Ana içeriğe geç
Sözlük

uygun ile cümle

uygun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Prodüksiyon ekibi Doktor için uygun bir oyuncu bulmakla görevlendirilmiştir.В первую очередь члены производственной команды должны были найти подходящего актёра на роль Доктора.
"Swish Swish", Witness'ın ön satışlarıyla satın alınmaya uygun hâle geldi.«Swish Swish» станет доступен в цифровом формате вместе с предварительным заказом на альбом Witness.
BlueCode + 4.0, Bluetooth sürüm 3.0'a uygundur.BlueCode+ 4.0 аттестирован к Bluetooth версии 3.0.
Albüm İsveç'te çok iyi sattı ve uluslararası alana uygun olarak görüldü.Альбом хорошо продавался в Швеции и был одобрительно принят в других странах.
Çok kuru ciltler için, talk ve toz uygun değildir. ^Для очень сухой кожи тальки и пудры не подходят.
Köprünün tasarımı Prof. Nikolai Beleloubski tarafından 1884'ün teknik kurallarına uygun olarak yapıldı.Пролётные строения моста были спроектированы профессором Н. А. Белелюбским по техническим нормам 1884 года.
1990: Uygun değil.1990: Ничего не произошло.
Kısa tanışmanın ardından María'nın planları için uygun biri olduğunu düşünür.Спустя год Мария убедилась в наивности их плана.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.Не хлебом единым.
Senin yapman daha uygun olur.Так будет лучше для него.
Bu sürede saklanmak için başka bir ailenin evi uygun görülür.Сегодня на этом месте стоит жилой дом на несколько семей.
Dayanma gücü, dirlik, uyumu bulma mücadelesi daha uygun olacaktır.Мерзость обладает силой большей, чем у спокойного Халка, и способен противостоять ему.
Sağlıklı kişilerde bile, öğün başına yaklaşık olarak sadece 25–50 g fruktoz uygun bir şekilde emilebilir.Даже организм здорового человека может усвоить только 25-50 грамм фруктозы за приём пищи.
Ilıman bölgeler için uygundur.Яснослышащие наследуют землю.
Gıda olarak en uygun cinsler Bambusa, Dendrocalamus ve Phyllostachys'dir.Чаще всего употребляют в пищу виды Bambusa, Dendrocalamus и Phyllostachys.
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.Или же на их сердцах замки?»(Коран, 47:24).
Sistem ikaz verdiğinde pilotlar hem uygun biçimde hareket etmeli ve hem de tepki vermelidir.При необходимости пилот может с легкостью прекратить старт и исправить ситуацию.
Michele bunu uygun bulur.Питеру удаётся сделать это.
1837 yılı yeni bir iş kurmak için hiç uygun bir zaman değildi.1847-й год совсем не был благоприятен для работы.
Bir Lamport anahtar çifti, bir özel anahtar ve ona uygun bir genel anahtar, oluşturup kullanmak istemektedir.Она хочет создать и использовать пару ключей Лэмпорта — секретный ключ и соответствующий ему открытый ключ.
Kurallara uygun olan her oyunun şartlarını iki taraf da kabul etmelidir.Каждая игра имеет правила, которых следует придерживаться.
1986: Uygun değil.1986; Не может быть.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.В соответствии с указаниями покойного тела четы были сожжены во дворе рейхсканцелярии.
Bu demektir ki sezgiye dayanan çıkarımlar uygun olmayan kararlara yol açabilir.Беда в том, что подобные желания могут привести к непредсказуемым последствиям...
Üretilen üzümden nefis pekmez yapılmaktadır; ama şarap için uygun değildir.Твёрдый свиной жир способен к окислению, он не пригоден для изготовления мазей с окислителями.
Sessiz sakin dinlenmeye uygundur.Им нестерпима тишина, расслабленность отдыха.
Havacılık faaliyetleri ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olarak sürdürülmektedir.План полёта был составлен в соответствии с национальными и международными стандартами.
Burası ağır endüstriler, depolama, ve enerji temini için uygundur.Создан для развития тяжелой промышленности, складов и обеспечения энергоснабжения.
Benzer sebeple kaynayan sıvılar için de çok uygundur.Из-за этого они имеют такую же высокую водонепроницаемость.
Tüm binalar Kat Mülkiyetine uygun olarak yapılmıştır.Всё имущество их… подлежит немедленной конфискации.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Необходимо соблюдение правильного рациона питания и физические упражнения.
Grup temelli çalışmalar ve buna uygun sistemler benimsendi.Студия объединяла нас — вот почему мы работали так успешно.
Kulübün en iyi oyuncuları futbolu bırakmış ve yerine uygun transferler yapılamamıştı.Некоторые из лучших игроков клуба повесили бутсы на гвоздь и им не удавалось найти замену.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.София исполнительно и точно выполняет приказы Алекса.
Mezarının uygun bir yere nakledilmesi için 1987'de bir yasa çıkarıldı.В 1987 году на могиле установлен памятник.
Nokia 105, Nokia tarafından üretilen uygun fiyatlı bir özelliktir.Nokia 105 - это дешевый телефон, сделанный Nokia.
Uygunsuz içerikler, bu departman tarafından Enformasyon Bakanlığı'na bildirilir.Вы опасный человек, и я доложу об этом министру внутренних дел.
Eğer uygun bir müşteri yoksa uyu.Не зная, что делать, ложится спать.
Genel Başkan devlet adamı kimliğiyle, hukuk normlarına uygun davranmalı...Разве нужен представитель президента для нормального исполнения законов?
(Artık uygun olarak seçilen aksiyom ve tanımlardan titiz bir şekilde tümdengelim yapılmaktadır.)(Наша Истинная Природа хорошо спрятана благодаря своей очевидности!)
Bu hallerde durum trafik işaretleri ile belirtilir ve uygun vasıtalarla duyurulur.Велодорожки выделены дорожной разметкой на тротуарах и обозначены соответствующими знаками.
Eğitim faaliyeti Avrupa Kredi Transfer sisteminin koşullarına uygun olarak yürütülmektedir.Учебный процесс в Университете организован в соответствии с Европейской кредитной системой.
Mutluluk hakikati bilerek, ona uygun yaşayarak elde edilir.Считается, что если её попросить искренне, то удача в этой жизни обеспечена.
Jumbo Ethernet yapısı için uygun hata denetimini geliştirir.Улучшенная система контроля ошибок, подходящая для jumbo-пакетов в Ethernet.
Columbia Records, albümün formatına uygun olarak Sasha Fierce adına bir internet sitesi açtı.Чтобы соответствовать релизу двойного альбома, Columbia Records создал рекламный веб-сайт Sasha Fierce.
Bu Dexter'a uygundur.Там был Декстер.
Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan dini kurallara uygun olarak yerine getirme.Нежелательно (макрух) откладывать раздачу милостыни на время после совершения праздничного намаза.
İklim yayla turizmine uygundur.Климат на острове вполне комфортный.
İhtiyaç duyulan bilgiyi; zamanında, uygun biçimde ve yerde sunmaktır.Вечно они проявленье добра судят согласно ученью, Царство подземное и небеса часто у них на устах.
Bu serinin Türkçe adları da orijinal adlarına daha uygun seçilmişlerdir.Бурятские имена на основе русских стали больше походить на оригинал.
6 Ekim 2015. ^ "Her işe, her ihtiyaca uygun".2001 — «Всему своё время, всему своё место…».
Su ve uygun bir gölgelik her zaman olmalıdır.Доступ к чистой питьевой воде должен быть постоянным.
Bu şekilde O, kendi üslubuna uygun bir yenilik yapmış sayılıyordu.Как было задумано, он получил полноценное своё здание.
İki anlamı olan bir kelimeyi, konuyla ilgisi olmayan anlamına uygun olarak tercüme etmek.Перевод слова, которое имеет два значения в том смысле, которое противоречит контексту.
BP ise ısrarla bu projenin ekonomik olarak uygun olmadığını belirtir.Баффет считает, что прогнозировать поведение рынка бессмысленно.
Buna uygun olarak oyuncuların isimleri de değiştirilmiştir.По этим причинам фамилии главных действующих героев были изменены.
Vişne yetiştirimine de çok uygundur.Стремится направить его на путь добра.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Для посещения требуется соответствующая одежда.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Брат и сестра пытаются сделать его жизнь там как можно более комфортабельной.
Onun kitapların çocuklar için uygundır.Популярны его книги для детей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod