Ana içeriğe geç
Sözlük

uygun ile cümle

uygun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uygun kullanımlarda bu tasarrufun % 80'e vardığı saptanmıştır.يجب أن يكون نموذج حقيبة الاستخدام مكتمل بنسبة 80%.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.لذا يجب أن يتلقى الأطفال الاهتمام والمودة لكي ينشئوا بطريقة صحية.
1974: Uygun değil.1974 : العاطلون.
O günler bu tarz bir derlemenin popüler olması için uygun zamanlardı.يعتقد هؤلاء السادة أن الوقت مناسب لإدراك هذه الخطة.
Sağlıklı kişilerde bile, öğün başına yaklaşık olarak sadece 25–50 g fruktoz uygun bir şekilde emilebilir.حتى في الأشخاص الأصحاء، يمكن ل 50g - 25 فقط من الفركتوزاستيعابها بشكل صحيح في المرة الواحدة.
Bugünün "gazete" kriterlerine uygun ilk gazete 1860'ta Yehezkiel Gabay'ın başlattığı El Jurnal Israelit'tir.كانت الجريدة اليومية الأولى هي جريدة "الجورنال الإسرائيلي" التي أسسها "بهزكيل جاباي" عام 1860.
İslam hukukuna göre meşru, yasal veya uygun anlamındadır.القضاء على حكم النخبة، فنيا أو تقنيا أو من ناحية أخرى.
Müzik bu alay konusunu işlemek için tam uygundur.لذلك وجب أن يكون هناك موسيقى تُحاكي هذه الملاحم.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Uygun, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.احتجزت الشرطة حسن الحيوان فورا بعدما برأته المحكمة.
Ancak Nietzsche, Salomé'yi yetenekli bir öğrenciden çok, uygun bir eş olarak gördü.لم يكن نيتشه يعتبر سالومي ندا مساويا له بل كطالبة موهوبة.
Uygunsuzlar'ın yapım aşamasının oldukça zorlu geçtiği belirtildi.إنَّ توضيح فكرة التهيئة السلبية أكثر صعوبة.
Gıdaları uygun sıcaklıkta saklamak.اطبخ الطعام إلى درجات حرارة مناسبة.
Bir nakarat oluştururuz ve daha sonra ben buna uygun söz yazarım.' dedim.كتب برايد فيما بعد "لقد قمت بواجبي.
Hekimin uygun göreceği ilaçlar kullanılmalıdır.يطبق فقط على الآفات المطلوب معالجتها.
Klâsik yazarların açıklamaları günümüze ait kayıtlara uygundur.لكن القارئ لهذا الكتاب يجده مناسبًا لعصرنا الذي نعيش فيه الآن.
Bütün nokta kombinasyonları arasında bu olasılığa uygun sayıda bağlantı kurulur.ومجموع تلك الأجزاء يعطينا طاقة الارتباط .
Bu tahminlerin uygunluğu ve belirliliği, bir kuramın potansiyel olarak ne kadar kullanışlı olduğunu belirler.وصحة هذه التنبؤات ودقتها هي التي تحدد مدى فائدة النظرية.
Örgütün programlarına ve siyasetine uygun hareket eder.يوافق على البرنامج السياسي للحركة ونظامها الداخلي 2.
Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur.ومع ذلك، تبدو البيئة مشابهة نسبيا لعالمنا من حيث الجماليات والتقدم الصناعي.
Diğer geri kalan dörtü hala uygunluk için bekliyor.لكن الأربعة الباقين أصروا على تنفيذ الخطة في أقرب وقت ممكن.
Apartman hayatı için uygundur.الشقة من حق الزوجة.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.قد يكون أفضل وقت لزيارة إقريطش هو فصلا الربيع والخريف.
Filmin Türkçe adı da buna uygun seçilmiştir: "Avanak Ajan: Altınkuş".بدل وارين اسم الفيلم لاحقا إلى "مانوس: أيادي القدر".
Bu otel, toplu taşımaya uygun bir yerde bulunuyor.يقع هذا الفندق في مكان مناسب فيما يخص النقل العمومي.
Herkes ve her şey kendi varoluş programına uygun davranışlarda bulunur.كل يعمل على شاكلته.
Atatürk, Cumhuriyet için; “Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare” ifadesini kullanmıştır.يصف كمال أتاتورك الجمهورية أنها "الإدارة التي تناسب شخصيات وعادات الأمة التركية".
MSN Travel, uçak biletleri satın almak için en uygun zamana ilişkin tahminler önermektedir.MSN Travel oferece previsões sobre quando será o melhor momento para comprar passagens aéreas.
Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.Liberdade 1: A liberdade de estudar como o programa funciona, e adaptá-lo para as suas necessidades.
Şirket istatistikleri Digital Millennium Copyright Act ("DMCA") yasasına uygundur.4shared estão de acordo com a Digital Millennium Copyright Act ("DMCA").
Böyle kılınması daha uygun görülmüştür.(Vencedor) Melhor Som.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Ele é, sem dúvida, mentalmente doente, é incapaz de comparecer perante um tribunal ou de cumprir uma sentença.
Prodüksiyon ekibi Doktor için uygun bir oyuncu bulmakla görevlendirilmiştir.A equipe de produção também recebeu a tarefa de encontrar um ator adequado para interpretar o Doutor.
Yeni pasaport ABD'nin Vize Muafiyet Programı tarafından belirlenen standartlara uygundur.O novo passaporte cumpre os padrões estabelecidos pelo Visa Waiver Program dos Estados Unidos.
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.O imperador obedientemente seguiu o conselho do patriarca e se tornou um monge.
Japonya topraklarının sadece %12'si ekime uygundur.Apenas 12% do território japonês é apropriado para o cultivo.
Bazı web siteleri, müşteri için en uygun menüyü bulmak için sihirbazları kullanır.Alguns sites usam assistentes para encontrar o menu mais apropriado para o cliente.
Bir nokta parçacık boyutu, şekli ve yapısı verilen içerikle alakasız nesnelerin uygun bir gösterimidir.Ficou estabelecido, acima, o que deve ser conceituado acerca da severidade e da clemência.
Güvenli bir blok şifreleme tek bir bloğun sabit bir anahtar kullanılarak şifrelenmesi için uygundur.Até mesmo uma cifra de bloco segura é adequada apenas para a encriptação de um único bloco sob uma chave fixa.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Romanos sobreviventes retrocederam para locais mais favoráveis na costa, ilhas e montanhas.
Bu tür mandalar süt üretimi için uygun değillerdir.Esta proeminência não é necessária para a produção de leite.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.De acordo com essa crença, os nomes das divindades, geralmente, estão relacionados a suas funções ou origens.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Todas as outras leis e atos legais normativos da Ucrânia devem estar de acordo com a constitutição.
Avcılık için uygun bi doğaya sahipdir.Possui um instinto natural de caça.
Kablosuz transfer kabloların bağlantısının uygunsuz, tehlikeli ve imkânsız olduğu durumlarda kullanışlıdır.Transmissão sem fio é útil em casos onde interconectar fios metálicos é inconveniente, perigoso ou impossível.
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.As estrelas mais fracas visíveis a olho nu em boas condições de visibilidade são as de magnitude +6.
Hiçbir ağlama buna uygun düşemez.Não adianta chorar .
GDDR5 SGRAM JEDEC tarafından GDDR5 şartnamede belirlenen edildi standartlara uygundur.GDDR5 SGRAM está em conformidade com as normas que foram estabelecidas na especificação GDDR5 pela JEDEC.
Bundan sonra uygun bir kimyasal reaksiyonla rejenere edilir.Sua identificação é feita, posteriormente, por meio de reações químicas adequadas.
Serin, güneşli deni kıyısı iklimi çoğu hayvan ve bitki türü için uygundur.O clima temperado, ensolarado marítimo é bem adequado para muitas plantas e animais.
Stewie'nin istemeden de olsa ettiği yardım ile Brian, annesini kurallara uygun bir şekilde gömer.Com a ajuda de Stewie, Brian faz um enterro para sua mãe.
Apartman hayatı için uygundur.É bastante indicado para a vida em apartamento.
Birkaç gün sonra, Octavia bağlandı ve damarları geleneksel Roma intihar ritüeline uygun olarak açıldı.Dias depois, Otávia foi amarrada e suas veias fora abertas num tradicional ritual romano de suicídio.
Clonezilla Live, tek bilgisayarda yedekleme ve geri yükleme için uygun olan sürümdür.Clonezilla live é adequado para backup e restauração de uma única máquina.
Her yaş grubu için uygundur.Um ídolo para todas as idades.
Son tamamladığı film dram türündeki Uygunsuzlar'dır (1961).Seu último filme completo foi o drama Os Desajustados (1961).
Horner şarkıyı Cameron'a sunmak için onun uygun ruh halinde olduğu zamanı bulana kadar bekledi.Horner esperou até que Cameron estivesse com um bom humor para lhe apresentar a canção.
Herkes uygun görür.Todos acham bem.
Uluslararası standartlara (ABET 2000 gibi...) uygun eğitim programları uygulamaktadır.Seus programas educacionais possuem níveis de qualidade internacionais (exemplo ABET 2000).
İki taraf da bir barış antlaşması yapmayı uygun gördüler.Depois disso, ambos os lados concordaram em assinar um tratado de paz.
1986: Uygun değil.1986: Não se classificou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod