Ne zaman şerefinize uydunuz sanki").Quando lui sarà qui, vi dirà come guarire la vostra infermità."
Bu çevreye uydurma modern Kore’de hala tercih edilir.Questo orientamento è ancora preferito nella Corea moderna.
Kahn’a göre Aeschines'in Aspasia’sındaki her bir bölüm yalnızca uydurma değil aynı zamanda inanılmazdır da.Per Kahn, ogni singolo episodio dell'Aspasia di Eschine non è solo fittizio, ma persino incredibile.
Aynı yıl, Jüpiter'in beşinci uydusu Amalthea'yı keşfetti.Lo stesso anno scoprì Amaltea, la quinta luna di Giove.
1852'de Herschel'in oğlu John Herschel, o dönemde bilinen dört uyduya günümüzdeki isimlerini verdi.1852 - Il figlio di John Herschel attribuisce ai quattro satelliti scoperti i loro nomi attuali.
S/2011 J 1, Jüpiter'in doğal uydularından biridir.S/2011 J 1 è un satellite naturale di Giove.
Titania , Uranüs'ün en büyük, Güneş Sistemi'nin sekizinci en büyük uydusudur.Titania è la luna più grande e più massiva di Urano, l'ottava luna del Sistema Solare per massa.
1958 - Sovyetler Birliği, Sputnik 3 uydusunu fırlattı.1958 – L'Unione Sovietica lancia lo Sputnik 3.
Asteroit uydular, daha büyük asteroitlerin etrafında dönen asteroitlerdir.I satelliti degli asteroidi sono asteroidi che orbitano attorno ad asteroidi più grandi.
Diğer DORIS uydularından Envisat, SPOT, HY-2A ve Cryosat-2 uyduları bulunmaktadır.Altri satelliti dotati del sistema DORIS sono Envisat, CryoSat-2, HY-2A e la serie SPOT.
Sinyalin frekans kayması uydu (Doppler etkisi) hareketine neden olduğunda gerçekleşir.Si ha uno spostamento della frequenza del segnale a causa dello spostamento del satellite (effetto Doppler).
Her iki uydu da 1877’de Asaph Hall tarafından keşfedilmiştir.Entrambi i satelliti vennero scoperti da Asaph Hall nel 1877.
Uranüs'ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır.I satelliti naturali di Urano conosciuti sono 27.
Venüs'ün doğal uydusu yoktur.Venere non ha satelliti naturali.
Prograd uydular Himalia grupları ortalama eğimini 28° olarak paylaşırlar.Satelliti progradi Gruppo di Himalia, condividono un'inclinazione media di 28° e orbite raggruppate.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.1986 – La sonda spaziale Voyager 2 passa a circa 80.000 chilometri da Urano.
Bu uyduların her birinin belli bir amacı vardır.Ognuno dei tre sembra avere uno scopo.
S/2004 S 13, Satürn'ün isimlendirilmemiş uydularından biridir.S/2004 S 13 è un satellite naturale di Saturno.
Ay, Dünya'nın tek doğal uydusudur.La Luna è il solo satellite naturale del pianeta Terra.
Bu uyduların periyodu sırasıyla 10 ve 21½ saattir.Prevalse lo spagnolo per appena 21 secondi e mezzo.
Fotoğrafik olarak ilk keşfedilen uydudur.Fu il primo satellite ad essere scoperto fotograficamente.
Sloganı ise, "Dünya senin uydu bağlantındır".Lo slogan del canale diventa "Il mondo è con voi".
Yaklaşık 50 yıl boyunca Herschel'in ekipmanları Uranüs'ün uydularının göründüğü tek teleskop olarak kaldı.Per circa cinquant'anni lo strumento di Herschel fu l'unico in grado di osservarle.
Bir Amish kasabasında garip bir uydu bulunur.Strani omicidi avvengono in una comunità Amish.
Samanyolu'nun uydu gökadasıdır ve 2006 yılında keşfedilmiştir.È quasi sicuramente un gigante gassoso, scoperto nel 2006.
Hollywood Sign Hollywood Sign'ın uydu görüntüsü.Mulholland: qui è presente una scritta isprirata alla Hollywood Sign.
Mark Arm yıllar sonra "Tabii ki grunge'ı ben uydurmadım.Anni dopo Arm dichiarò: "Ovviamente, non ho inventato .
ESTCube-1, Estonya'nın ilk uydu projesidir.ESTCube-1 è il primo satellite artificiale estone.
Yerel Grup'un bir üyesidir ve Samanyolu'nun en uzak uydu gökadalarından birisi olduğu düşünülmektedir.Fa parte del Gruppo locale e si pensa che sia una delle galassie satelliti della Via Lattea più lontane.
Birçok kişi bu çağrıya uydu.Ancora più uomini risposero a questa convocazione.
Bir şey deneyle ters düşüyor ve buna hemen başka bir açıklama uyduruyorlar.Ma qualcosa va storto e devono ricorrere ad un altro espediente.
DORIS işaretleri iki UHF frekansı olan, 401,25 MHz ve 2.036,25 MHz frekansları uydulara iletir.I radiofari DORIS trasmettono su due frequenze UHF: 401,25 MHz e 2036,25 MHz.
Cüce galaksi M32, Andromeda galaksisinin uydu galaksisidir.M32, una luminosa galassia ellittica satellite della Galassia di Andromeda.
Oberon , Uranüs'ün önemli uydularının en dışta olanıdır.Oberon è il più esterno dei satelliti di Urano.
Satürn'ün 4 yeni uydusu keşfedildi.La sonda ha scoperto finora quattro nuovi satelliti di Saturno.
Bunu kim uydurmuş?” dediğini belirtmiştir.Credete che possa fabbricarne?».
1609'da Galileo Galilei'den beri Jüpiter'de yeni bir uydu keşfeden ilk kişi oldu.Fu il primo a scoprire una nuova luna di Giove dai tempi di Galileo Galilei, nel 1609.
DSCOVR uydusu, 11 Şubat 2015 tarihinde fırlatıldı.Zorniger è licenziato l'11 febbraio 2015.
Geri kalan 6 tanesi yedek uydulardır.I rimanenti 6 seggi erano invece assegnati con un metodo proporzionale.
Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş., Türkiye'nin Kablo TV ve tek uydu operatörüdür.Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV İşletme A.Ş. è l'unico operatore satellitare in Turchia.
Triton, geri devimli yörüngeye sahip olduğu bilinen tek doğal uydudur.Tritone è l'unico grande satellite con orbita e direzione retrograda.
Kanal, Yeghvard Highway N1 uydu yayını üzerinden izlenebilmektedir.Il GeoEye-1 può immagazzinare immagini fino a 60 gradi fuori dal nadir.
Alçak Dünya yörüngesi uyduları olup her 90 dakikada bir bir dünya yörüngesini tamamlamaktadırlar.Questi satelliti in orbita bassa effettuano un'orbita ogni 90 minuti.
Bu takım uydular düşük maliyetle uzay erişim imkanı sağlamaktaydı.Questa forza avrebbe sicuramente aumentato il potenziale di supporto a corto raggio per le unità di sbarco.
Şarca'da da bir uydu yerleşkesi vardır.Nel cantone si trova anche una raffineria.
2005 - Avrupa Uzay Ajansına (ESA) ait Huygens adlı uzay sondası Satürn'ün uydusu Titan'ın yüzeyine indi.2005 – Arrivano sulla Terra le foto della sonda Huygens su Titano.
Birinci mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin kararına uydu.Ai sensi della sentenza della Corte Costituzionale nr.
Uydum imama." denip niyet edilir.Già la sento..." e imita il motivetto.
Bu uydu fotoğraf yöntemiyle bulunan ilk uydu oldu.Fu proprio questo il punto di partenza che portò all'ideazione del Fotofono.
1960, İlk meteoroloji uydusu Tiros gönderildi.1960 - Viene lanciato il primo satellite meteorologico, il TIROS-1.
Diğer birçok kanalda buna uydu.Lavorato con tutti gli altri canali.
1997 yılında Magellan'da ilk el tipi küresel uydu iletişimcisi GSC 100 tanıtıldı.Nel 1990, viene presentato a Milano il primo esemplare Socimi Macchi numero 100.
Bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir.I nomi dei satelliti derivano da personaggi delle opere di Shakespeare e Alexander Pope.
Ama sadece bir animedeki konunun bir başka animeye uydurulmasından ibaret değil sanırım."Diavolo, spero di non ricevere più un'altra nomination».
İç satışlar da, üretime ayak uydurmuştur.Mamma: Sei andato a fare la spesa al mercato?
Ters yöne giden uydular Carme grubu ortalama eğimini 165° olarak paylaşırlar .Satelliti retrogradi Gruppo di Carme, condividono un'inclinazione media di 165° e orbite raggruppate.
Japon şirketleri ile de Japonya için uydu yapımında ortak olmuşlardır.È in cantiere un progetto di miglioramento con la collaborazione di società giapponesi.
Nereid, Neptün'ün en büyük üçüncü uydusudur.Nereide è la terza luna di Nettuno per grandezza.
Yayınlar Astra 2D uydusu üzerinden verilir.I suoi resti vengono trovati dall'Enterprise-D.
Patriot 90 saniyedir ve uydu gerekmektedir.L'arbitro ha 90 secondi a disposizione per rivedere l'azione.