uyarınca ile cümle
uyarınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Người Phi-li-tin bỏ các thần tượng mình tại đó; Ða-vít truyền thiêu nó trong lửa.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Người_Phi - li-tin bỏ các thần_tượng mình tại đó ; Ða - vít truyền thiêu nó trong lửa .
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Og de lod deres Guder i Stikken der, og David bød, at de skulde opbrændes.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.ott hagyák az õ [bálvány] isteneiket, és Dávid megparancsolá, hogy megégessék azokat.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Popustili so pa svoje bogove tamkaj. In David ukaže, in sežgali so jih v ognju.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Und sie ließen ihre Götter daselbst; da hieß sie David mit Feuer verbrennen.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Και εκει κατελιπον τους θεους αυτων και ο Δαβιδ προσεταξε και κατεκαυθησαν εν πυρι.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.И оставили там Филистимляне богов своих, и повелел Давид, и сожжены они огнем.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.И филистимците , оставиха там боговете си; а Давид заповяда, та ги изгориха с огън.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.ויעזבו שם את אלהיהם ויאמר דויד וישרפו באש׃
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.وتركوا هناك آلهتهم فامر داود فأحرقت بالنار.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.非 利 士 人 將 神 像 撇 在 那 裡 . 大 衛 吩 咐 人 用 火 焚 燒 了
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.非利士人 將 神像 撇在 那 裡 . 大衛 吩咐 人用 火焚 燒了
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.20 % προστατεύεται βάσει των οδηγιών για τα πτηνά και τους οικοτόπους.
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.2, muilla tietokerroksilla aina
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.cu Directivele pentru Păsări şi Habitate.
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.Resolutie: van 1 km2 voor de bodembedekingsgegevens tot
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.Zvyšných 20% je chránených podľa smerníc
Geri kalan % 20, Kuş ve Habitat Direktifleri uyarınca koruma altındadır.Останалите 20% са защитени съгласно защитени територии (
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.i hvem vi også have fået Arvelodden, forud bestemte efter hans Forsæt, der virker alt efter sin Villies Råd,
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.모든 일을 그 마음의 원대로 역사하시는 자의 뜻을 따라 우리가 예정을 입어 그 안에서 기업이 되었으니
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.v katerem smo tudi dobili delež kot naprej odmenjeni po sklepu njega, ki vse dela po ukrepu volje svoje,
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.אשר גם לקחנו בו נחלתנו אנחנו המיעדים לה מאז במחשבת פעל הכל כעצת חפצו׃
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.الذي فيه ايضا نلنا نصيبا معيّنين سابقا حسب قصد الذي يعمل كل شيء حسب رأي مشيئته
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.我 們 也 在 他 裡 面 得 了 基 業 、 〔 得 或 作 成 〕 這 原 是 那 位 隨 己 意 行 作 萬 事 的 、 照 著 他 旨 意 所 豫 定 的
Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrının amacı uyarınca önceden belirlenip Mesihte seçildik.我 們 也 在 他 裡面 得了 基業 、 〔 得 或 作成 〕 這 原 是 那位 隨己 意行 作萬 事 的 、 照著 他 旨意 所 豫 定的
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!(118:28) Душа моя истаевает от скорби: укрепи меня по слову Твоему.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Af Kummer græder. min Sjæl, oprejs mig efter dit Ord!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!A minha alma se consome de tristeza; fortalece-me segundo a tua palavra.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Ich gräme mich, daß mir das Herz verschmachtet; stärke mich nach deinem Wort.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Îmi plînge sufletul de durere: ridică-mă după Cuvîntul Tău!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Io piango nella tristezza; sollevami secondo la tua promessa
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Jiwaku hancur luluh ditimpa kesusahan, kuatkanlah aku sesuai dengan janji-Mu
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!나의 영혼이 눌림을 인하여 녹사오니 주의 말씀대로 나를 세우소서
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Linh hồn tôi, vì ưu sầu, chảy tuôn giọt lệ; Xin hãy làm cho tôi vững bền tùy theo lời Chúa.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Linh_hồn tôi , vì ưu_sầu , chảy tuôn giọt lệ ; Xin hãy làm cho tôi vững_bền tùy theo lời Chúa .
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mi alma llora de ansiedad; sostenme conforme a tu palabra
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mijn hart huilt van verdriet en wanhoop; helpt U mij overeind door Uw woord.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Min själ gråter av bedrövelse; upprätta mig efter ditt ord.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Min sjel gråter av sorg; reis mig op efter ditt ord!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Minun sieluni itkee murheesta; vahvista minua sanasi jälkeen.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Moja duša sa rozplýva v slzách od zármutku; občerstvi ma podľa svojho slova!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mon âme pleure de chagrin: Relève-moi selon ta parole!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Od otožnosti se v solzah taja duša moja, vzdrži me po besedi svoji!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Rozplývá se zámutkem duše má, očerstviž mne podlé slova svého.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Rozpływa się od smutku dusza moja; utwierdźże mię według słowa twego.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Sír a lelkem a keserûség miatt; vigasztalj meg a te igéd szerint!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Η ψυχη μου τηκεται υπο θλιψεως στερεωσον με κατα τον λογον σου.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Душата ми се топи от тъга; Укрепи ме според словото Ти.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!דלפה נפשי מתוגה קימני כדברך׃
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!قطرت نفسي من الحزن. اقمني حسب كلامك.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!我 的 心 因 愁 苦 而 消 化 . 求 你 照 你 的 話 使 我 堅 立
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!我的心 因 愁苦 而 消化 . 求你 照 你 的 話使 我 堅立
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Deuxièmement, selon les termes du protocole d'accord sur le bœuf,
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,En segundo lugar, bajo el protocolo, relacionado con la carne vacuna, de ese acuerdo,
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Kedua, dibawah protokol dari kesepakatan tersebut
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,둘째로, 이 협정의 소고기 협안 하에, 소고기를 생산하는 아프리카 국가들은
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Po drugie, na podstawie protokołu dotyczącego wołowiny tej umowy,
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,Thứ 2, theo thỏa thuận trong hiệp ước xuất khẩu thịt bò,
İkinci olarak, aynı anlaşmanın sığır eti protokolü uyarınca, sığır yetiştiren Afrika ülkelerinin,שנית, בהסכם זה בסעיף הבשר, מדינות אפריקאיות שמייצרות בשר