Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük bir umutsuzluk ve yorgunluk içinde uykuya dalar.Luam mâinile de pe lucru și cădeam în disperare și oboseală.
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.Am dormit doar două ore. Nu e de mirare că sunt somnoros.
Bana uyku hapı lazım.Am nevoie de somnifere.
Konu bana birçok uykusuz gecelere mal oldu.Acest subiect m-a costat multe nopți nedormite.
Uykuya ihtiyacın var.Ai nevoie de somn.
Bu hafta iyice uykumu almalıyım.Săptămâna asta trebuie să-mi fac bine somnul.
Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.Tom a petrecut o noapte albă gândindu-se la Mary.
Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.Tom a petrecut o noapte nedormită gândindu-se la Mary.
Uykusuz bir gece geçirdim.Am petrecut o noapte de nesomn.
Kısa ve orta etkili benzodiazepinler, uykusuzluk tedavisi için tercih edilir.A rövid és közepes hatástartamú benzodiazepineket részesítik előnyben az álmatlanság kezelésére.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Ébredés után kis ideig általában kipihentség tapasztalható.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Nem alszik, tehát nem lehet becsapni.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Itt ébred föl álmából.
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Ezután dajkája altatódalára álomba szenderül.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Az afrikai álomkór vagy álomkór emberekben vagy állatokban előforduló élősködő által okozott betegség.
Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez.Az alvás nem tévesztendő össze az eszméletlen állapottal.
Clara yanlışlıkla bir Morpheus uyku kapsülüne çekilir.Macont egy rossz mozdulat miatt ágyhoz szegezi a lumbágó.
Julia uyku kapsüllerindeki astronotlardan biridir.Munkássága során a Vosztok űrhajó egyik tervezője.
Ancak daha sonra uyku problemleri yüzünden Zolpidem adlı bir uyku hapı kullanmaya başladı.Azonban elkezdte szedni az ambien nevű gyógyszert, alvászavarok miatt.
6. sezonun finalinde ise uyku lanetine maruz kalır, Bonnie öldüğü zaman Elena uyanacaktır.Egy idő múlva Bonnie megtöri Elena alvó átkát, és Elena felébred.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.A két férfi részegre issza magát és nyugovóra térnek.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Külön alszol a fogaidtól.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Kimutatják, hogy még álmunkban is az agy valamennyi területe mutat valamilyen szintű tevékenységet.
Her gece çekim yaptığı için "hep uykulu gezdiğini" ve "iyice kilo aldığını" belirtti.Majd annyit mondott: „Aludni akarok”, s fokozatosan elhagyta ereje.
Uykuları geldiğin an jimnastik yapmayı severler.Szabadidejében szeret jógát gyakorolni.
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Az éjjeliőr nem tud aludni.
Monica, David'e son kez uykuya dalarken hep onu sevdiğini söyler.Juliet megkérdezi, hogy Sun mikor szeretkezett utoljára a férjével.
Marlowe ilk olarak 1939'da basılan Büyük Uyku isimli romanda boy göstermiştir.Marlowe detektívregények sorozatában szerepel: először a Hosszú álomban (The Big Sleep) tűnt fel, 1939-ben.
Kullanana uyku vermez.Az ördög nem alszik.
1935'teyse uyku haplarıyla intihara kalkıştı.1932-ben nyugtatótúladagolással öngyilkosságot is megkísérelt.
Kış uykusuna yatmazlar.Téli álmot nem alszik.
Uykudan kalktıktan sonra türbenin etrafında dolaşır.Az ébredés után a zuhanyzóban találja férjét.
Hikmet, bu sırada eşiyle beraber yatakta uyumaktaydı, çocukları diğer bir odada uykudaydı.Young ezúttal sem volt jelen a csetepaténál, hanem aludt a többiekkel.
Tekdüze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir.Összességében a betegség a krónikus fáradtság képét mutatja.
Kan UykusuVéráldozat
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.Gondolatait meghallgatva láthatjuk, amint megbékélve önmagával elalszik.
Öğrenciler bugün uykulu gibi görünüyor.A jó mindig legyőzi a rosszat.
İkimiz de uykuya daldık.Mindketten elaludtunk.
Mihalkov, bir Moskova hastanesinde 96 yaşındayken uykusunda öldü.Mikhalkov kuoli nukkuessaan 96-vuotiaana Moskovan sairaalassa.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Uuno herää unestaan.
Monica, David'e son kez uykuya dalarken hep onu sevdiğini söyler.Monica kertoo Davidille rakastavansa tätä nyt ja aina ennen kuin nukahtaa lopullisesti.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.John palaa kotiin ja juo itsensä humalaan.
Festivalde Altın Palmiye ödülünü Nuri Bilge Ceylan'nın filmi Kış Uykusu kazandı.Palkinnon voitti Nuri Bilge Ceylanin ohjaama Kış Uykusu (Winter Sleep).
Marcus Wolf, 83 yaşındayken 9 Kasım 2006'da Berlin'deki evinde uykusunda öldü.Markus Wolf kuoli nukkuessaan kotonaan Berliinissä 9. marraskuuta 2006.
Onlar da uykudadır.He myös päätyivät sänkyyn.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.En voi syödä enkä voi nukkua.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.Hän teki itsemurhan 1962 ottamalla yliannostuksen unilääkkeitä.
1964 yılının Mayıs ayında, 66 yaşında uykusunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.Toukokuussa 1964 Szilárd kuoli nukkuessaan sydänkohtaukseen.
Uykunun gün içinde 20-25 dakikalık kısa parçalara bölünmesiyle gerçekleştirilmektedir.Tähän päästään levittämällä yöunet lyhyisiin 20–45 minuutin nokosiin pitkin vuorokautta.
Uyku apne sendromu olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden 8 kat fazladır.Tupakoitsijoiden sairastumisvaara on kahdeksankertainen.
Bu hal kişilerin uykuya dalarken ve uykudan uyanırken de kendiliğinden oluşan bir haldir.Tällä kertaa se onkin valveilla vaikka teeskenteleekin nukkuvaa.
Uyku, beslenme, çiftleşme ve hatta doğurma da ağaca asılı şekilde gerçekleşir.Laiskiaiset syövät, nukkuvat ja jopa synnyttävät puussa.
Uykuya dalar gibi ölüyorlardı.Hän oli ilmeisesti kuollut nukkuessaan.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Hän yrittää itsemurhaa ottamalla yliannoksen unilääkkeitä.
Nasrettin Hoca Şah'ın BBC'de 1970'te yayımlanan Uykuda Yürüyenler adlı televizyon belgeselinde de yer aldı.Nasrudinin esiteltiin Shahin televisiodokumentissa Dreamwalkers, jonka BBC esitti 1970.
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Takaosassa on mahdollisuus nukkumapaikkaa varten.
Kurt kızı yutar ve uykuya dalar.Hän alkaa lukea Mrs. Dallowayta ja nukahtaa.
Kış uykusuna yattıkları bilinmektedir.Mäyrä nukkuu talviunta.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.Myöhemmällä iällä Tyndall kärsi unettomuudesta, johon hän otti lääkkeenä kloraalihydraattia.
Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.Epäillyissä yliannostustapauksissa tulisi hakeutua lääkärin hoitoon välittömästi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod