Bu yeni saatler navigasyon için uygundu.استُخدمت هذه الساعات في الملاحة.
Şirket istatistikleri Digital Millennium Copyright Act ("DMCA") yasasına uygundur.4shared هي وفقًا لـ Digital Millennium Copyright Act ("DMCA").
4x4 arazi aracının şehir içinde kullanıma uygun hâle getirilmesi ile oluşturulmuştur.وصنعت سيارات 4×4 بتطور مناسب لاستخدامها داخل المدينة.
Buna en uygun şahsiyet, Alman Kayser olacaktır" dedim”.إن الشخصية الأكثر ملاءمة هو القيصر الألماني".
Tüm Tunus pasaportları ICAO standartlarına uygundur.جواز السفر التونسي يحترم معايير المنظمة الدولية للطيران المدني.
Deneyim sonuçlara uygun olmalıdır.التعلم يقترن بالنتائج.
Bu kriterler: Pist boyutları ve kullanılan ekipmanlar standartlara uygun olmalıdır.تتضمن هذه المعايير: أبعاد الميدان والمعدات المستخدمة يجب أن تتوافق مع المعايير.
1979: Uygun değil.1979: رغبات ممنوعة.
Devrim ve inşa süreçleri ülkenin içinde bulunduğu duruma uygun olmalıdır.إن طريقة الثورة والبناء يجب أن تكون متناسبة مع حالة البلاد.
Bu aşama sırasında transfer yörünge modeli hesaplar için uygundur.وخلال هذه المرحلة، يكون نوذج مدار النقل مناسبًا.
MSG hassasiyeti olduğunu düşünen kişiler, bunu uygun klinik değerlendirmelerle teyit edebilir.وينبغي تشجيع الأشخاص الذين يعتبرون أنفسهم متحسسين لمادة MSG على تأكيد ذلك من خلال تقييم طبي مناسب.
Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.الحرية 1: حرية دراسة وتعديل البرنامج..
Nizâmeddîn Evliya gibi mübarek bir Allah dostuna hürmetsizlik edip, uygun olmayan tavırlar takındı.ولكن لما أرشده الله تبارك وتعالى إلى ملك اليمين بعد عجزه عن الزواج فدل على أنه لا متعة.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.ولهذا السبب فإن الحكايات التي قيلت في هذه الروايات لم تنل إعجاب العثمانيين وبالتالي لم تكن مناسبة لهم.
Yelkenliler için uygun malzeme son 15 yıl içinde bulunmuştur.حدث تطور كبير في أنواع السفن خلال العقود الخمس الأخيرة.
Benzer biçimde, MC-CDMA de IEEE 802.20 standardı şartlarına uygunluk gösterir.وبالمثل، فإن SC-CDMA موجودة في الاقتراح الداعي إلى معيار IEEE 802.20.
Askerî sistem değişikliği için ise, uygun fırsatı kolladı.الجيش تجربته حاليا بدائل ممكنة.
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.النجوم الاشد خفوتا التي يمكن رؤيتها بالعين المجردة في ظل ظروف رؤية جيدة هي من القدر +6.
Yazgıcılığı kabullenmek, kaçınılmazlığa direniş göstermekten daha uygundur.أن القبول ملائم، بدلا من المقاومة ضد الحتمية.
Estonya siyasi sistemi 1992 yılında tasarlanan anayasal metine uygun olarak işler.النظام السياسي الاستونية تعمل ضمن إطار المنصوص عليها في وثيقة 1992 الدستورية.
1988: Uygun değil.1988: لا يصيبك.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.بذلك يتم خبز الخبز السريع بشكل فردى.
1992: Uygun değil.1992: لايهمك من يقول.
Hükûmetin kuruluş şeması parlâmenter hükûmet sistemine uygundur.ويبدو أن الخزر المعاصرة تتفق مع هذا النظام الحاكم.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.وينطبق نفس الشيء على الثياب.
Fakat standartlara uygun olmak zorundadır.متوافق مع المعايير القديمة.
Ayrıca küçük boyutlu ve uygun şekle sahiptirler.ولهذا تكون أصغر حجما وأفضل شكلا.
GDDR5 SGRAM JEDEC tarafından GDDR5 şartnamede belirlenen edildi standartlara uygundur.GDDR5 SGRAM مطابقا للمعايير التي وردت في مواصفات GDDR5 من قبل JEDEC.
Soğuk bölgelere uygun bir çeşittir.رغم ذلك، فإن الحال مختلفة بالنسبة لحيتان بارد.
Yine kentin batısındaki Doyran beldesinin göleti kenarı mesire için, gölet de balıkçılık için uygundur.أما بالنسبة لمنتجع قرية دويران الواقعة غرب المدينة فإن البركة الموجودة بها تعد مناسبة من أجل مهنة صيد السمك.
Adana Sıkıyönetim Komutanlığı filmi uygunsuz buldu ve gösterimini yasakladı.إن الحكم العرفى في أضنة وجد الفيلم غير مناسب ،وقد منع عرضه.
Bu, uygun pişirme sağladı.وبالتالى يضمن الطهى المناسب.
İki taraf da bir barış antlaşması yapmayı uygun gördüler.وفي عام 1935م وقَّعت الدولتان على معاهدة صلح.
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.وانتظر حتى تحين الفرصة المناسبة.
Bunun için uygun bir bahane de vardır.وأعتقد أن هناك سبب عملي لذلك.
En altta da güne uygun bir ayet, bir vecize veya benzeri bir alıntı paylaşılır.من نصائحه لحفظة القرآن: أقل ما يجزئ حافظ القرآن في كل يوم حزبان.
Bu anlamda bu dönem için uygun bir kaynak değildir.ورأى ان هذا الوقت ليس مناسبا للفرار..
Uygun tıbbi bakım gerektirir.الرعاية الطبية المنزلية عند الإقتضاء .
Eğitim çocuğun ilgisine uygun olmalıdır.أن تكون المادة التعليمية مناسبة للمستوى العقلي للطلبة.
Note: Bayraklar, millî takımı FIFA uygunluk kuralları kapsamında tanımlandığı gibi gösterir.ملاحظة: تشير الأعلام إلى الفريق الوطني كما تم تعريفه بموجب قواعد الأهلية فيفا.
1986: Uygun değil.1986 : البريء.
Bu politikaya uygun olarak, fiyatlar üzerinde idari kontroller ve döviz kuru oranları getirilmiştir.وتمشياً مع هذه السياسة أدخلت الضوابط الإدارية على الأسعار والعملة سعر الصرف.
Millî zevke uygun olarak 11’li heceyi yaygın olarak kullanmışlardır.يبلغ عددها حوالي (11) مبنى موزعه حسب الإحتياج.
Uygun ve gerekli eğitimi almış midilliler, ata binmeyi yeni öğrenen küçük çocuklar için ideal bineklerdir.ويعد الفرس القزم المدرب جيدًا ركوبة ملائمة للأطفال الذين يتعلمون ركوب الخيل.
Kablosuz transfer kabloların bağlantısının uygunsuz, tehlikeli ve imkânsız olduğu durumlarda kullanışlıdır.يصلح نقل الطاقة لاسلكيًا في الحالات التي يكون فيها الاتصال الفيزيائي غير ملائم أو ضار أو غير ممكن.
Seçmenlerin düşüncelerine daha uygun temsil edilmelerini sağlar.فيجب أن يستقر الناخبون على المرشح الأكثر اتفاقًا مع مواقفهم.
Bu sonun başlangıcına tamamlanmış bir performans ve buna uygun bir övgüyü haketti."العالم بحاجة إلى الابتسام أكثر، وهذا شيء جيد خرج من هذه الحلقة ".
Ama İrini ile II. İoannis çok uygun bir çift olarak yaşadılar.عاشت ايرين ويانيس الثاني حياة مثالية وكان يوجد بينهما الكثير من التوافق كزوجين.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.التكيف هو العملية التي تصبح فيها الكائنات الحية ملائمة أكثر للعيش في موطنها.
İnsanlar gelecek etkinlikleri için planlar yaparlar ve üretimlerini buna uygun yapmaya çabalarlar.البشر، عندها يضعون الخطط لنشاطهم المستقبلي ومحاولتهم ممارستهم الإنتاج (حتى الحياة) وفقا لها.
Mahallenin insanları bu yakıştırmaya uygun kimselermiş.ما يسرني أن أهل البلد استشرفوك.
Otomatik sigortalar, IEC 947 uluslararası standartına uygun olarak karakterize edilirler.تعطى خصائص قواطع الدائرة منخفضة الجهد بالمعايير العالمية مثل IEC 947 .
Bu yüzden, aralıklı kullanım için uygun olmuştur.ونضطر عندها إلى استخدام طريقة التقسيم.
Fakat, daha sonra bu aalan kasırganın güçlenmesi için yeniden uygun hale geldi.ومع ذلك، المجال سرعان ما أصبحت مواتية أكثر للعاصفة تعزيز.
Daha sonra dizinin ismi Uygun Adım Aşk olarak değişmiştir.ومع تقادم الزمن تحول اسمها إلى حب نمرة.
Gürültülü, ışıklı ve uygun olmayan sıcaklık uykuyu kesintiye uğratabilir.فقد ثبت أن الضوضاء والضوء ودرجات الحرارة غير المريحة تؤدي إلى عدم انتظام النوم.
Bu özellik tablet bilgisayarları etkileşim için daha uygun hale getirir.بل إنه من الأصعب ربط تسجيلات أخرى بهذا الوباء.
General Mardonius, koşullar uygun olursa Yunanistan üzerine yürüyecektir.وافق قسطنطين، ولكن في حالة تعرض اليونان للهجوم.
Üç ana renk bütün renklerin üretilmesi için, uygun bir tanımlama tekniğidir.استخدام الألوان الأولية الثلاثة ليست كافية لتوليد جميع الألوان.
Yazılım uygun formata çevrilir.الرسالة الْحَلَبِيَّة في الطريقة الْمُحَمَّدِيَّة.