Ana içeriğe geç
Sözlük

uyku ile cümle

uyku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.My grandson was still asleep when we were being evicted.
Onları alıyoruz, donduruyoruz ve uykuya dalıyorlar. Ve üzerilerine numaraları yapıştırıyoruz.We pull them out, put them in the fridge, and they fall asleep.
Bu alet aktivitelerinizi ve uykunuzu takip ediyor.This tracks your activity and also your sleep.
Ve bu da günümüzün uyku takip sistemi.And this is the sleep tracking system of today.
Sadece biraz uykuya ihtiyacım varmış, hepsi bu.Yep. I just needed some sleep is all.
Bazen zeka sorusunun cevabını uykunuzda bulursunuz. -Sometimes when you sleep on a brain teaser it might come to you.
Uyku halinde.It's dormant.
Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.And of course: a hammock for your afternoon nap that stretches across your cubicle.
Al sana 20 dolar yaptıkların için şimdi git iyi bir uyku çek tamam mı.Here's a $20 for your troubles and go sleep it off, okay.
Uykunu alamadýn herhalde, biraz solgun görünüyorsun.He must have a plan.
Uyku tutmuyor.I can't sleep.
Böyle bir yerde uykuya dalmış...Sleeping in a place like this...
Ay ışığının güzelliği uykumu açtı !The moonlight is too beautiful for me to fall asleep.
Caterpillar, ağzında nargile aldı ve bir gayretsiz onu ele uykulu ses.Caterpillar took the hookah out of its mouth, and addressed her in a languid, sleepy voice.
'Bitti önce veya tekrar uykuya olacak.''or you'll be asleep again before it's done.'
Onlar çok kısa bir süre güneşte hızlı uykuya yatarken, bir Gryphon üzerine geldi.They very soon came upon a Gryphon, lying fast asleep in the sun.
'Şeker pekmezi,' onun arkasında uykulu bir ses söyledi.'Treacle,' said a sleepy voice behind her.
'Uyanın, Alice sevgili!' Dedi kardeş 'Neden yaşadım uzun bir uyku!''Wake up, Alice dear!' said her sister; 'Why, what a long sleep you've had!'
Bunu yapacak küçük fikrim ise uyku.And my little idea that will do that is sleep.
Bu oda uyku bozukluğu çeken kadınların salonu.This is a room of sleep-deprived women.
Ben uykunun değerini zor bir yolla anladım.And I learned the hard way, the value of sleep.
Ve uykunun değerini tekrar keşfetme yolculuğuna çıktım.And I began the journey of rediscovering the value of sleep.
Çünkü maalesef, erkekler için uyku bozukluğu bir güç sembolüne dönüştü.Because unfortunately for men, sleep deprivation has become a virility symbol.
Şimdilerde yeni bir uyku bozukluğu tipi var üstünlük sağlama.There is now a kind of sleep deprivation one-upmanship.
Uyku, tedavi için kesinlikle hayati bir öneme sahip.Sleep is absolutely crucial for recovery.
Uyku kaliteniz de iyileşme süreciniz de geriye çekiliyor.And the quality of sleep is degraded, and so is our recovery.
Geceleri bebek düzerek mi uykuya dalıyorsunuz?And I bet you sleep like fucking babies at night, don't you?
"Ben, her zamanki gibi yemek ve barınak altında içecek ve uyku niyetinde varsayalım"'"I suppose you intend to eat and drink and to sleep under shelter in the usual way,"
Bunlar uykunuzu, iştahınızı, uyarılmanızı ve hormon seviyenizi düzenleyen devrelerdir.These are circuits that regulate your sleep, and appetite, and arousal, and hormone levels.
Faydaları, kaygıları azaltmaktan başlayarak kaliteli uyku ve daha güçlü bir hafızaya kadar uzanır.And the benefits can range from lower anxiety to better quality of sleep, to yes, better memory.
Siz uykudayken bile çalışıyorlar.They work even when you sleep.
Calmis Forte 32 tane uyku hapı içeriyor -- size söylemeyi unuttum.This is Calms Forte, 32 caplets of sleeping pills! I forgot to tell you that.
Biraz önce altı buçuk günlük doz uyku hapı aldım.I just ingested six and a half days worth of sleeping pills.
Bir uyku tulumunun içine gir ve kendini bu tefekkür ile sar.Get inside the sleeping bag and close yourself in with this contemplation.
Tüm olumsuzluklara rağmen harika bir uyku çektik.But anyway, we had a great night's sleep.
Uyumak istiyorum, çok uykum var.I feel sleepy, very sleepy
Uykum var...Sleepy . . .
Ne olduğunu hala uyanma uyku!Still-waking sleep, that is not what it is!--
Erkek uykuda yalan olarak burun athwart:Athwart men's noses as they lie asleep:
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:Tickling a parson's nose as 'a lies asleep, Then dreams he of another benefice:
Hadi, biz gidelim: Bu alan yatak benim için uyku çok soğuk?This field-bed is too cold for me to sleep:
ROMEO Uyku seninki gözler, senin meme barış üzerine durmak!ROMEO Sleep dwell upon thine eyes, peace in thy breast!--
Ben, geri kalanı için çok tatlı bir uyku ve barış, olur!Would I were sleep and peace, so sweet to rest!
Ve nerede bakım zâviye uyku asla yalan; Ama gençlik unstuff'd beyin unbruisedAnd where care lodges sleep will never lie; But where unbruised youth with unstuff'd brain
Erdirmez kanepede onun uzuvları, altın uyku saltanatı erdirmez:Doth couch his limbs, there golden sleep doth reign:
O Romeo, bunların aldıktan sonra, kısa bir süre sessiz bir uyku gerekmektedir.That Romeo should, upon receipt thereof, Soon sleep in quiet.
Sen iki-kırk saat devam eder, keyifli bir uykudan sonra uyanık bileceksin.Thou shalt continue two-and-forty hours, And then awake as from a pleasant sleep.
Bir kelime değil, artık pennyworths almak, bir hafta boyunca uyku, sonraki gece, ben garantiWhat, not a word?--you take your pennyworths now; Sleep for a week; for the next night, I warrant,
Evlen ve amin uykuda, o nasıl bir ses! !Marry, and amen, how sound is she asleep!
Ben uyku iltifat göz güven olabilir ROMEO, My Dreams yandan bazı sevinçli haber habercisi;ROMEO If I may trust the flattering eye of sleep, My dreams presage some joyful news at hand;
Uyku çelişiyor daha büyük güç: ölüm, bulaşma ve doğal olmayanOf death, contagion, and unnatural sleep: A greater power than we can contradict
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRlNCE What misadventure is so early up, That calls our person from our morning's rest?
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Sleep deprivation is extreme.
Tanrı'ya şükür ki uyku var değil mi?Thank God for sleep.
Spesifik olarak iş ve uykunun faz bazlı veya seviye bazlı oluşu gerçeğinden bahsediyorum.I'm talking specifically about the fact that sleep and work are phase-based, or stage-based, events.
Yani uyku, uyku fazları ya da seviyeleri ile ilgilidir-- bazı insanlar başka şekilde adlandırır.Sleep is about sleep phases, or stages -- some people call them different things.
Uyuma kısmını yaptım -- yatağa gittim, uyudum -- ama gerçekten uykumu alamadım.I did the sleep thing -- I went to bed, I laid down, but I didn't really sleep."
İnsanlar size uyumanızı söylerler, ama uyumazsınız,sadece uykudan geçersiniz.People say you go "to" sleep, but you don't go to sleep, you go towards sleep; it takes a while.
Çünkü iş, uyku gibidir, fazlar halinde gerçekleşir.Because work, like sleep, happens in phases.
Uykulu, başından çok şey geçmiş.He's drowsy, been through a lot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod