Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Derin uykuda, var olduğuna dair bu bilgi bile yoktur sende.In deep sleep, you don't even have this knowledge that you exist.
Derin uykuda, bu bilgiyi taşımazsın ve tüm insanlar bu hale gitmek isterler.In deep sleep, you are not carrying this knowledge, and all the beings want to go to that state.
Uyku vakti!Sleepy time!
Peki ya uyku?And what about sleep?
Biraz da uyku konusuna odaklanalım.We're going to zoom in on that a little bit.
Şimdi uykuya dönelim.So, now I want to move to sleep.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.This is an important part of our life, one-third you're supposed to be sleeping.
Burada kaç kişinin uyku problemi var?Of course how many here have any problems with sleeping?
Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu.Okay, well this was a week of my life in sleeping, and you get a Z.Q. score.
Bu gördüğünüz dakika dakika, an be an uykunun aşamaları.So this is the moment-by-moment, or minute-by-minute sleep.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, I want to talk. I want to talk." And I'm trying to play possum.
Bir nevi uyku yarışması.It's like a managed competition of sleep.
Şimdi uykudan hastalıklara geçelim.Now let's move from sleep to diseases.
Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.And obesity we already talked about, the ways to get to that. And sleep disorders.
Benim uyku haplarımdan birini alın.Take one of my sleeping pills.
Bu ihtiyaçlar; yemeği, suyu, havayı, uykuyu içerir -- bunların hepsi hayatta kalmak için gereklidir.This includes food, water, air, sleep- all of these are essential to survival.
Bakın, buradaki uykuda-- bir dakika bekleyin--So this one, this one's actually asleep, and -- hang on.
Bir bebek için küçük bir uyku tulumuna benziyor.It looks like a small sleeping bag for a baby.
Genellikle yalnızca dört saat uyku ona yetiyordu ama bazen o kadar bile uyuyamıyordu.He only required around four hours' sleep and many times wouldn't get that.
Ve görünmeyen şeytanlardan ve dumandan söz ediyordu, ve birinin onu uykusunda nasıl zehirlediğinden.And he was talking about invisible demons and smoke, and how someone was poisoning him in his sleep.
Sen dönmediğin sürece, hiçbir gece uyku uyuyamayacağım.Unless you come home, I'll never get a good night's sleep.
Hiçbir erkek, bir yatakta iki uyku için tercih ediyor.No man prefers to sleep two in a bed.
O harpooneer hakkında fikrimi değiştirdim .-- onunla uyku olmayacaktır.I've changed my mind about that harpooneer.--I shan't sleep with him.
Sarhoş bir Hıristiyan daha ayık yamyam ile daha iyi uyku.Better sleep with a sober cannibal than a drunken Christian.
Üniversite sınavının olduğu sabah Seung Jo oppya uyku ilacı verdiğini duydum.I heard you gave Seung Jo Oppa sleeping pills on the morning of the college entrance exam.
Ona bu sabah uyku hapları verdiğini duydum.I heard you gave him cold medicine this morning.
Uyku uçuşu!Sleep flying!
Emziklerin en iyi kullanımı bebeğiniz uykuya dalmadan önce yatışmaya ihtiyaç duyduğundaWhen a pacifier falls out you should never put a pacifier back in.
Birisi dans Hawaii danslar sürece komşularına uyku için alınamıyor başlarının üzerine.The neighbours can't get to sleep unless there's someone dancing Hawaiian dances over their heads.
Ve sonra erken yatak ve ferahlatıcı uyku.And then the early bed and the refreshing sleep.
Ben sadece benim telefon zili çaldı o gece uykuya vardı.I had just got off to sleep that night when my telephone-bell rang.
Benim güzellik uyku kaçırmıştı ve ayaklarımı sabit donmuş vardı, ama geçmişte pişmanlık oldu.I had missed my beauty-sleep, and my feet had frozen hard, but I was past regrets.
Uyku deprivasyonu kesinlikle artıyor.Sleep deprivation is absolutely pervasive.
Uykunda nasıl böyle konuşabiliyorsun?What kind of sleep talking is that?
Uykumda konuşuyor muydum?When did I sleep talk?
Uykum var.I'm sleepy.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 sleeping pills can be lethal for others.
Ayıların kış uykusuna yatması gibi.Like a bear hibernating.
30 tane uyku hapı bir fili bile öldürebilirdi.30 sleeping pills could kill an elephant.
O hep uykudaydı, insanlık tarihinde sadece bir kaç kişi uyanabildi.It has always been asleep, only a few individuals in the whole history of man have been awakened.
Hayvanlar çok derin bir uykudalar, uykuda olduklarını bilmiyorlar.Animals are in a deep sleep, they don't know that they are.
Uykuda olmanın anlamı budur; bir kişi uykudadır, ama uykuda olduğunun farkında değildir.That is the meaning of sleep - one is, but one is not aware that one is.
İnsanlığın uykusu bunu kanıtlar.Man's sleep proves it.
Uykudan uyanmak çok büyük cesaret ister, çünkü uykuya çok yatırım yaptık.It needs tremendous courage to come out of sleep, because we have so much invested in sleep.
Psikolojik uykudaki yatırımlar çok büyüktür.The investment in psychological sleep is tremendous.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.These two World Wars prove that he is asleep.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Otherwise the sleepy people are going to destroy this earth, this life.
Politikacılar uykudalar.Politicians are asleep.
Ego uykudaki benliktir.Ego exists as a substitute self in sleep.
Ben sadece şimdiye kadar hiç başka bir kişi ile uyku değil hayal edemeyeceğini söyledi.I just said I can't imagine not ever sleeping with another person ever.
Uyku tulumunun içi sıcak olur.The sleeping-bag is warm
Susturamıyor musun? -Sen susturabiliyorsan al. -Hayır, birazdan uykuya dalar.- See if you can do better - No, she'll doze off soon
Uykusunu alınca çıkıyor odasından dışarı.When everyone's asleep, she comes out and starts to walk around.
Hem o, hem de sana uyku hapı verdiğim için.That, too, but also because of the cough medicine incident.
-Evet Charlie seni aptal uykulu kafa uyan...Yeah Charlie you silly sleepy head - wake up
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.After 30 days of sleepless nights, she finally capitulated and raised the grade.
Ne uyku kalacak ne de açlık ve susuzluk hissedeceğim kederimden...I no longer feel hunger, thirst or need to sleep from the sorrow.
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.And oddly, the most notable
Sadece uzun bir kış uykusundan beynimizde yerleşmiş olanHad just settled our brains for a long winter's nap--
- Evet, uykuya dalmak üzereyim.- Yes, I am just about all in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod