Bu konuda sizi uyarmak isterim.وأريد تحذيركم من ذلك.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.始めに言っておきたいのは 思いやりや黄金律は素晴らしく
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ce n`est pas pour vous faire honte que j`écris ces choses; mais je vous avertis comme mes enfants bien-aimés.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Detta skriver jag, icke för att komma eder att blygas, utan såsom en förmaning till mina älskade barn.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.En kirjoita tätä häväistäkseni teitä, vaan niinkuin rakkaita lapsiani neuvoen.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ikke for at beskæmme eder skriver jeg dette; men jeg påminder eder som mine elskede Børn.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ik schrijf dit niet om u een gevoel van schaamte te geven, maar om u, mijn beste vrienden, terecht te wijzen.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Jeg skriver ikke dette for å vanære eder, men for å påminne eder som mine elskede barn.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.내가 너희를 부끄럽게 하려고 이것을 쓰는 것이 아니라 오직 너희를 내 사랑하는 자녀 같이 권하려 하는 것이라
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Não escrevo estas coisas para vos envergonhar, mas para vos admoestar, como a filhos meus amados.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Nem azért írom ezeket, hogy megszégyenítselek titeket, hanem mint szerelmes gyermekeimet intelek.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ne pišem tega, da bi vas sramotil, marveč svarim vas kakor svoje ljubljene otroke.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Nepíšem tohoto nato, aby som vás zahanbil, ale napomínam ako svoje milované deti.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ne proto, abych vás zahanbil, píši toto, ale jako svých milých synů napomínám.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Nicht schreibe ich solches, daß ich euch beschäme; sondern ich vermahne euch als meine lieben Kinder.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Non per farvi vergognare vi scrivo queste cose, ma per ammonirvi, come figli miei carissimi
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.No os escribo esto para avergonzaros, sino para amonestaros como a mis hijos amados
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Nu vă scriu aceste lucruri, ca să vă fac ruşine; ci ca să vă sfătuiesc ca pe nişte copii prea iubiţi ai mei.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.To piszę, nie przeto, abym was zawstydził; ale jako dziatki moje miłe napominam.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Δεν γραφω ταυτα προς εντροπην σας, αλλ' ως τεκνα μου αγαπητα νουθετω.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Не к постыжению вашему пишу сие, но вразумляю вас, как возлюбленных детей моих.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Не на сором вам се пишу, а яко дітей моїх любих остерегаю.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Що искате? С тояга ли да дойда при вас? Или с любов и кротък дух?
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.ולא לביש אתכם אני כתב הדברים האלה כי אם מזהיר אתכם כבני האהובים׃
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.ليس لكي اخجلكم اكتب بهذا بل كاولادي الاحباء انذركم.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.我 寫 這 話 、 不 是 叫 你 們 羞 愧 、 乃 是 警 戒 你 們 、 好 像 我 所 親 愛 的 兒 女 一 樣
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.我 寫這話 、 不 是 叫 你 們 羞愧 、 乃是 警戒 你 們 、 好像 我 所 親愛 的 兒女 一樣
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Das ist -- das ist heftiges Material, ich sollte sie warnen.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Dit is heftig beeldmateriaal, ik moet jullie waarschuwen.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Es... es material intenso, se lo advierto.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Ini -- Ini tayangan yg cukup mengguncang, sebagai peringatan
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Jeg bør advare jer om, at det er voldsomme scener. ...bare fucking.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Je préfère vous prévenir, c'est -- c'est intense.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.이 영상은 끔찍한 장면을 포함하고 있음을 알려드립니다.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Si tratta - vi avverto - di materiale molto forte.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Szeretném, -- szeretném figyelmeztetni önöket, ez eléggé megrázó anyag.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Tämä on -- tämä on rankkaa tavaraa, varoitan.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.To je -- opozoriti vas moram, da gre za nasilno gradivo.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.To jest -- ostrzegam, że to jest drastyczny materiał.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Trebuie să vă avertizez că înregistrarea conţine imagini şocante.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Upozorňujem, že je to pôsobivý materiál.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Upozorňuji, že jde o působivý materiál.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Xin báo trước rằng đây là một đoạn phim rất bạo lực.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Αυτό είναι - Αυτό είναι ακραίο υλικό, σας προειδοποιώ.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Това е - това е много графичен материал, трябва да ви предупредя.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.Это довольно "горячий" материал, должен вас предупредить.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.זהו -- חומר חזק, אני צריך להזהיר אתכם.
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.هذه -- هذه مادة فيلمية قاسية , أنا أفضل أن أحذركم .
Bu--şiddet içeriyor.. Sizi uyarmalıyım.(無線) 視野に入ったらぶちかませ
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni? Bok gibi hissediyorum.Bukankah aku memperingatkan kamu untuk tidak minum terlalu banyak! aku merasa seperti sampah.
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni? Bok gibi hissediyorum.Bukankah aku memperingatkan kamu untuk tidak minum terlalu banyak! aku merasa seperti sampah.
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni? Bok gibi hissediyorum.Предупредих те да не пиеш много!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Chẳng phải em đã bảo anh đừng uống quá nhiều sao!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Heb ik u waarschuwen niet te veel te drinken!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Inte jag varna er att inte dricka för mycket!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Je ferai attention.
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Je t'avais prévenu de pas trop boire !
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Nevarovala jsem tě, abys tolik nepil?!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?¡No te advertí que no bebieras mucho!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?¿No te lo advierten no beber demasiado!