RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.Было запланировано реализовывать DNSSEC, основываясь на IETF RFC 2535.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.Основной его задачей на посту премьера было выполнение условий Московского перемирия.
Ancak bazı durumlarda cerrahi uygulamak mümkün olmayabilir.Однако обойтись без них в хирургии оказалось невозможно.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.То есть следят за тем, чтобы эти нормы соблюдались.
Jeff Hardy bu hareketi sıklıkla uygulamaktadır.Франк Хорват часто путешествует.
Otorite karşıtlığı: Güvenilmeyen otoritelerin tavsiye ettiğinin tam tersini uygulamaktır.مكافحة الاستبداد: اتخاذ الإجراء المعاكس مقارنة بمشورة السلطات غير الموثوقة.
Genelde değişiklik bir saat yapılmakla birlikte Avustralya'nın Lord Howe Adası yarım saat uygulamaktadır.وتحريك ساعة واحدة هو أمرٌ مألوف، لكن جزيرة لورد هاو الأسترالية تستخدم تحريك نصف ساعة.
Bu tipte bir diş aşınmasının başka bir yaygın sebebi diş fırçalarken aşırı kuvvet uygulamaktır.أحد المصادر الشائعة لمثل هذه القوى استخدام فرشاة الأسنان بعنف.
Bazı halk banyoları üyelik, cinsiyet, dinî aidiyet gibi nedenlerle kısıtlamalar uygulamaktadır.ترتديها بعض النساء للتخفيف من الألم والمضايقة عند ممارسة الرياضة مثل الهرولة.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.وكان الزعيم التقليدي لهذه الكنيسة بطريرك موسكو.
Farkındalığı uygulamak demek şimdiki zamanda yaşamaktır.إدراك شعوري إدراك الزمن اللحاق بالزمن.
Hans Peter Luhn, bilgi erişim öncülerinden biri ifade basma ve kavramı kullanarak uygulamaktadır.ويرجع الفضل لهانس بيتر لوهن (من الرواد في استرجاع المعلومات) في استعمال هذا المصطلح والمفهوم في التطوير.
Örneğin, uygulamalı matematik dalı, bazı teorik matematik modellerini gerçekliğe uygulamaktadır.A matemática aplicada tenta aplicar alguns modelos matemáticos teóricos à realidade.
Uluslararası standartlara (ABET 2000 gibi...) uygun eğitim programları uygulamaktadır.Seus programas educacionais possuem níveis de qualidade internacionais (exemplo ABET 2000).
WWE güreşçilerinden Kofi Kingston bu hareketi Boom Drop adıyla uygulamaktadır.Essa variação é muito usada por Kofi Kingston, sob o nome de Boom Drop.
Darth Vader Emir 66'yı uygulamak üzere Wookiee'lerin yurduna saldırı düzenler.Ela é morta por Darth Vader, na execução da ordem 66.
Yüksek ücret politikası uygulamak.Finalmente, consultas políticas de alto nível.
64 ülke ise tüm pasaport türlerine vize uygulamaktadır.A lista a seguir é de todos os passaportes nacionais.
Günümüzde devletlerin çoğunluğu karasularının geniliğini 12 mil olarak uygulamaktadır.Entretanto, respeita a soberania dos países, em doze milhas.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Impõe a si próprio, disciplina e treino muito rigorosos.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Desobedecendo as leis de Deus segundo os seus mandamentos.
Köy, İslam Dini kültür yapısını, Türk kültür yapısı ile birleştirerek uygulamaktadır.Os Estados Unidos criaram a ideia de combinar a conservação da cultura com a conservação da natureza.
Kendisi de bilmediği bir şekilde bunları uygulamaktadır.Voor zover bekend doet ze dit (nog) niet.
Dublin Şehir Yöneticisi ise Şehir Konseyinin aldığı kararları uygulamakla sorumludur.De city manager heeft als taak om het beleid van de city council uit te voeren.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Wat u doen moet, leert u Gods Woord.
Bu kuvvet uygulamak ne kadar süre için uygulanıyor düşünmüyoruz.Het is onduidelijk hoe lang het kamp in gebruik is geweest.
Jeff Hardy bu hareketi sıklıkla uygulamaktadır.De beroemde Harry Houdini deed dit veelvuldig.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.Precieze regels en stipte handhaving daarvan.
Herhangi bir tekniği kullanarak bir programlama dili uygulamak mümkündür.Voor het programmeren van agenten kan een agentprogrammeertaal gebruikt worden.
Örneğin atış yapmak, roket fırlatmak ya da itme kuvveti uygulamak.Voorbeelden hiervan zijn: het uitvallen van de motoren of brand aan boord.
İlk görevin, emirlerimi uygulamaktır.Jouw eerste taak is om mijn orders op te volgen.
WWE güreşçilerinden Kofi Kingston bu hareketi Boom Drop adıyla uygulamaktadır.Tego manewru używał m.in. Kofi Kingston pod nazwą Boom Drop.
Okul, Mayıs 1998'den beri International Baccalaureate programı uygulamaktadır.Od 2008 roku w szkole realizowany jest projekt Matury Międzynarodowej (International Baccalaureate).
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.Istnieją reguły, do których trzeba się bezwzględnie stosować.
64 ülke ise tüm pasaport türlerine vize uygulamaktadır.Istnieją 63 kraje, które mają wynik bezwizowy.
Bu etki oluşurken bir yandanda aracın altından giren hava aracı yukarıya kaldırmak için basınç uygulamaktadır.Miał również pomysł, jak inaczej można zmniejszyć ciśnienie powietrza pod samochodem.
Polonya'nın NATO ve Avrupa Birliği üyeliğinden kaynaklanan taahhütleri uygulamak.Opowiada się za wyjściem Polski z Unii Europejskiej i NATO.
Uzman doktorlar hastaya göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulamaktadır.Terapeuta prowadzi pacjenta poprzez serię precyzyjnych ruchów.
Ancak bazı sunucular özel taşıma protokolü uygulamaktadır.Niektóre protokoły z warstwy aplikacji wykorzystują tylko pewne protokoły z warstwy transportowej.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Panowała wśród nich wysoka i surowa dyscyplina wojskowa.
Kendisi de bilmediği bir şekilde bunları uygulamaktadır.Czy (nie)wystarcza on do spełnienia niewiadomej?
Bu kuvvet uygulamak ne kadar süre için uygulanıyor düşünmüyoruz.Det är inte utrett hur länge den egentliga dräktigheten varar.
Okul, Mayıs 1998'den beri International Baccalaureate programı uygulamaktadır.Aranäs har sedan 2003 ett International Baccalaureate Diploma Programme.
Başka eyaletten alınmış mallara da Kuzey Dakota'da kullanılmaları halinde tüketim vergisi uygulamaktadır.Dessa kunde dra av skatt betald i annan delstat på sin deklaration i Connecticut.
RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.Було заплановано реалізовувати DNSSEC, ґрунтуючись на IETF RFC 2535.
Bu dini polisler, İslamî toplumsal ve ahlâkî normları uygulamaktadır.Остання забезпечує дотримання ісламських соціальних і моральних норм.
Daha önce, bu metodu uygulamak için doğal iyonitler (sulfoglu, zeolitler) kullanılmıştır.Раніше для реалізації цього методу використовувалися природні іоніти (сульфовуглі, цеоліти).
Jeff Hardy bu hareketi sıklıkla uygulamaktadır.Тому карієс часто починається саме тут.
Laboratuvarlar en son araştırma sonuçlarını genel olarak toplumun gereksinimlerine uygulamak istemektedirler.Laboratoře se snaží využít nejnovější výsledky výzkumu pro potřeby společnosti jako celku.
Bu tür problemleri önlemenin bir yolu gerileme testleri uygulamaktır.Jedním ze způsobů, jak předejít takovýmto útokům, je použití certifikační autority.
Ancak bazı durumlarda cerrahi uygulamak mümkün olmayabilir.Ne vždy je však chirurgický přístup možný.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Morální povinnost spočívá v poslušnosti božích přikázání.
Bazı havayolu şirketleri de, engelli yolculara indirim uygulamaktadır.Letecké společnosti musí také zabránit tomu, aby si obchodní cestující přímo kupovali zlevněné letenky.
Türkmen adetlerini uygulamaktadır.Rumunsko plní podmínky přijetí.
Ama bu planları uygulamak yapılan girişimler gerçekleşemeden bu kampanyalar birer felaket ile sona erdiler.Ať již tímto svým činem zamýšlel cokoliv, jeho plány rychle ztroskotaly.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.Pentru realizarea acestora este necesară respectarea anumitor reguli.
Yüksek ücret politikası uygulamak.Costuri de răspundere juridică excesive.
RFC 2535'e dayanan DNSSEC'i uygulamak için planlar yapıldı.Tervek születtek a DNSSEC bevezetésére az RFC 2535 alapján.
Elverişli bir dağıtım sistemi kurup uygulamak.Egységes tűrés- és illesztésrendszer lefektetése.
Yolsuzluk ve suçla mücadelede sert tedbirler uygulamak.Gondosan előkészíti, és végrehajtja a bűncselekményt.