Ana içeriğe geç
Sözlük

uygun ile cümle

uygun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom uygun bir adaydır.Tom is a viable candidate.
O uygun olurdu.That would be appropriate.
O uygun olabilir.That might be appropriate.
O uygunsuz olacak.That'll be inconvenient.
Önlemler uygun olabilir.Precautions may be advisable.
Tom'un o işe uygun bir kişiliği yok.Tom doesn't have the personality for that job.
Tom'un söylediklerinin çok uygunsuz olduğunu düşündüm.I thought what Tom said was very inappropriate.
Sen uygun zaman için ödüyorsun.You pay for convenience.
Uygun kimlik gerekli.Proper ID is required.
Bu son derece uygun gözüküyor.That sounds awfully convenient.
Uygun olur muydu?Would that be suitable?
Şimdi uygun bir zaman mı?Is now an appropriate time?
Japonya'da bahşiş vermek uygun değildir.It's not appropriate to give tips in Japan.
Artık uygun bir eylem gerekli.Appropriate action is needed now.
Diğerleri yenilik ararken, bazı insanlar uygunluk tercih eder.Some people prefer conformity, while others seek novelty.
Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.Have a proper funeral for the body so that the soul can reach to heaven.
O uygunsuz bir zamanda geldi.He came at an inopportune time.
Onun söylediği bu duruma uygun düşmüyor.What he said doesn't apply in this situation.
Bana uygun bir iş bulmak için ne yapmak zorundayım?What do I gotta do to find a job that will suit me?
Kendime uygun bir iş bulmak için ne yapmalıyım?What should I do to find a suitable job for myself?
Uygun radyasyon koruması olmadan, insanlar derin uzayda dışarı çıkamaz.Without proper radiation protection, humans can't venture out in deep space.
Senin dinin Mars'a uygun mu?Is your religion relevant on Mars?
Bu uygun bir İngilizce cümle değil.This is not a proper English sentence.
Bu durumda böyle bir benzetme uygunsuzdur.Such an analogy is inappropriate in this case.
Tom'un yorumları uygunsuzdu.Tom's comments were inappropriate.
Bunu uygun düşünmüyorum.I don't consider that appropriate.
Tom'un yorumu uygunsuzdu.Tom's comment was inappropriate.
O çok uygunsuz olurdu.That would be so inappropriate.
Bu öğleden sonra uygun mu?Would this afternoon be OK?
Bu makas solak ve sağlaklar için uygundur.These scissors are suitable for left and right-handed people.
Tom uygunsuz bir zamanda geldi.Tom came at an inopportune time.
Tom uygun fiyatlı bir araba istedi.Tom wanted a moderately priced car.
Bu biraz modaya uygun ama fiyat çok fazla.It's kind of in vogue, but the price is too much!
Bu biraz modaya uygun ama fiyat çok yüksek.It's sort of fashionable, but the price is too high!
Bilgisayar kasanıza uygun fan ve radyatör takın.Install properly the fans and radiator in your computer case.
Online bankacılık çok uygun.Online banking is very convenient.
Biz uygunluktan ölüyoruz.We're dying from conformity.
Belki de yıldızlar uygun şekilde hizalanmış değildi.Maybe the stars were not properly aligned.
Mutfak robotları sebze dilimlemek için uygundur.Food processors are convenient for slicing vegetables.
Mandolinler sebze dilimleme için uygundur.Mandolines are convenient for slicing vegetables.
Oda bu amaç için gayet uygun.The room is perfectly suitable for this purpose.
Bu site Arapça çalışmak için uygun değil.This website is not suitable to study Arabic.
Biz bunun uygun olduğunu hissediyoruz.We feel this is appropriate.
Bunun uygun olduğunu düşünüyorum.I think this is inappropriate.
Bütün bu ürünler insan tüketimi için uygun değil.All those products are unfit for human consumption.
Onun eski moda fikirleri dünyaya uygun değil.His old-fashioned ideas are not suited to the world.
Ev uygun şekilde yalıtılmış.The house is suitably isolated.
Bunun uygun olmadığını düşündüm.I thought it wasn't appropriate.
Onun uygunsuz olduğunu düşündüm.I thought it was inappropriate.
Onun uygun olduğundan emin değilim.I'm not sure that's suitable.
Bu uygunsuz bir öneri.It's an indecent proposition.
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Bu kesinlikle uygun.It sure is convenient.
Bu mobilya parçası oturma odası için uygun değil.That piece of furniture is not fitting for the living room.
Bu, amaca uygun olabilir.This may be relevant.
Tren istasyonuna çok yakın yaşamak uygundur.It's convenient to live so close to the train station.
Bu açıkça uygundur.It's clearly suitable.
Almak için onu uygun buluyorum.I find it convenient to receive it.
Artık oy vermek için uygunum.I'm elegible to vote now.
Uygun olmayan bir şey yapıyorsun.You are doing something inapropriate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod