Ana içeriğe geç
Sözlük

uygun ile cümle

uygun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İki taraf da bir barış antlaşması yapmayı uygun gördüler.Both parties then come to a peace agreement.
Sessiz sakin dinlenmeye uygundur.Clarté sans repos .
Stiller Literati stili haricindeki tüm stiller uygundur.Suitable for all forms of pear trees except standards.
Çözücü olarak, diğer polar olmayan bileşikleri ve yağları çözmek için çok uygundur.As a solvent, it is well suited to dissolving other non-polar compounds, fats, and oils.
Alessandro Aminta'ya krala uygun giysiler giyip şehir halkına tanıtılmaya hazır olmasını söyler.Alessandro tells Aminta to dress like a king so he can be presented to his subjects.
Diğer bir ifadeyle ata erkil aile tipi daha uygundur.When referring more generally, OWL Family will be used.
4x4 arazi aracının şehir içinde kullanıma uygun hâle getirilmesi ile oluşturulmuştur.A 4x4 vehicle is needed to get into the area.
Eğer cezâlar uygun şekilde taktîr edilmezse insanlar nasıl hareket edeceklerini bilmezler.When punishments are not properly awarded, the people do not know how to move hand or foot.
Güvenli bir blok şifreleme tek bir bloğun sabit bir anahtar kullanılarak şifrelenmesi için uygundur.Even a secure block cipher is suitable only for the encryption of a single block under a fixed key.
Filmin 15 yaş ve üzerine uygundur.The film was allowed from 15 years of age and up.
Uygun bir zamanda, bitirdiğimde, çıkaracağım." şeklinde bir açıklama yaptı.At an appropriate time, when I'm done, I'll release them."
Amerika Birleşik Devletleri uluslararası bir rejimin hakim olmasını uygun görmektedir.The Bush Regime must be judged by an International Tribunal.
Python 3 ve üstü sürümler için uygundur.GFF3 addresses this and other deficiencies.
Stadyum geçirdiği bu tadilattan sonra UEFA'nın stadyum kriterlerine uygun hale geldi.After this renovation, the stadium has fulfilled UEFA's stadium criteria.
İnsan bilimleri ve sosyal bilimlerde katı ideolojik uygunluk arandı.Strict ideological conformity in the humanities and social sciences was demanded.
Siz zaten siz olduğunuzdan bu hakikate uygunsunuz.You have to just be what you are.
Park alanı, günü birlik rekreasyon ve spor aktiviteleri için uygundur.The annexe, the ladies common room provide facilities for indoor sport and recreation.
Böyle kılınması daha uygun görülmüştür.That is, it will rotate (change direction) better.
1992: Uygun değil.1992: Did not qualify.
Soğuğa dayanıklılık haritasında USDA 10 ve 11. iklim bölgelerine uygundur.It is suited to frost-free climates and USDA Hardiness zones 10-11.
Toprak yapısı tarım için oldukça uygun ve verimlidir.And it is very fertile and suitable for farming.
Özellikle küçük marangozhanelar için, bilhassa mobilyalar için uygundur.It is particularly well suited for minor carpentry, particularly furniture.
Henüz kendine uygun bir iş bulamamıştır, zaten ciddi olarak bir iş de aramaz.He's done nothing wrong he just wants a job.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Biological cells, given suitable environments, reproduce by cell division.
Tekne Türk Loydu’nun normlarına ve klasifikasyonuna uygun olarak imal edilmiştir.The vessel was constructed in accordance with Det Norske Veritas safety requirements.
Dolayısıyla alternatif akım büyük miktarda üretime daha uygundur.In this case, the alternating product is more standard.
Dönemin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındadır.An example of the architect's mature Modernista period.
Bu aşamada konakçı hücrenin duyarlılığı ile uygunluğu arasındaki ayrım yapılabilir.It is at this stage a distinction between susceptibility and permissibility of a host cell is made.
Bu varsayımlar genellikle seyreltilmiş 3 boyutlu yoğuşuklar için uygundur.These assumptions are suitable mostly for the dilute three-dimensional condensates.
Buna uygun olarak Thuringinleri ve Burgundililer'leri tekrar egemenlikleri altina aldilar.Instead, they are overpowered by the men and Boner attacks Bubbles again outside.
Bunun yanında uygun gördüğü okuyucu yorumlarına karşı oldukça açıktı.He was deeply interested in the kind of reading we did.
Hayvanları öldürmek bu yüzden kurallarına uygun bir biçimde yapılmak zorundadır.All animals must be kept in adequate conditions.
Oral yolla kullanımı uygun değildir, çünkü sindirim sisteminde parçalanmaktadır.Oral intake is not advised because the liposomes break down in the Gastrointestinal System.
Usulüne uygun şekilde kurulmuş bütün noterler, birliğin üyesidirler.All non-Native settlers are, by associations, members of this treaty.
Yeterlilik aşaması sonucunda 20 uygun üye dernekler rekabet elemeleri yapmışlardır.The qualification stage saw 20 eligible member associations compete in qualifiers.
Gölün derinliği yüzebilmek için uygundur.The lake is suitable for swimming.
Uygunluğundan dolayı biri vektör yaklaşımı, diğeri ise skaler(yönsüz) yaklaşımdır.One may be conveniently here labelled the 'vector approach', the other the 'scalar approach'.
Bu anlamda kullanım alanı için en uygun noktayı bulmak esastır.One way of doing this is knowing the proper location to set up camp.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından önerilen standartlara uygundur.They conform with recommended standards of the International Civil Aviation Organization (ICAO).
Bu servisi bir sunucu ağ servis protokolüne uygun olarak yürütür.Thus, this protocol class corresponds to a pure connectionless network service.
Deneyim sonuçlara uygun olmalıdır.Results Meet Results.
En uygun yol suyun fazla olduğu ülkelerden boru hattı ile bölgeye su taşınmasıdır.The major problem was how to supply the summit sections with enough water.
Etkili bir profilaksi geviş getirenlere uygun yem verilmesiyle sağlanır.A successful head hunter would be conferred a right to ornaments.
Kalite şartlarına uygunluktur.Regulation of the corresponding fees.
Jumbo Ethernet yapısı için uygun hata denetimini geliştirir.Improved error detection suitable for Ethernet jumbo frames.
İş devamlılığı ve felaket kurtarma için yedekli planlar daha uygundur.In truth, proper planning and procedures are more likely to help than anything else.
Denetlemek, bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemektir.A treatment cannot be proven effective unless it has been properly conducted and investigated.
Marketlerde mevcut ve tatmaya uygun tüm yiyecek ve içecek ürünleri.Every household have food and drinks prepared for the feast.
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.To address this problem, appropriate cross-layer cooperation is required.
DDT üretimi düşerken Diazinon 1955'te kitlesel kullanım için uygun hale geldi.Diazinon became available for mass use in 1955, while DDT production tapered.
İran'ın en büyük düzlüğüdür ve dünyanın tarım için en uygun bölgelerinden bir tanesidir.It is the largest plain in Iran and one of the richest agricultural areas in the world.
Bu mekânlar yapılış amaçlarına uygun olmalı, kullanıcısına gerekli konfor düzeyini sağlamalıdır.Servers must be sized correctly in order to deliver adequate performance to end users.
Bu yüzden, aralıklı kullanım için uygun olmuştur.This makes them particularly suitable for covert use.
Responsive - Tüm formlara uygundur: Masaüstü, mobil, tablet ve kullanılacak yeni formlarda.Responsive — Fit any form factor: desktop, mobile, tablet, or forms yet to emerge.
Uygunluk iyiliği İstatistiksel modelin, gözlem setine ne kadar iyi uyulduğunu açıklar.The goodness of fit of a statistical model describes how well it fits a set of observations.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Nutrition and Healthy Eating.
Bu bölümlerin özgün hallerine uygun olarak yeniden yapılması tercih edilmedi.It is unlikely that the other sections will be reopened.
Klâsik yazarların açıklamaları günümüze ait kayıtlara uygundur.The descriptions of the classical authors fit closely to these contemporary records.
Pozisyonu alır ve uygun bir av gelinceye kadar bekler.He would have to wait until a white ambulance arrived.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.His men found him rather aloof, although he generally had good relations with his superintendents.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod