Ana içeriğe geç
Sözlük

uydu ile cümle

uydu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen bana bunu uydurduğunu söyle.Please tell me you're making this up.
O cevapları uydurmadım.I didn't make those answers up.
Onu Tom'un uydurduğunu sanmıyorum.I don't think Tom made it up.
Tom uydurma suçlamalarla hapsedildi.Tom was jailed on trumped-up charges.
Ben sadece onu uydurdum.I just made that up.
Tom'a ayak uyduramıyorum.I can't keep up with Tom.
Tom'a ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with Tom.
Tom'a ayak uyduramayacağımı biliyordum.I knew I wouldn't be able to keep up with Tom.
Kızlar Mary hakkında birçok uydurma söylenti ve yalanlar yaydılar.The girls spread many false rumors and lies about Mary.
Bir uydu uzayda büyük sıcaklık farklılıkları içinde çalışmak zorundadır.A satellite has to operate in space within massive temperature differences.
Telstar dünyanın ilk iletişim uydusuydu.Telstar was the world's first communication satellite.
Sana ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with you.
Onlara ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with them.
Ona ayak uydurmak zor.It's hard to keep up with him.
Sana ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with you.
Onlara ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with them.
Ona ayak uydurmaya çalışacağım.I'll try to keep up with him.
Onlara ayak uyduramadım.I couldn't keep up with them.
Ona ayak uyduramadım.I couldn't keep up with him.
Onlara ayak uyduramam.I can't keep up with them.
Ona ayak uyduramam.I can't keep up with him.
Ona uydurma bir adres verdim.I gave him a fake address.
Sanırım benim programa sizi uydurabilirim.I think I can fit you into my schedule.
Tom sadece o hikayeyi uydurdu. Doğru değil.Tom just made up that story. It's not true.
Tom Mary'nin uydu alıcısını tamir etti.Tom fixed Mary's satellite receiver.
Casus uydular gerçek zamanlı olarak kamyonu takip etti.Spy satellites tracked the truck in real time.
Satürn'ün uydusu Titan'ı Christiaan Huygens (1629-1695) keşfetti.Christiaan Huygens (1629-1695) discovered Saturn’s moon, Titan.
Jüpiter'in uydularından biri olan İo, üzerinde aktif volkanlara sahiptir.One of Jupiter's moons, Io, has active volcanoes on it.
Uranüs'ün bilinen 27 tane doğal uydusu vardır.Uranus has 27 known natural satellites.
Neptün'ün bilinen on üç uydusu vardır.Neptune has thirteen known moons.
Tom sınıfa ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the class.
Tom sınıfın geri kalanına ayak uyduramadı.Tom couldn't keep up with the rest of the class.
Bu rapor çok uyduruk yazılmış.This report is very sloppily written.
O, konuşmanın bir bölümünü unuttu ve bir süre uydurmak zorunda kaldı.He forgot a section of the speech and had to improvise for a while.
O, vazoyu uyduruk bir biçimde birlikte yapıştırdı.He glued the vase together sloppily.
Biz emirlere uyduk.We followed orders.
Bu bana iyi uydu.That suited me fine.
Uydu fırlatılışı başarılıydı.The probe launch was successful.
İş Tom'a uydu.The work suited Tom.
Tom şeytana uydu.Tom gave in to temptation.
Ziyafeti kaçırdığım için bir bahane uydurdum.I invented an excuse for missing the banquet.
Grubun geri kalanına ayak uyduramadık.We couldn't keep up with the rest of the group.
Tom sadece ayak uyduramadı.Tom simply couldn't keep up.
Tom tavsiyeme uydu.Tom followed my advice.
Venüs'ün uydusu yoktur.Venus has no moons.
Tom sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çabaladı.Tom struggled to keep up with his classmates.
Bahane uydurmaya çalışmıyorum.I'm not trying to make excuses.
Manastır Mary'ye keşiş hayatının ona uyduğundan tamamen emin olup olmadığını sordu.The abbess asked Mary if she was completely sure that the monastic life fit her.
Polisle konuşurken hikayeler uydurmamalısın ya da yalan söylememelisin.When talking with the police, you shouldn't make up stories or lie.
Amazon kitapları hakkında birçok tüketici yorumları uydurmadır.Many consumer reviews of books on Amazon are fake.
Hastalık uydurmak anlamsızdır.It's futile to feign illness.
Onlar uydurma yazılar.They are apocryphal writings.
Tom ve Mary uydurdu.Tom and Mary have made up.
Birbirimize uyduğumuzu düşünüyor musun?Do you think we suit each other?
Astronomlar, Satürn'ün yörüngesinde altmış iki tane uydu gözlemlediler.Astronomers have observed sixty-two moons orbiting Saturn.
Tom ona uyduğunu söyledi.Tom said that was fine with him.
Venüs'ün herhangi uydusu yoktur.Venus doesn’t have any moons.
Jüpiter ve Satürn her birinin 60'dan fazla uydusuyla birlikte gaz devidirler.Jupiter and Saturn are gas giants with over 60 moons each.
Çin dünyanın ilk kuantum uydusunu fırlattı.China has launched the world's first quantum satellite.
Bize ayak uydurabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can keep up with us?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod