uyarınca ile cümle

uyarınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,ثانياً على حسب بروتوكل لحم البقر من تلك الأتفاقية، الدول الأفريقي التي تنتج اللحم البقري
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,牛肉を生産しているアフリカの国々は 牛肉を免税で欧州連合の市場に輸出できる割り当てがあります。
İsrail Kralı Davutla oğlu Süleymanın yazılı düzeni uyarınca, boylarınıza, bölüklerinize göre hazırlanın.너희는 이스라엘 왕 다윗의 글과 다윗의 아들 솔로몬의 글을 준행하여 너희 족속대로 반열을 따라 스스로 예비하고
İsrail Kralı Davutla oğlu Süleymanın yazılı düzeni uyarınca, boylarınıza, bölüklerinize göre hazırlanın.והכונו לבית אבותיכם כמחלקותיכם בכתב דויד מלך ישראל ובמכתב שלמה בנו׃
İsrail Kralı Davutla oğlu Süleymanın yazılı düzeni uyarınca, boylarınıza, bölüklerinize göre hazırlanın.واعدّوا بيوت آبائكم حسب فرقكم حسب كتابة داود ملك اسرائيل وحسب كتابة سليمان ابنه.
İsrail Kralı Davutla oğlu Süleymanın yazılı düzeni uyarınca, boylarınıza, bölüklerinize göre hazırlanın.你 們 應 當 按 著 宗 族 、 照 著 班 次 、 遵 以 色 列 王 大 衛 和 他 兒 子 所 羅 門 所 寫 的 、 自 己 豫 備
İsrail Kralı Davutla oğlu Süleymanın yazılı düzeni uyarınca, boylarınıza, bölüklerinize göre hazırlanın.你 們應當 按 著 宗族 、 照著 班次 、 遵以色列 王 大衛 和 他 兒子 所羅門 所 寫 的 、 自己 豫備
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Bare feet og hærfanget i denne by tok Israel for sig selv efter Herrens ord, som han hadde talt til Josva.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.오직 그 성읍의 가축과 노략한 것은 여호와께서 여호수아에게 명하신 대로 이스라엘이 탈취하였더라
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.Samo živino in plen mesta so si Izraelci razdelili med seboj, po besedi GOSPODOVI, ki jo je zapovedal Jozuetu.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.רק הבהמה ושלל העיר ההיא בזזו להם ישראל כדבר יהוה אשר צוה את יהושע׃
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.لكن البهائم وغنيمة تلك المدينة نهبها اسرائيل لانفسهم حسب قول الرب الذي امر به يشوع.
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城 中 的 牲 畜 、 和 財 物 、 以 色 列 人 都 取 為 自 己 的 掠 物 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 約 書 亞 的 話
İsrailliler, RABbin Yeşuya verdiği buyruk uyarınca, kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar.惟 獨 城中 的 牲畜 、 和 財物 、 以色列人 都 取為 自己 的 掠物 、 是 照 耶和華 所 吩咐 約書亞 的話
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.A papi tiszt szokása szerint reá jutott a sor, hogy bemenvén az Úrnak templomába, jó illatot gerjesszen.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.at det efter preste-tjenestens sedvane tilfalt ham å gå inn i Herrens tempel og ofre røkelse;
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.da ga zadene žreb, naj zažge kadilo, ko vstopi v svetišče Gospodovo.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.d`après la règle du sacerdoce, à entrer dans le temple du Seigneur pour offrir le parfum.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.după obiceiul preoţiei, a ieşit la sorţi să intre să tămîieze în Templul Domnului.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.että hän tavanmukaisessa pappistehtävien arpomisessa sai osaksensa mennä Herran temppeliin suitsuttamaan.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Khi đã bắt thăm theo lệ các thầy cả lập ra rồi, thì người được gọi vào nơi thánh của Chúa để dâng hương.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Khi đã bắt_thăm theo lệ các thầy_cả lập ra rồi , thì người được gọi vào nơi thánh của Chúa để dâng hương .
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.제사장의 전례를 따라 제비를 뽑아 주의 성소에 들어가 분향하고
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.nach Gewohnheit des Priestertums, und an ihm war, daß er räuchern sollte, ging er in den Tempel des HERRN.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.segundo o costume do sacerdócio, coube-lhe por sorte entrar no santuário do Senhor, para oferecer o incenso;
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.tilfaldt det ham efter Præstetjenestens Sædvane at gå ind i Herrens Tempel og bringe Røgelseofferet.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.že podľa obyčaje kňazského úradu dostal losom, aby kadil, vojdúc do chrámu Pánovho.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Že vedle obyčeje úřadu kněžského los naň přišel, aby položil zápal, vejda do chrámu Páně.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Że według zwyczaju urzędu kapłańskiego przypadł nań los, aby kadził, wszedłszy do kościoła Pańskiego.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.κατα το εθος της ιερατειας επεσεν εις αυτον ο κληρος να θυμιαση εισελθων εις τον ναον του Κυριου
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.И нямаха чадо, понеже Елисавета беше неплодна, а и двамата бяха в напреднала възраст.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.по жребию, как обыкновенно было у священников, досталось ему войти в храм Господень для каждения,
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.то, звичаєм сьвященства, довелось йому кадити, увійшовши в церкву Господню.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.וכמשפט עבודת הכהנים יצא גורלו להקטיר קטרת ויבא אל היכל יהוה׃
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.حسب عادة الكهنوت اصابته القرعة ان يدخل الى هيكل الرب ويبخر.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.照 祭 司 的 規 矩 掣 籤 、 得 進 主 殿 燒 香
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.照 祭司 的 規矩 掣籤 、 得 進 主殿 燒香
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Abbiamo mandato dunque Giuda e Sila, che vi riferiranno anch'essi queste stesse cose a voce
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Alltså sända vi nu Judas och Silas, vilka ock muntligen skola kungöra detsamma för eder.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Am trimes dar pe Iuda şi pe Sila, cari vă vor spune prin viu grai aceleaşi lucruri.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Así que hemos enviado a Judas y a Silas, los cuales también os confirmarán de palabra el mismo informe
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.De twee mannen die wij sturen, zijn Judas en Silas. Zij zullen u vertellen wat wij besloten hebben.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Enviamos portanto Judas e Silas, os quais também por palavra vos anunciarão as mesmas coisas.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.그리하여 유다와 실라를 보내니 저희도 이 일을 말로 전하리라
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Küldöttük azért Júdást és Silást, kik élõszóval szintén tudtotokra adják ugyanezeket.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Me lähetämme siis Juudaan ja Silaan, jotka myös suusanalla ilmoittavat teille saman.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Nous avons donc envoyé Jude et Silas, qui vous annonceront de leur bouche les mêmes choses.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Poslali sme tedy Júdu a Sílasa, ktorí aj sami ústne povedia to isté.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Poslali smo torej Juda in Sila, ki bosta tudi sama ustno isto povedala.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Protož poslali jsme Judu a Sílu, a tiť i ústně povědí vám totéž.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Przetoż posłaliśmy Judasa i Sylę, którzy wam i ustnie toż powiedzą.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.So haben wir gesandt Judas und Silas, welche auch mit Worten dasselbe verkündigen werden.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Vậy chúng ta đã sai Giu-đe và Si-la đến, để nói miệng với anh em về việc đó:
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Vậy chúng_ta đã sai Giu-đe và Si-la đến , để nói miệng với anh_em về việc đó :
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Vi har da sendt Judas og Silas, som også skal forkynne eder det samme muntlig.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Vi have derfor sendt Judas og Silas, der også mundtligt skulle forkynde det samme.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Απεστειλαμεν λοιπον τον Ιουδαν και τον Σιλαν δια να σας απαγγειλωσι και αυτοι δια στοματος τα αυτα.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Итак мы послали Иуду и Силу, которые изъяснят вам то же и словесно.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.Післали ми оце Юду та Силу, котрі й самі розкажуть про те словом.
Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silası gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.על כן שלחנו את יהודה ואת סילא אשר גם המה יגידו זאת בפיהם׃
İlgili Sayfalar