Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Wykazuje przede wszystkim komponentę nasenną.
Bu sırada aile üyeleri uykudadır.Jego ludzie w tym czasie spali.
Genelde mantarı yiyen kişi derin bir uykuya dalar.Śpioszek – krasnal będący prawie zawsze śpiący.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Popełniła samobójstwo przez przedawkowanie tabletek nasennych.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
Ancak daha sonra uyku problemleri yüzünden Zolpidem adlı bir uyku hapı kullanmaya başladı.Jednakże później, zaczął zażywać Ambien, środki nasenne.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.Zimą opady są mniej intensywne, jednak trwają dłużej.
Video Lucky'nin ağlayarak uykuya dalmasıyla sona erer.Ghisu czeka jej końca, aby móc wreszcie pójść spać.
O derin bir uykuya daldı.Zapadł w głęboki sen.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Afrikansk trypanosomiasis eller sömnsjuka är en parasitisk sjukdom hos människor eller andra djur.
Gerekten bu iksir bir uyku ilacıdır.Sedativa läkemedel är en typ av sömnmedel.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Hon begick självmord genom en överdos sömntabletter.
Onlar da uykudadır.Se även sovstad.
20 Aralık 1935 tarihinde Hindås'daki evinde çok sayıda uyku hapı aldı.Han var under lång tid sjuk och tog 20 december 1935 en överdos sömntabletter i sitt hem i Hindås.
Uykucu keseliler (Cercartetus) cinsine ait 4 tür ise Avustralya ve Yeni gine'de yaşar.De fyra till fem arterna i släktet sovarpungmöss (Cercartetus) lever i Australien och Nya Guinea.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.Han är mycket sällskapssjuk och förtjust i att dricka.
Ey fakir Uygur uyan, uykun yeter.Hör, syndare, är nu tid på att sofva.
Uyku aynı zamanda hafızanın yeniden yapılandırılması ve psikolojik yenilenme için gereklidir.Sömn är den viktigaste faktorn för återhämtning och reparation.
Marge ve Homer, çocuklarına "iyi uykular" diler fakat çocuklar, plâna ayak uydurmaz.Homer och Marge vill nu göra av sig med hunden men barnen vill inte.
Kış uykusu yoktur.Den håller ingen vinterdvala.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Sömnbrist har kopplats till typ 2-diabetes.
Uyku apnesi olan hastalar kilo vermekte çok zorlanırlar.Personer med PTSD har med andra ord svårt att behålla sömnen.
Tam uyanmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Completorium – sen aftonbön före sänggåendet.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.Hon begick självmord 1976 genom en överdos av sömntabletter.
Uyku apnesi acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır.Akut urinretention är ett potentiellt livshotande sjukdomstillstånd som kräver omedelbar akut behandling.
A Haber'de Uykusuz Her Gece programında sunmuştur.I dagligt tal pratar man om SLE-dimma.
Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez.Är alltså medvetande utan självmedvetande över huvud taget möjligt?
Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur.Exempel: Vem är mannen som sover i bilen?
Kış uykusuna, yüzlercesi bir araya gelerek yatarlar.Under vintern sover flera individer vintersömn tillsammans.
Nasrettin Hoca Şah'ın BBC'de 1970'te yayımlanan Uykuda Yürüyenler adlı televizyon belgeselinde de yer aldı.Nasruddin var med i Shahs TV-dokumentär Dreamwalkers, som sändes av BBC 1970.
Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Han somnar och dör i hennes armar.
Desdemona uykuya dalar ve Emilia da odan çekilir.Desdemona gråter desperata tårar i sin sängkammare medan Emilia försöker trösta henne.
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Den dricker och kan till och med sova när den flyger.
Jin uykuya dalıp rüya gördüğünde Ran uyurgezer bir şekilde uyanır.Amon fruktar att denna sovande gen skall vakna.
Ateş, günde 18 saat çalıştığını ve uyku dışında bir faaliyeti olmadığını söylüyor.Igelkotten sover cirka 18 timmar om dygnet, då den inte ligger i dvala.
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.Sömn och sömnstörningar.
Bu sırada aile üyeleri uykudadır.Det blir familjens tur att sövas ner.
Günün 15 saatini uyku ile geçirirler ve daha çok geceleri aktif olurlar.Tvåtåiga sengångare sover ungefär 15 timmar per dag och är huvudsakligen aktiva på natten.
Bu terim bazen de hipnotik uyku için kullanılır.Ibland används även termen hydraulisk konduktivitet för detta.
Kaşıntı, uyku problemlerine neden olabilir.Detta kan störa sömnen avsevärt.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Under vandringen finns övernattningsmöjligheter med jämna mellanrum.
Kış uykusuna yatmazlar ancak soğuk havalarda birkaç gün süren uyuşukluk dönemleri olur.Den sover inte vintersömn men kalla vinterdagar kan den sova i sitt bohål i flera dagar åt gången.
En düşük düzeyler gece yarısı, en yüksek düzeyler sabah, uykudan uyandığınızdan birkaç saat sonra olur.Nivåerna är som lägst precis innan morgonen, och som högst vid uppvaknandet.
Gözüme uyku girmiyor.Jag kan inte sova.
Allah, Âdem’e derin bir uyku verdi.Згідно з Кораном Аллах створив Адама, як свого «намісника» (халіфа) на землі.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Жертва хвороби йде в ліжко і засинає у доброму стані.
Uyku eksikliği de tip 2 diyabetle ilişkilendirilmiştir.Недостатність сну пов'язували з діабетом 2-го типу.
Uyku ihtiyacı yoktur ve uyumaz.Не має глибокого сну або сплячки.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Африка́нський трипаносомо́з або сонна хвороба — інфекційна паразитарна хвороба, яка уражає людей і тварин.
Kış uykusuСплячка Зимова сплячка
Tom içki içer ve yeniden uykusuna dalar.Він обіймає Елізабет і знову засинає.
Onlar da uykudadır.Вони спиваються.
Bazen uyku sırasında da atak gerçekleşebilir.Під час нападу іноді буває блювання.
Kış uykusu yoktur.У зимову сплячку не впадає.
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.Геннадій розповідає, що мало спить.
Kış uykusuna yatarlar.На зиму впадає в сплячку.
Julia uyku kapsüllerindeki astronotlardan biridir.Брукс одним з перших застосував фотографію в астрономії.
Babası uyku tanrısı Hypnos'dur.Дружина бога сну Гіпноса.
Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez.Один із вас повинен відтепер не спати від 2 до 3 години щоночі.
Geceleri ateş basması uyku düzenini bozabilir.Вночі хворі можуть прокидатися від задухи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod