Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır.Частіше це явище стається у людей з порушеним графіком сну.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Вони показали, що навіть під час сну в мозку є якась активність.
Sellers, hep 75 yaşında uykusunda öleceğini düşünürdü.Тінторетто почув власну смерть у віці 75 років.
Grup, mahkûm hücrelerinin bulunduğu bir binayı temizler ve orada uykuya çekilir.Міст поєднує будівлю Палацу дожів, в якому розташовувався зал суду, і в'язниці.
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.В деяких випадках розлади сну можуть бути факторами ризику незалежно від депресії.
1935'teyse uyku haplarıyla intihara kalkıştı.У 1935 році вона покінчила життя самогубством прийнявши смертельну дозу снодійного.
Kış uykusuna birçoğu bir nehir kenarlarında araya gelerek yatar.У природі на період зими впадає у сплячку у заглибинах нешвидких річок.
Hipnoz ile ilgili maddeler: Hipnoz, bir tür yapay uyku.Навіювання реалізується в стані неспання, гіпнотичного сну (гіпнотерапії), наркотичного сну.
Tom uykusunda öldü.Том помер уві сні.
Tom uykuya daldı.Том заснув.
O uykulu değil.Він не хоче спати.
O uykulu değil.Вона не хоче спати.
Allah, Âdem’e derin bir uyku verdi.Bůh proto na Ádovce seslal ničivé sucho.
Snow Leopard kapanır ve daha hızlı uyku moduna geçer.Snow Leopard se rychleji vypíná i přechází do režimu spánku.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.V roce 1976 spáchala sebevraždu užitím nadměrného množství léků pro spaní.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Víno je konečně zmůže a odcházejí k spánku.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Spavá nemoc (resp. africká trypanosomiáza) je parazitické onemocnění lidí a zvířat.
Babası uyku tanrısı Hypnos'dur.Jeho bratr-dvojče je bůh spánku Hypnos.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Oběť jde spát a když usíná, těší se dobrému zdraví.
Yıllar sonra uykusunda huzur içinde öldü.Několik dní poté v poklidu zemřel.
Roussimoff, 27 Ocak 1993 gecesi Paris'te, otel odasında, kalp yetmezliği nedeniyle uykusunda öldü.Roussimoff zemřel ve spánku na srdeční selhání v noci 27. ledna 1993 v pařížském hotelu.
Kış uykusuZimní sen.
Uyku insan ömrünün en az 1/3'ünü oluşturur.Spánek nám zabere přibližně třetinu života.
(Kardeşin uykuya dalması önce, annenin gelmesi sonra.)Třeba umře, než za ním maminka přijede.“ (str.
Yine uykuya daldı, bu kez başka bir düş gördü.Náhle se probudí a zjistí, že to byl jen další sen.
Bu sırada aile üyeleri uykudadır.Rodina pak usíná.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Za snu se probudí bakchantka.
Ama bu uzun uyuklama gerçek bir kış uykusu sayılmaz.Letní spánek neboli estivace je podobný zimnímu spánku.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.Bledý šermíř se probudil ze svého spánku.
Kış uykusuna gireceği zaman rengi bronz-kahverengi olur.S příchodem zimy se listy barví do bronzová.
Kış uykusuna yatarlar.V zimním období upadá do zimního spánku.
Yılın yedi ayını uykuda geçirebilirler.Po přistání může zůstat na Měsíci až 7 dní.
Bütün canlılar kış uykusuna yatmaz.Jiná zvířata celou zimu prospí.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.Příliš vysoká či příliš nízká teplota může spánek narušovat.
Normalde insanlar uykularına NREM ile başlarlar.K náměsíčnosti zpravidla dochází během NREM spánku.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.Zemřel ve věku 30 let na chronické onemocnění ledvin.
Hızlı göz hareketi:REM uykusuSpory o funkci fáze REM spánku. . .
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Tehdy se pokusila i o sebevraždu, když si vzala větší dávku aspirinu.
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.Stavy bdění a spánku.
Yemeklerden sonra veya uykudan önce tüketirlerdi.Mít delší odpočinek po obědě a před spánkem.
Onlar da uykudadır.Pak také usnul.
Buna karşın narkoleptik kişiler doğrudan REM uykusuna dalar.Během narkolepsie dochází k rychlé aktivaci REM spánku přímo z bdělosti.
Uyku ve yemek alışkanlıkları düzenlenmelidir.Vyžadují také spánek a dostatek jídla.
""Kan Uykusu" destanı!".Poteče krev!"
Genelde mantarı yiyen kişi derin bir uykuya dalar.Joe – tlouštík, který konzumuje spoustu jídla a je neustále ospalý.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Zprávy naznašují, že zemřel ve spánku jako důsledek otřesu mozku.
Uyanış sözcüğü sözcük anlamıyla, bilindiği gibi, uyku halinden uyanıklık haline geçişi belirtir.Slovo probuzení se jeví jako vhodné také proto, že implikuje představu člověka probuzeného ze snu.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.V zimním období nehibernuje, jen snižuje aktivitu.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Odhalují, že i v průběhu spánku všechny části mozku vykazují určitou mírnou aktivitu.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Tripanosomiaza africană sau boala somnului este o boală parazitară care afectează oamenii și animalele.
Beni uykularımdan tekrar uyandırdı.")Brav bici ai fost, pe brav stejar să mi te odihnești!”
Kaşıntı, uyku problemlerine neden olabilir.Mâncărimile ar putea cauza tulburări ale somnului.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Lipsa somnului a fost legată de diabetul de tip 2.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Apoi se trezește din visul său.
Kullanana uyku vermez.Nimeni să nu doarmă!
Yemeklerden sonra veya uykudan önce tüketirlerdi.Și au făcut focul, pregătindu-și mâncarea și apoi dormind.
Kan UykusuSângeeditează
Festivalde Altın Palmiye ödülünü Nuri Bilge Ceylan'nın filmi Kış Uykusu kazandı.Pelicula „Somnul de iarnă” regizată de turcul Nuri Bilghe Ceylan a câștigat Palme d'Or.
Julia uyku kapsüllerindeki astronotlardan biridir.16 Psyche este un asteroid din centura de asteroizi.
Yolda bir taşa başını yaslayıp uykuya daldı.Se culcase într-unul din ele și adormise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod