Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Za pisanje božjega imena veljajo stroga pravila .
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nobeden od dirkačev med dirko ni opravil postanka v boksih zaradi varčevanja s pnevmatikami v prvih krogih.
Bu dini polisler, İslamî toplumsal ve ahlâkî normları uygulamaktadır.Na tak način so se kobzarji borili za spoštovanje in upoštevanje moralnih družbenih norm.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nė vienas dalyvis neatsisakė trenkti aukai 300 voltų įtampa.
Uzman doktorlar hastaya göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulamaktadır.Gydymui pasiruošęs pacientas mokosi įvairių atsipalaidavimo būdų.
Dublin Şehir Yöneticisi ise Şehir Konseyinin aldığı kararları uygulamakla sorumludur.Linnavolikogu otsuste elluviimise eest vastutab linnahaldur (Dublin City Manager).
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Samas oli kord üsna range ja juhtimine hierarhiline.
Partinin temel hedefi Rus ulusal gücüne dayalı yeni bir sosyalist model uygulamaktı.Vasakrinde peamine eesmärk on sotsialistlikku ühiskonna ehitamine Venemaal.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.Valitsus, tegeles Moskva sõjaväeringkonnaga.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Sellepärast otsigem ägedalt, kuuletudes Issanda käskudele.
Halk Ankara geleneklerini uygulamaktadır.Suur osa Alori elanikest järgib animistlikke traditsioone.
13 Ekimde Rus Ordusu Planı uygulamak için harekete geçti.13. oktoobril marssisid Vene väed Tartusse sisse.
Röveşatayı yanlış olarak uygulamak ciddi sakatlıklara yol açabilmektedir.Viimaste löökide tegemine ebaausalt võib viia vihani.
Artı; "a" "b kare". Şimdi hepsini toplayalım. Tek yaptığımız, dağılma özelliğini uygulamak oldu.De gyorsan gondold végig, és csapjál a kezedre, ha ezt leírtad, mert a megoldás (A plusz B) szor (A plusz B).
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Ada kemungkinan hal ini diterapkan maka sejumlah besar pohon terselamatkan.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Als dit kan toegepast worden, kan een groot deel ervan gespaard blijven.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.C'è la possibilità che ciò venga messo in atto salvando una buona parte di questi alberi.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Es besteht die Chance, dass dies umgesetzt wird und eine ganze Menge dieser Bäume rettet.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Există posibilitatea ca acest proiect să fie implementat şi să se cruţe o bună parte din aceşti copaci.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Há uma possibilidade de isto ser implementado e salvar uma grande parte dessas árvores.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Hay una posibilidad de que esto sea implementado y así salvar una buena porción de aquellos árboles.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Jest możliwość, aby wprowadzić nasz projekt w życie i uratować znaczną ich ilość.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.우리가 계발한 공정이 자리를 잡는다면 그 중에 많은 양을 줄일 가능성이 있죠.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Vì thế có tiềm năng để hiện thực hóa điều này và tiết kiệm một nguồn lợi lớn.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Αν αυτή η διαδικασία εφαρμοστεί, ένα μεγάλο ποσοστό δέντρων θα σωθεί.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Има възможност това да се приложи и да се спасят сериозна част от тях.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Но есть возможность внедрить нашу технологию и спасти приличное количество деревьев.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.Тож є можливість, впроваджуючи цю технологію, врятувати багато лісів.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.ישנה אפשרות ליישם את זה ולהציל חלק משמעותי מהם.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.هناك احتمال بتطبيق ما قمنا به لانقاذ نسبة جيدة من تلك الأشجار.
Artık bu çözümü uygulamak ve bu ağaçların önemli bir kısmını kurtarmak mümkün.木々の大部分を救える可能性があります さらに燃料から得られる収益は 2億6千万ドルにものぼります
Aslında tek yaptığımız şey zincir ve çarpma kurallarını uygulamak.אך אנו משתמשים רק השרשרת ואת הכללים המוצר.
Aslında tek yaptığımız şey zincir ve çarpma kurallarını uygulamak.لكننا نستخدم قاعدة السلسلة وقاعدة حاصل الضرب
Bir milyon pound veya bir milyon uygulamakla olsa bileגם אם הוא מפעיל כוח של מיליון ניוטון,
Biz bütün o bilgiyi biraraya getirdik. Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.We namen al die informatie en probeerden het deze keer goed te doen.
Biz bütün o bilgiyi biraraya getirdik. Bu sefer doğru uygulamak için çabaladık.Συγκεντρώσαμε λοιπόν όλες αυτές τις πληροφορίες, προσπαθήσαμε αυτή τη φορά να κάνουμε τα πράγματα σωστά.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Cái mà chúng tôi đang làm là cố gắng ứng dụng công nghệ này.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Deci asta nu e ceva nou.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Lo que estamos haciendo es aplicando esta tecnología.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Nem teszünk mást, mint hogy alkalmazzuk ezt a technológiát.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Quello che stiamo facendo noi è applicare questa tecnologia a quel principio.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Wir wenden aber diese Technologie darauf an.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Zajmujemy się zastosowaniem tej technologii.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.И мы хотим использовать это свойство для новой технологии.
Bizim yaptigimiz teknolojiyi uygulamak.Онова, което правим, е да прилагаме тази технология към него.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.As pessoas é que voltaram às mesas de voto para escolherem o seu próprio presidente, não o sistema legal.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Astfel oamenii s-au întors la secţiile de votare pentru a-şi alege preşedintele, nu cadrul legal.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Az emberek tehát visszatértek a szavazóhelyiségekbe, hogy megválasszák saját elnöküket, és nem a jogrendszert.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Così la popolazione è tornata ai seggi per eleggere il proprio presidente, non il sistema legale.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Donc les gens sont retournés aux urnes pour déterminer leur président eux-mêmes, pas le système juridique.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.그래서 사람들은 대통령을 뽑기 위해 다시 투표소로 갔습니다. 그래서 사람들은 대통령을 뽑기 위해 다시 투표소로 갔습니다. 법률적인 일은 전혀 없었지요.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Ľudia sa vrátili späť k urnám, aby si určili svojho prezidenta; a nie legálny systém.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Tako so ljudje spet šli na volišča in izbrali svojega predsednika, tega ni storil pravni sistem.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Takže šli lidé k urnám znovu a nenechali rozhodnout právní systém, rozhodli sami.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Vì vậy dân chúng lại đi bỏ phiếu để quyết định tổng thống của họ, chứ không phải hệ thống luật pháp.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Więc ludzie jeszcze raz poszli na wybory aby wybrać swojego prezydenta, nie system prawny.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Έτσι ο λαός επέστρεψε στις κάλπες και πάλι για να αναδείξει ο ίδιος πρόεδρο, και όχι το νομοθετικό σύστημα.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.И люди вернулись к избирательным участкам, чтобы выбрать собственного президента, а не правовую систему.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Така че, хората се върнаха при избирателните центрове да определят те президента си, а не легалната система.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Таким чином люди повернулися до виборчих дільниць, щоб визначити свого президента, а не правова система.