và virus thường 'ngủ đông' trong nhiều tháng hoặc nhiều năm.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Bệnh trypanosoma hay bệnh ngủ là bệnh do ký sinh trùng gây ra ở người và các động vật khác.
Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Súc miệng trước khi đi ngủ.
3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.Khi bị giam cầm, chúng ngủ 15 giờ một ngày.
Uyku Hali kısa filmi ile.Giải Cành cọ vàng cho phim ngắn.
Kış uykusu dört ay sürer ve kelebekler bu sürede hiçbir şey yemezler.Tuy nhiên, suốt 4 tháng mùa đông, chúng không hề ăn chút nào.
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Vào lúc này có người đề nghị làm túi ngủ.
Tina uykuya daldığında kâbus görmeye başlar.Về Oliver, trong lúc đang nằm ngủ trưa, cậu đã mơ thấy ác mộng.
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.Thiếu ngủ là tình trạng không ngủ đủ giấc.
Onlar da uykudadır.Nói xong, cả họ đều ngủ.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.Năm 12 tuổi Laborit bị mắc bệnh lao.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Ông cũng ham mê săn bắn và thích uống rượu.
Uyku sorunu yaşamakta ve Paula'dan ziyaret etmesini istemesi konusunda sık sık davet almaktadır.Geri không tin nhưng cô vẫn đến gặp Paul để hỏi sự thật.
Herkes salonun geniş bir bölümünde uykuya dalar.Mọi nạn nhân đều phải nằm ngủ trên sàn nhà lạnh lẽo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod