Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?Говорила я тебе не пить столько!
Çok içme diye uyarmadım mı ben seni?ألم أحذّركَ بأن لا تشرب كثيراً
Değerin değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at verdien er endret
- Doğu Asya, 11 dakika. - Uyarmalıyız.- Értesítsük a...
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.Dacă vreau să vă avertizez, nu vă arăt cu mâna, ci strig.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.Jeśli chcę cię ostrzec, nie będę machać, tylko krzyknę.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.Nếu tôi muốn cảnh báo bạn điều gì đó, tôi sẽ không vẫy tay, mà sẽ hét lên.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.Se voglio mettervi in guardia, non gesticolo: grido.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.Si je tiens à vous avertir de quelque chose, je ne vous fais pas signe, je vais crier.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.אם ארצה להזהיר אתכם מפני משהו, לא אנופף אליכם, אלא אצעק.
Hayır ! Onları uyarmalısın, Dunedain içinNee! je moet ze waarschuwen, voor de Dúnedain schiet op!
Hemen eve gitmeliyim. Oğlumu ve gelinimi gitmemeleri için uyarmalıyım.Трябва бързо да се прибера, за да предупредя сина си и снахата да не тръгват.
İnanıyorum Tanrı Nuh'a insanları uyarmasını söyledi şeytani alışkanlıklarını değiştirmesi gereken insanları저는 하나님이 노아한테 사람들에게 이렇게 경고하라고 했다고 믿습니다. 사람들이 범하는 모든 사악한 짓을 그만둬야 한다고
İnanıyorum Tanrı Nuh'a insanları uyarmasını söyledi şeytani alışkanlıklarını değiştirmesi gereken insanlarıאני מאמין שהוא אמר לנוח להזהיר את האנשים שהם צריכים לשנות את דרכיהם הרעות
İnanıyorum Tanrı Nuh'a insanları uyarmasını söyledi şeytani alışkanlıklarını değiştirmesi gereken insanlarıأعتقد أنه أخبر نوح بتحذير الناس من أنهم يجب أن يتركوا كل الطرق الشريرة
İnanıyorum Tanrı Nuh'a insanları uyarmasını söyledi şeytani alışkanlıklarını değiştirmesi gereken insanları「ノアよ 人々に警告せよ その邪悪な在り方を改めよ とー 私が全てを破壊してしまう前にな」
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Będę się teraz, aby ostrzec Jim i stara się być w gotowości, i zobaczyć, o konia.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Bom ven opozoriti Jim in stara ženska, ki je v pripravljenosti, in videti približno konja.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Budem sa teraz varovať Jim a žena je v pohotovosti, a vidieť na koňa.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Budu se nyní varovat Jim a žena je v pohotovosti, a vidět na koně.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Én megyek ki most, hogy figyelmeztesse Jim, és az öregasszony, hogy készen, és hogy a a ló.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Ich gehe jetzt, um Jim und die alte Frau in Bereitschaft sein zu warnen und zu sehen, das Pferd.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Ik ga er nu aan Jim en de oude vrouw die in gereedheid te waarschuwen, en te zien over het paard.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Jag ska ut nu varna Jim och den gamla kvinnan att vara i beredskap, och att se om hästen.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Jeg vil ud nu for at advare Jim og den gamle kvinde at være i beredskab, og for at se om hesten.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Je sors aujourd'hui de mettre en garde Jim et la vieille femme à être prêt, et de voir au sujet le cheval.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.나는 짐과 준비에하는 할머니에게 경고를 지금 당장 갈거야, 약보기 말.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Olen menossa ulos nyt varoittamaan Jim ja vanhan naisen olla valmiina, ja nähdä noin hevonen.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Sto uscendo ora per avvertire Jim e la vecchia per essere pronti, e per vedere di il cavallo.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Tôi sẽ ra ngay bây giờ để cảnh báo Jim và người phụ nữ cũ để được sẵn sàng, và để xem về con ngựa.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Voy a salir ahora para advertir a Jim y la vieja para estar en disposición, y para ver sobre el caballo.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Аз излизам сега, за да предупреди Джим и старата жена да бъде в готовност, и да видите за коня.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Я збираюся прямо зараз, щоб попередити Джим і стара бути в готовності, і подивитися, про коня.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.Я собираюсь прямо сейчас, чтобы предупредить Джим и старуха быть в готовности, и посмотреть, о лошадь.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.وانا ذاهب الآن للتحذير من جيم وامرأة تبلغ من العمر ليكون في جاهزية ، ورؤية حول الحصان.
Jim ve hazır olmak için yaşlı kadını uyarmak için dışarı gidiyor, ve görmek için atın.馬。 我々は非常に公正なスタートを持って、そして彼らの前にスタンドを取得する見込みがある
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.E sull'altro lato della spiaggia c'è un singolo Britannico. Lei ha giusto il tempo di -- (Risate)
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.그런데 만약 총리님께 한 집에만 소식을 알릴 시간이 있으시다면 어떻게 하시겠습니까?
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.La celalalt capat al plajei este un singur britanic.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Ma pan czas żeby ostrzec tylko jeden dom. Co pan robi?
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var. Ne yaparsınız?И у Вас есть время только... (смех) у Вас есть время оповестить только один из домов.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Ngài có thời gian để -- (Cười) ngài có thời gian để cảnh báo một ngôi nhà.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Önnek arra van ideje, hogy - (Nevetés) Arra van ideje, hogy az egyik házat riassza.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.O senhor só tem tempo para... (Risos) ... só tem tempo para alertar uma casa.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Sie haben Zeit -- (Lachen) ein Haus zu alarmieren.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Tiene tiempo de... (Risas) Tiene tiempo de avisar a una casa.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.U hebt net genoeg tijd... (Gelach) ... om één huis te waarschuwen.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Vous avez le temps d'... (Rires) Vous avez le temps d'alerter une seule maison.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.Имате време да... (Смях) Имате време да предупредите едната къща.
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.יש בריטי יחיד יש לך זמן לעשות- (צחוק)
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.يوجد بريطانيٌ واحد. والوقت يكفي لكي -- (ضحك)
(Kahkahalar) Yalnızca birini uyarmaya vaktiniz var.(笑) 両方には危険を伝えられません さて どうしますか?
Oğlumu ve gelinimi gitmemeleri için uyarmalıyım.Figyelmeztetni a fiam és a feleségét, hogy ne menjenek.
Oğlumu ve gelinimi gitmemeleri için uyarmalıyım.Nhớ nói với thằng con ta với vợ nó đừng có mà đi nha.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.Bon, laissez-moi tout d'abord vous dire que je ne suis pas la traditionnelle fille Yéménite.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.Bueno, en primer lugar les advierto que no soy la típica joven yemení.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.Ei bine, permiteți-mi să vă avertizez că nu sunt fata tradițională Yemenită.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.Goed, laat ik je eerst waarschuwen dat ik niet het typische Jemenitische meisje ben.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.나디아: 먼저 말씀드리자면 저는 전통적인 예멘 여자가 아니에요.
Öncelikle sizi uyarmalıyım, ben geleneksel bir Yemen kızı değilim.NA: À, để tôi cảnh báo các bạn trước nhé rằng tôi không phải là một cô gái Yemen truyền thống.