bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;και αυτος, ιδων την ρομφαιαν επερχομενην επι την γην, σαλπιση εν σαλπιγγι και σημανη εις τον λαον,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и он, увидев меч, идущий на землю, затрубит в трубу и предостережет народ;
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;и той, като види че мечът иде върху земята, затръби и предупреди людете,
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;וראה את החרב באה על הארץ ותקע בשופר והזהיר את העם׃
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;فاذا رأى السيف مقبلا على الارض نفخ في البوق وحذّر الشعب
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見 刀 劍 臨 到 那 地 、 若 吹 角 、 警 戒 眾 民
bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çaldığı zaman;他 見刀 劍臨 到 那地 、 若 吹角 、 警戒 眾民
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.És egy kis meglepetést is raktam bele.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Ich hatte es den Leuten nicht gesagt, daher dachte ich, es wäre besser, sie zu warnen.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Jag lade också i en överraskning.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.굳이 하지 않아도 되지만, 경고하는 것이 좋다고 생각했어요.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.No se lo había dicho a la gente, así que pensé que mejor era advertirles.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Pomyślałem, że lepiej ich ostrzec.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Regeringen zullen vallen en ik zou ze niet gewaarschuwd hebben. Dus vandaar.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Tôi đã không nói cho mọi người, nên tôi nghĩ mình nên cảnh báo họ
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.Я не говорил этого людям, так что я подумал, что лучше их предупредить.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.ולא הייתי אומר לאנשים לעשות את זה, אז מוטב שאזהיר אותם.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.و لم اكن لأقول للناس، ففكرت انه من الافضل تحذيرهم.
Ben de insanları uyarmamış olacaktım, bu yüzden en azından onları uyarayım diye düşündüm.そして 小さなお楽しみも付けました 箱のふたを開けると
Ben sizi bu konuda uyarmak istedim.이것에 대해 여러분에게 말씀드리고 싶었습니다
Ben sizi bu konuda uyarmak istedim.רציתי להזהיר אתכם בקשר לכך.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Azért vagyok itt, hogy riogassak.
Ben sizi uyarmak için buradayım. Çözmek sizin işiniz.Jeg er her for at alarmere, det er jeres job at løse.
Ben sizi uyarmak için buradayım. Çözmek sizin işiniz.전 경고하기 위해 여기 있는겁니다. 여러분이 푸셔야 합니다.
Ben sizi uyarmak için buradayım. Çözmek sizin işiniz.אני פה להתריע. זו הבעיה שלכם לפתור.
Ben sizi uyarmak için buradayım. Çözmek sizin işiniz.أنا هنا لأحذركم. وظيفتكم حل المشكل.
Ben sizi uyarmak için buradayım. Çözmek sizin işiniz.(笑)
Ben sizi uyarmak için buradayım.Estoy aquí para alarmar.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Eu estou aqui para alertar.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Eu trag semnalul de alarmă.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Ich bin hier, um zu alarmieren.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Ik ben hier om te alarmeren.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Jag är här för att skrämma upp er.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Já jsem tu, abych vás varoval.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Ja robím poplach.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Jestem tutaj, żeby was zaalarmować.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Je suis ici pour alerter.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Saya di sini untuk memperingatkan.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Sono qui per dare l'allarme.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Tôi ở đây để cảnh báo.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Είμαι εδώ για να σας αφυπνίσω.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Моё дело — предупредить.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Моя справа - повідомити.
Ben sizi uyarmak için buradayım.Тук съм за да алармирам.
Birbirimizi uyarmak için çeşitli yöntemler kullanmaya başladık.Cominciammo ad usare altri metodi per stimolarci l'un l'altro.
Birbirimizi uyarmak için çeşitli yöntemler kullanmaya başladık.Il nous fallut des accessoires pour accentuer les douleurs.
Birbirimizi uyarmak için çeşitli yöntemler kullanmaya başladık.Мы стали использовать разные приспособления, чтобы стимулировать удовольствие друг друга.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Chci vás varovat.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Erről figyelmeztetni akarom önöket.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Ich will sie nur davor warnen.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Ik wil je daarvoor waarschuwen.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Je veux vous en avertir.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.이 점을 미리 말씀드리고 싶었습니다.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Od razu chcę was o tym uprzedzić.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Quiero advertirles al respecto de esto.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Voglio avvisarvi di questo.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Vreau sa va previn.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Искам да ви предупредя за това.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.Так что, я вас предупредил.
Bu konuda sizi uyarmak isterim.אני רוצה להזהיר אתכם בקשר לזה.