Ana içeriğe geç
Sözlük

uyarma ile cümle

uyarma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu distopyaların amacı, insanları bu türden tehlikeler için önceden uyarmaktadır.A partir de ello se propone advertir a los demás acerca de semejante peligro.
Athena, Arakne'yi uyarmak için yaşlı bir kadın kılığına girerek Arakne'ye tanrıları kızdırmamasını öğütler.Atenea quiso dar una última oportunidad de redimirse a Aracne y le advirtió que no enfadara a los dioses.
Suyu içmememiz için bizi uyarmayı unuttun.Hai dimenticato di avvisarci di non bere l'acqua.
Neden onu uyarmadın?Perché non l'hai avvisato?
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."Possiamo noi essere possessori di ricchezze».
Beni uyarmalıydın.Ты должен был меня предупредить.
Beni uyarmalıydınız.Вы должны были меня предупредить.
Sizi uyarmaya çalıştık.Мы пытались вас предупредить.
Seni uyarmaya çalıştık.Мы пытались тебя предупредить.
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."Люди непременно припомнят нам это».
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Хансен, которая пришла предупредить Старка, пережила нападение вместе с Поттс.
Giriş sinyali ve uyarma ışığı önemli derecede farklı dalga boylarına sahiptirler.Входной сигнал и луч накачки должны иметь существенно отличающиеся длины волн.
Uygun elektronik sorgulama (uyarma) yapıldığı zaman yanıt sinyali yollayabilir.Во время звонка можно послать звонящему электронное сообщение.
Bu distopyaların amacı, insanları bu türden tehlikeler için önceden uyarmaktadır.Именно зарплаты манили людей на столь опасную работу.
Bu kitabın böyle bir araştırma hevesini uyarmasını umuyorum.Вот почему я настоятельно, от души советую прочесть эту правдивую книгу.
Doğal ve endüstriyel afetler durumunda askeri ve askeri olmayan unsurları doğanın tehlikeleri ile uyarmak.مساعدة السكان في حالة الكوارث الطبيعية والصناعية ويحذر من مخاطر الطبيعة العسكرية وغير العسكرية.
İşe geç kalan bir çalışanı ertesi gün değil, gününde uyarmak gibi.من نصائح أبي لي كل يوم: لا تؤخر عمل يومك إلى غدك.
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."E nós compusemos."
O sefer on kişi Kameny ile yürümüştü ve basını niyetlerine dair hiç uyarmamıştı.Dez pessoas marcharam com Kameny e não alertaram sobre suas intenções.
Bir kimseyi iğnelemek, uyarmak veya dikkatini çekmek amaçlı yapılan söz sanatı da denilebilir.Que um Arhat pode estar faltando em conhecimento, ter dúvidas ou se destacar por outros.
CIA Başkanı George Tenet, kendisini uyarmasına rağmen istifa yaşanacaktır.VS - CIA-directeur George Tenet maakt zijn aftreden bekend.
Kurtulan son beş kişi 12 Koloniyi uyarmak üzere yola çıktı.De overlevenden van de aanval op de 12 koloniën vluchten.
Beyaz tüylerini dikerek, bu şekilde birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için işaret verebilirler.Door de rode bollen op zijn hoofd, waarschuwt hij de anderen als er gevaar dreigt.
Bart, Superboy-Prime'ın kaçış kahramanları uyarmak için geri döndü.Hij keerde weer terug naar zijn eigen wereld toen Superboy-Prime ontsnapte.
Görevleri ise Orta Dünya’yı Sauron belasına karşı uyarmaktı.Zijn doel was doel de macht te veroveren over Midden-aarde, ook ten koste van Sauron.
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."My Mistrzowie!".
Giriş sinyali ve uyarma ışığı önemli derecede farklı dalga boylarına sahiptirler.Światła zezwalające na jazdę oraz światła sygnałów zastępczych mają oddzielne zasilacze grupowe.
Odaya girdiğimi uyarmak için Tom ve Mary birbirlerine bağıramayacak kadar çok meşguldü.Tom i Mary byli tak zajęci wrzeszczeniem na siebie, że nie zauważyli jak wszedłem do pokoju.
Tom'u uyarmak istiyordum.Я хотів попередити Тома.
Tom'u uyarmak istiyordum.Я хотіла попередити Тома.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Hansenová, která přišla Starka varovat, útok i s Pottsovou přežije.
Tenten entrikacıların tüm çabalarına rağmen Kral XII Muskar'a ulaşır ve onu uyarmayı başarır.Tintinovi se podaří, navzdory spiklencům, vládnoucího krále Muskara XII. varovat.
Homer hemen Springfield halkını yaklaşan felaket hakkında uyarmaya gider.Homer se s rodinou chystá na rekonstrukci Springfieldské občanské války.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Hansen, care a venit să-l avertizeze pe Stark, supraviețuiește atacului împreună cu Pepper.
Tom'u uyarmamız lazım.Trebuie să îl avertizăm pe Tom.
Beyaz tüylerini dikerek, bu şekilde birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için işaret verebilirler.Hangos csettegő kiáltással figyelmeztetik egymást a veszélyre.
Niçin Tom'u uyarmadın?Miért nem figyelmeztetted Tomot?
O sefer on kişi Kameny ile yürümüştü ve basını niyetlerine dair hiç uyarmamıştı.Kymmenen henkeä marssi silloin Kamenyn kanssa, eivätkä he olleet kertoneet tiedotusvälineille aikeistaan.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Starkia varoittamaan tullut Hansen selviytyy hyökkäyksestä Pottsin kanssa.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.Huusimme varoittaaksemme kaikkia vaarasta.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Η Χάνσεν, η οποία πήγε στο σπίτι για να προειδοποιήσει τον Σταρκ, επιβιώνει της επίθεσης μαζί με την Ποτς.
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.Αυτό επιτρέπει επιφάνειες κοπής ποιότητας σχεδόν laser.
Haberci ise onları uyarmak amacıyla ara vermeden harar diye bağırır.Fangevogteren bad dem om at vente, til han meldte fra.
Homer hemen Springfield halkını yaklaşan felaket hakkında uyarmaya gider.I episoden blir Homer en forkjemper for innbyggernes sikkerhet i Springfield.
19. yüzyılın ortalarında makinisti tahrip olmuş yollara karşı uyarmak için kullanılmaya başlandı.På begynnelsen av det 19. århundre ble det gjort forsøk på å benytte damp til transporten.
(Birini uyarmak için söylenir, açıklayıcı edimsellik) Defol!Firman Allah SWT: Oleh sebab itu berikanlah peringatan, karena peringatan itu bermanfaat.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.Potts dan Hansen, yang datang untuk memperingatkan Stark, selamat dari serangan itu.
Görevleri ise Orta Dünya’yı Sauron belasına karşı uyarmaktı.Secara khusus, dia memperingatkan tentang ancaman Saten.
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."Kami orang-orang rumahan."
Uyarma erteleme için bir geri sayım.Implementasi rencana penanggulangan.
(Birini uyarmak için söylenir, açıklayıcı edimsellik) Defol!その時までに町を去れ」と警告する。
Arya babasını uyarmaya çalışır fakat iki yabancının kim olduğunu bilmediği için önemsenmez.アリアは父に警告しようとするが、二人の正体がわからずに口ごもる。
Babasının ölmeden önce Michael'i uyarması ile Michael tuzağı anlamıştır.ウィリアムが死亡する前にゲームのことを聞かされる。
Bunu en az üç düzenek ile yapar: 1)Somatostatin salımını uyarmasıyla.使い道は大きく3通りあり、1つはこれで暗器(小型の飛び道具)を飛ばすこと。
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."他只为他自己,我为万民上。
(Birini uyarmak için söylenir, açıklayıcı edimsellik) Defol!你若省略所說的言論,便可以開啓悟性。
Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız."우리는 복 받은 사람들"”.
Kış Masalı oyununun şu sinema filmi uyarmaları bulunmaktadır: 1910 sessiz film versiyonu.영화 예술은 무성 영화가 발성 영화로 대체되는 1920년대 후반 이전, "무성 영화 시대"(silent era)로 전성을 누렸다.
Tom'u uyarmalıyım.나는 톰에게 경고해야 해.
Stark’ı uyarmaya gelen Hansen, saldırıdan Potts ile beraber sağ kurtulur.הנסן, שהגיעה להזהיר את סטארק, שורדת את המתקפה יחד עם פוטס.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod