Olmadığımız şey olduğumuz düşüncesi uykusundan uyanmak.To wake up from the sleep of thinking we are what we are not.
O da "Uyumadığınız bir uykudan uyandığınızda nelerin olacağıdır?"What was it like to wake up after having never gone to sleep?
Uyku döngünüzün dört temel basamağı vardır.There are four main stages of your sleep cycle.
İlk ikisi nispeten hafif uykudur, ancak üçüncüsü sizi derin bir uyku haline sokar.The first two are relatively light sleep, while the third brings you into a deep slumber.
Şekerlemenin faydaları uykuda kaldığınız sürenin uzunluğuyla bağlantılıdır.The benefits of napping are tied to the length of time in which you are asleep.
Yine uykunda konuşuyordun.You were talking in your sleep again.
Biraz uyku çekelim sonra koşarak devam ederiz.I want to take a nap, but I'm afraid he'll run
Hemen uykuya dalmýþým.I was fast asleep.
Bu gece iyi bir uyku çekeceðim.I'll sleep well tonight.
Muhtemelen derin bir uykudadýr.She's probably fast asleep.
Ýyi uyku çek.You'll sleep well.
- Şaraba uyku hapı koyduk.We put a sleeping pill in the wine
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.They argued with my wife for me, and they read my son bedtime stories.
Uykum var. Gidiyorum.I'm tired, I'm going now.
Senin yüzünden uykum kaçtı.Oh, because of you, I don't think I'll get to sleep tonight.
Çok yorgundum, derin uykuya dalmış olmalıyım.I was too tired. Maybe, I was sound asleep.
Uyan, artık uykudan uyan...Deveria ser mais esperto com os operários, amigo. Distribua sopa... cachecóis.
Uykuda bu kadar salyası akan bir kız hiç görmemiştim.I've never seen a girl who drools so much in her sleep.
<- Mert, uđraţma abinle, erken kalkýyor. Alamýyor uykusunu sonra. <- Uyu bakayým.Mert, don't bother your brother, he needs to wake up early
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.When the sun was going down, a deep sleep fell on Abram. Now terror and great darkness fell on him.
Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde, İnsanları ağır uyku bastığı zaman,In thoughts from the visions of the night, when deep sleep falls on men,
Rüyada, geceleyin görümde, İnsanları ağır uyku basınca, Yatakta yatarlarken,In a dream, in a vision of the night, when deep sleep falls on men, in slumbering on the bed;
Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım, Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım.Behold, and answer me, Yahweh, my God. Give light to my eyes, lest I sleep in death;
Ey Yakupun Tanrısı, sen kükreyince, Atlarla atlılar son uykularına daldılar.At your rebuke, God of Jacob, both chariot and horse are cast into a deep sleep.
O zaman Rab uykudan uyanır gibi, Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu.Then the Lord awakened as one out of sleep, like a mighty man who shouts by reason of wine.
Gözüme uyku girmiyor, Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.I watch, and have become like a sparrow that is alone on the housetop.
Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.My eyes stay open through the night watches, that I might meditate on your word.
Gözlerime uyku girmeyecek, Göz kapaklarım kapanmayacak,I will not give sleep to my eyes, or slumber to my eyelids;
Çünkü kötülük etmedikçe uyuyamaz onlar, Uykuları kaçar saptırmadıkça birilerini.For they don't sleep, unless they do evil. Their sleep is taken away, unless they make someone fall.
Gözlerine uyku girmesin, Ağırlaşmasın göz kapakların.Give no sleep to your eyes, nor slumber to your eyelids.
Ne zamana dek yatacaksın, ey tembel kişi? Ne zaman kalkacaksın uykundan?How long will you sleep, sluggard? When will you arise out of your sleep?
Uykuyu seversen yoksullaşırsın, Uyanık durursan ekmeğin bol olur.Don't love sleep, lest you come to poverty. Open your eyes, and you shall be satisfied with bread.
Bunun üzerine uyanıp baktım. Uykum bana tatlı geldi.On this I awakened, and saw; and my sleep was sweet to me.
Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı.The angel who talked with me came again, and wakened me, as a man who is wakened out of his sleep.
Güvey gecikince hepsini uyku bastı, dalıp uyudular.Now while the bridegroom delayed, they all slumbered and slept.
Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın!lest coming suddenly he might find you sleeping.
İsa Lazarın ölümünden söz ediyordu, ama onlar olağan uykudan söz ettiğini sanmışlardı.Now Jesus had spoken of his death, but they thought that he spoke of taking rest in sleep.
Mesih bizler için öldü; öyle ki, ister uyanık ister uykuda olalım, Onunla birlikte yaşayalım.who died for us, that, whether we wake or sleep, we should live together with him.
Uykuda oldukları halde sen onları uyanıklar sanırsın onları (uykuda) sağa sola çeviririz.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
O, geceyi sizin için elbise, uykuyu dinlenme, gündüzü de kalkıp çalışma zamanı yaptı.It is He who made the night a covering for you; and made sleep for rest, the day for rising.
Uykunuzu dinlenme yaptık.And made sleep for you to rest,
O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.Neither does somnolence affect Him nor sleep.
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı?Saying: "Ah woe, who has roused us from our sleep?"
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.And made sleep for you to rest,
Mağara ehli uykuda iken sen onları uyanık sanırdın.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Size geceyi örtü, uykuyu rahatlık kılan, gündüzü çalışma zamanı yapan Allah'tır.It is He who made the night a covering for you; and made sleep for rest, the day for rising.
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;And made sleep for you to rest,
Ne uyuklamaya kapılır, ne uykuya dalar. Onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde.Neither does somnolence affect Him nor sleep.
Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Ve delillerindendir uykunuz geceleyin ve gündüzün ve lutfundan rızkınızı arayıp buluşunuz.Another of His signs is the night, a time for you to sleep, and the day to seek His bounty.
Ve uykunuzu, vakitli bir istirahat zamanı kıldık.And made sleep for you to rest,
Sen onları uyanıktırlar sanırsın; oysaki onlar uykudadırlar.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Sizin uykunuzu bir dinlenme/bir rahatlama/bir tür ölüm yaptık.And made sleep for you to rest,
Kendileri uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan, O'dur.It is He who made the night a covering for you; and made sleep for rest, the day for rising.
Uykunuzu bir dinlenme kıldık.And made sleep for you to rest,
O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.Neither does somnolence affect Him nor sleep.
Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.