Mary her zaman son modaya ayak uydurur.Mary is always up-to-date on the latest fads.
Bir şey uydur.Make something up.
Tom'a ayak uydurmaya çalış.Try to keep up with Tom.
Satürn'ün çok sayıda uydusu vardır.Saturn has a lot of moons.
Seni programıma uyduramam.I can't fit you in my schedule.
Sadece on üç kişi uydu.Only thirteen people complied.
Bu anketleri kim uyduruyor?Who dreams up these surveys?
Onun iyi uyduğunu düşündüm.I thought it was a good fit.
Kalktım ve Tom'a uydum.I got up and followed Tom.
Sadece bir şey uydur.Just make something up.
Çocuklar tehlikeli uydurma silahlar yapabilirler.Children can make dangerous improvised weapons.
Birçok fantezi romanı iki uydulu dünyalar betimliyor.Many fantasy novels depict worlds with two moons.
Fadıl arkadaşının tavsiyesine uydu.Fadil followed his friend's advice.
Ben hep kurallara uydum.I always obeyed the rules.
Ben asla Tom'a ayak uyduramayacağım.I'll never be able to keep up with Tom.
Tom'a ayak uydurmakta zorlanıyorum.I have trouble keeping up with Tom.
Tom bize ayak uydurmuyordu.Tom wasn't keeping up with us.
İş, Leyla'ya bir eldiven gibi uydu.The job fit Layla like a glove.
Tom kurallara uyduğunu söylüyor.Tom says he followed the rules.
Tom kurallara uydu.Tom followed the rules.
Tom ve ben uydurdum.Tom and I have made up.
Buraya ayak uyduramıyorum.I don't fit in here.
Her zaman kurallara uydum.I've always obeyed the rules.
Tom'un sana verdiği gömlek uydu mu?Did the shirt that Tom gave you fit?
Tom bu hikayeyi uydurdu.Tom made up that story.
İşine ayak uyduramıyor.He is getting behind in his work.
Vaziyete ayak uydurman gerekiyor.You have to adapt to the circumstances.
Google bir kez daha ortaya çıktı ve yeni politikalarının hala Avrupa Yasalarına uyduğunu belirtti.Google once again came out and stated that their new policies still abide by European Laws.
Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.''Verily, those who invent a lie against God will never prosper.
1968-1972 den itibaren ESRO 7 araştırma uydularını fırlattı.From 1968 to 1972, ESRO launched seven research satellites.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.They reject the worship of idols.
28 Kasım 2011'de 5261 Eureka'nın doğal bir uydusu bulundu.On November 28, 2011, a natural satellite of 5261 Eureka was found.
Ona göre bütün gerçek, tikel nesnelerden meydana gelmektedir, tümeller ise uydurma şeylerdir.Thus, truth is all-encompassing, while falsehood is narrow and deceiving.
Nisan 2012'de, ikinci uydu, USA-234 veya NROL-25 3, benzer bir yörüngeye fırlatıldı.On 3 April 2012, a second satellite, USA-234 or NROL-25, was launched into a similar orbit.
Tercüme yapan cahiller veya kötü niyetlilerin uydurmasıdır.Those who are evil or who have evil intentions, however, will be noticed.
2016'da, sistem 13 (12 Gonets-M ve 1 Gonets-D1) uydudan oluşur.On 2016, the system consists of 13 satellites (12 Gonets-M and 1 Gonets-D1).
30 Ocak 2013'te, ilk kez kendi topraklarından uzaya bir uydu fırlattılar.On January 30, 2013, they launched a satellite into space from their own soil for the first time.
Haziran 1994'te, RSA-3/RSA-4 Güney Afrika uydu fırlatıcısı programı iptal edildi.In June 1994, the RSA-3 / RSA-4 South African satellite launcher program was cancelled.
Reuters'in haberine göre, ilk iki SBIRS GEO uyduları 2013 yılında faaliyete geçmiştir.According to a Reuters report, the first two SBIRS GEO satellites started operations in 2013.
Bunun gibi, alıcısını sistematik olarak olası tüm uydular için aramak gerekir.As such, the receiver must systematically search for all possible satellites.
Alsat-1B, tarımsal ve felaket izleme için tasarlanmış bir uydu.Alsat-1B is a satellite designed for agricultural and disaster monitoring.
2015 video oyunu " SOMA ", uydular başlatmak için kullanılan bir uzay silahı vardır.The 2015 video game SOMA features a space gun used to launch satellites.
Kesin anılar, daha az kesin olanlara göre bellek uydumculuğuna daha az elverişlidirler.Therefore, even murder would be considered less reprobate than backbiting.
Lockheed Martin ayrıca SBIRS GEO için uyduları sağlamaktadır.Lockheed Martin also provides the satellite for SBIRS GEO.
Bu çevreye uydurma modern Kore’de hala tercih edilir.This orientation is still preferred in modern Korea.
ABD'nin Transit uydu sistemindeki gibi aynı iki taşıyıcı frekansı iletir.It transmits the same two carrier frequencies as the U.S. TRANSIT satellite system.
Bu uydular genellikle yarı-bağımsız bilgisayar kontrollü sistemlerdir.Satellites are usually semi-independent computer-controlled systems.
Diğer DORIS uydularından Envisat, SPOT, HY-2A ve Cryosat-2 uyduları bulunmaktadır.Other DORIS satellites are the Envisat, SPOT, HY-2A and CryoSat-2 satellites.
İlk işlemsel FIA Radar uydusu, USA-215 veya NROL-41, 21 Eylül 2010 tarihinde fırlatıldı.The first operational FIA Radar satellite, USA-215 or NROL-41, was launched on 21 September 2010.
DigitAlb yayınları 2020 yılına kadar Eutelsat uydusundadır.In Europe, Digitalb will broadcast until 2020 on Eutelsat.
Samos-F bilinen en erken elektronik-keşif uydusu olmaktadır.Samos-F is the earliest known.
İlk uydu "Michibiki" 11 Eylül 2010'da fırlatılmıştır.The first satellite "Michibiki" was launched on 11 September 2010.
Uranüs'ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır.Uranus has 27 known natural satellites.
1852'de Herschel'in oğlu John Herschel, o dönemde bilinen dört uyduya günümüzdeki isimlerini verdi.In 1852, Herschel's son John Herschel gave the four then-known moons their names.
Geçmiş projeleri arasında 1999 yapımı Arirang-1 uydusu bulunur.Past projects include the 1999 Arirang-1 satellite.
2008'de uyduyla olan iletişim sona erdi ve kaybolduğu ilan edildi.In 2008 communications with the satellite ended, and it was declared lost.
Üç uydu Hint Okyanusu üzerinde yörüngede olacaktır.Three satellites will be in geostationary orbit over the Indian Ocean.
(Aslında bu özdeyiş herhangi bir yerden alınmamış, yönetmen tarafından uydurulmuştur).God" (4Q266;5:21,22).
FBI ajanları bu adamın "Mark" tarifine uyduğunu fark ettiler.FBI agents were convinced he fit the description of "MARK".
Birkaç yıldır uydu telefonları aracılığı ile internete bağlanılabilmektedir.For many years satellite phones have been able to connect to the Internet.