Ana içeriğe geç
Sözlük

uygulamak ile cümle

uygulamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşaretsel olarak hayvanlara şiddet uygulamak pek tabi mümkündür.Veszély esetén jelzéssel figyelmezteti a többi állatot.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Képtelen volt szigorúan és határozottan megfegyelmezni a zenekart.
Bu değişiklikleri bir an evvel uygulamak hızla icraat yapmaya koyuldu.Paikoin uudistukset pyrittiin saattamaan voimaan varsin nopeasti.
Bu süreçte liderler geleneksel dini uygulamak yerine bilimsel metotlara önem verdiler.Näin he asettavat etusijalle konseptin perinteisen median sijaan.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Puolueen ilmoittama tavoite on perustaa uusi modernisoitu versio sosialismista Venäjällä.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Korkein hyvä on noudattaa jumalhallitsijan käskyjä.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Αλλά η καρέκλα εφαρμόζει μια εξωτερική δύναμη προς τα πάνω εμποδίζοντας το άτομο να πέσει.
Röveşatayı yanlış olarak uygulamak ciddi sakatlıklara yol açabilmektedir.Αδυναμία επαρκούς πρόσληψης οδηγεί πολύ γρήγορα σε σημαντικές βλάβες.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Ο άνθρωπος οφείλει να επιτρέψει στο νόμο του Θεού, να καθοδηγήσει τη βούλησή του.
Kuramda işler iyi gidiyor da bunu pratikte uygulamak kolay değil.Τι να κάνουμε, δεν πειράζει, φτάνει που πήγαμε καλά.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Ήταν άνθρωπος της ολόθερμης προσευχής και της αυστηρής άσκησης.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Han var en hård chef og krævede disciplin.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen af forsøgspersonerne afbrød forsøget før 300 volt.
Mat etmenin yöntemlerinden birisi de bu kuralı uygulamaktır oyun sonunda.Denne matsituation er, for alle praktiske formål, slutningen af spillet.
Jeff Hardy bu hareketi sıklıkla uygulamaktadır.Leonardo da Vinci bruger ofte effekten.
Naceri, daha önce uyuşturucu kullanmak ve şiddet uygulamak suçlarından da yargılanmıştı.Tidligere dømt for besiddelse af narkotika og våbenbrud.
Bu kuvvet uygulamak ne kadar süre için uygulanıyor düşünmüyoruz.Det er usikkert, i hvilken udstrækning, dette påbud blev fulgt.
Laboratuvarlar en son araştırma sonuçlarını genel olarak toplumun gereksinimlerine uygulamak istemektedirler.Laboratoriet bruker de nyeste forskningsresultatene til å dekke de øvrige behovene i samfunnet.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.Vi har noen regler og de må respekteres.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Ingen av forsøkspersonene avbrøt forsøket før 300 volt.
Bazı havayolu şirketleri de, engelli yolculara indirim uygulamaktadır.Selskapet driver også med utleie av fly til f.eks reiseoperatører og noe godstrafikk.
Okul, Mayıs 1998'den beri International Baccalaureate programı uygulamaktadır.Skolen har fra 2009 hatt IB-linje (International Baccalaureate).
Röveşatayı yanlış olarak uygulamak ciddi sakatlıklara yol açabilmektedir.Ved feilpiercing kan gjennompiercing lage stygge skader.
Bu kuvvet uygulamak ne kadar süre için uygulanıyor düşünmüyoruz.Tak diceritakan sudah berapa lama ia menggunakan kekuatan ini.
Bu iki yaratık milyonlarca yıldır savaş halindedir ve birbirlerine karşı oldukça büyük güçler uygulamaktadır.Selama di Bumi, dua kekuatan besar ini saling membangun benteng pertahanan selama berjuta-juta tahun.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Para Rasul diutus untuk menegakkan hukum-hukum/undang-undang Allah.
Ancak bazı insanlar hapşırmayı zevkli bulmaktadırlar ve bu tedbirleri uygulamak istemeyebilirler. ^ "Sneeze".Tuy nhiên, một số người lại cảm thấy hắt hơi rất thú vị và không muốn ngăn chặn việc này. ^ “Sneeze”.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Nhưng chiếc ghế đã tác động một ngoại lực ngược lại ngăn không cho người này rơi xuống.
İngiliz denizaşırı toprakları genellikle kendi vize politikalarını uygulamaktadırlar.Lãnh thổ hải ngoại thuộc Anh thường áp dụng chính sách thị thực của riêng họ.
Ancak bazı sunucular özel taşıma protokolü uygulamaktadır.Tuy nhiên, một số nhà cung cấp thực hiện các giao thức vận tải độc quyền.
Günümüzde sadece birkaç kretek üreticisi abon sistemini uygulamaktadır.現在ではアボンシステムを採用しているクレテック製造業者は数社のみである。
Örneğin: Merkez Bankası yanlış bir sistem uygulamaktadır.欠陥のあるシステムを運用している銀行には過失がある。
Fourier analiz uygulamak gerektiği zaman f(a) veya f(b) değeri 1/(2(b - a)) olarak seçilir.フーリエ解析においては、f(a) や f(b) の値を 1/2(b − a) とすることもある。
Transit Police bu yasaları katı bir iekilde uygulamakla ün salmıştır.第一に、議会はこの法律を記録的な速度で通過させた。
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.信仰的には厳格であり、自らに厳しい修行を行った。
Bir kuantum devresi FRFT uygulamak için tasarlanmıştır.FRFTを実装する量子回路も設計されている。
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.沒有參與者在到達300伏特之前堅持停止。
Başka kurumlardan (birimlerden) başarılı örnekleri almaktan ve uygulamaktan çekinilmemelidir.眾佛保不識漢字,不必管理部務,其員缺即著三和補授。
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.但是椅子给他施加了一个额外的向上的力阻止他落下。
Hakimlere düşen görev de, bu yolla tespit edilmiş bulunan duruma hukuk kurallarını uygulamaktan ibarettir.債務人是與債權人相對應的法律術語。
Tanzimatın öngördüğü ilkeleri uygulamak için Meclis-i Âli-i Tanzimat kuruldu (1853).但乾隆帝追究前事,批示“金文淳曾經身獲重譴,加恩錄用。
RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.RFC 2535에 기반한 DNSSEC를 배치할 계획이 세워졌다.
Kuramda işler iyi gidiyor da bunu pratikte uygulamak kolay değil.그런데 현실은 오히려, 그런 일일수록 제대로 하기가 어렵다.
Türkmen adetlerini uygulamaktadır.한국도 영장주의를 따르고 있다.
Bu kuvvet uygulamak ne kadar süre için uygulanıyor düşünmüyoruz.이러한 재활용 행위가 얼마나 오랜 기간 이루어졌는지는 아직 밝혀지지 않았다.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.기사환국 이후 남인은 1백년이 넘도록 정승에 기용되지 못 하는 등 노론의 견제를 당했다.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.הוא הנהיג בכוחותיו משמעת נוקשה.
Ancak, makrolar, yeni komutları uygulamak veya araç pencereleri oluşturmak için uygun değildir.Макросите обаче, не могат да имплементират нови команди или да създават прозорци с инструменти.
Birçok kişi denedi uygulamak için şifreleme programları vardır aslında Vigenère şifrelemesi.Съществуват много опити за шифроване, които по същество са шифър на Виженер.
Meclis ve encümen kararlarını uygulamak.Привежда в изпълнение решенията на Общото събрание и Изпълнителния комитет.
Adalet Bakanlığının Cezai Departmanları hapis cezalarını uygulamak ile yükümlüdür.Федералната служба за изпълнение на наказанията отговаря за управлението на местата за лишаване от свобода.
Amerika yapı yönetim kuruluşu (CMAA) sertifikalı yapı yönetiminin (CCM) görevlendirilmesini uygulamaktadır.Управителният съвет (ICMB) по сертифициране управлява ИТИЛ сертификацията.
Birçok kişi denedi uygulamak için şifreleme programları vardır aslında Vigenère şifrelemesi.Stoga su mnogi pokušavali primijeniti sheme šifriranja, koje su u osnovi Vigenèreova šifra.
Dolph Ziggler de bu hareketi yine Famouser adıyla uygulamaktadır.Hrvač WWE Dolph Ziggler koristi ovaj potez, koji on naziva "Zig-zag".
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Žiadny účastník vytrvalo neodmietol v dávaní šokov pred 300-voltovou úrovňou.
Amerika yapı yönetim kuruluşu (CMAA) sertifikalı yapı yönetiminin (CCM) görevlendirilmesini uygulamaktadır.Certifikačné orgány splnomocňuje certifikačný výbor CEN (CCB).
Bu değişiklikleri bir an evvel uygulamak hızla icraat yapmaya koyuldu.Zmeny, ktoré boli považované za nutné už po celé desaťročia, sa konečne podarilo presadiť.
Uluslararası standartlara (ABET 2000 gibi...) uygun eğitim programları uygulamaktadır.Izobraževalni programi so prirejeni po mednarodnih standardih (npr. ABET 2000).
İşaretsel olarak hayvanlara şiddet uygulamak pek tabi mümkündür.Dovoli živalskim silam, da se v njej premočno izrazijo.
Yürütmenin görevi yasama organınca yazılmış ve yargı düzenince yorumlanmış yasaları uygulamaktır.Zagotavlja spoštovanje prava s pravilnim tolmačenjem in uporabo pogodb.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod