uyarınca ile cümle
uyarınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Chefen, större delen av Washington håller nog inte med.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Éste es un helicóptero Halcón Negro, donde no se puede fumar.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Federálne zákony zakazujú fajčiť na palube Čierneho Jastraba
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Federální zákony zakazují kouřit na palubě Černého Jestřába
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Legile federale interzic fumatul în acest Black Hawk...
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Segundo os reguIamentos federais, este heIicóptero é de não-fumadores.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Szefie, większość Waszyngtonu może się z tym nie zgodzić.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Zvezna pravila pravijo, kajenje prepovedano na helikopterjih...
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Ο κανονισμός απαγορεύει το κάπνισμα στο Μαύρο Γεράκι.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.Федералните закони определят да не се пуши в Блек Хоук хеликоптера.
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.לפי החוקים הפדרליים .אסור לעשן במסוק "בלאק-הוק" זה
Federal yönetmelik uyarınca sigara içilmeyen bir Kara Şahin helikopterindesiniz.مطار مقديشيو مركز قياده الجيش الامريكى
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Albowiem Faryzeuszowie i wszyscy Żydzi nie jedzą, jeźliby pilnie rąk nie umyli, trzymając ustawę starszych.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.(바리새인들과 모든 유대인들이 장로들의 유전을 지키어 손을 부지런히 씻지 않으면 먹지 아니하며
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Lebo farizeovia a všetci Židia robia tak, že ak si päsťou neumyjú rúk, nejedia držiac podanie starších.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Mert a farizeusok és a zsidók mind, a régiek rendelését követve, nem esznek, hanemha kezöket erõsen megmossák;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Nebo farizeové i všickni Židé nejedí, leč by ruce umyli, držíce ustanovení starších.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.(бо Фарисеї і всі Жиди, поки по локіть не помиють рук, не їдять, додержуючи переказу старших;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Ибо фарисеи и все Иудеи, держась предания старцев, не едят, не умыв тщательно рук;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.כי הפרושים וכל היהודים לא יאכלו בלתי את רחצו את ידיהם עד הפרק באחזם בקבלת הזקנים׃
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.لان الفريسيين وكل اليهود ان لم يغسلوا ايديهم باعتناء لا يأكلون. متمسكين بتقليد الشيوخ.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.( 原 來 法 利 賽 人 和 猶 太 人 、 都 拘 守 古 人 的 遺 傳 、 若 不 仔 細 洗 手 、 就 不 喫 飯
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.( 原來法 利賽人 和 猶 太 人 、 都 拘守 古人 的 遺傳 、 若不仔細 洗手 、 就 不 喫飯
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!(118:169) Да приблизится вопль мой пред лице Твое, Господи; по слову Твоему вразуми меня.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Chegue a ti o meu clamor, ó Senhor; dá-me entendimento conforme a tua palavra.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Giunga il mio grido fino a te, Signore, fammi comprendere secondo la tua parola
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!HERE, ik bid dat U mij zult horen. Wees trouw aan wat U hebt gezegd en maakt U mij verstandig.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Herra, suo minun valitukseni tulla sinun kasvojesi eteen, anna minulle ymmärrys sanasi jälkeen.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!HERRE, mitt rop komme inför ditt ansikte; giv mig förstånd efter ditt ord.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!HERR, laß meine Klage vor dich kommen; unterweise mich nach deinem Wort.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!여호와여 나의 부르짖음이 주의 앞에 이르게 하시고 주의 말씀대로 나를 깨닫게 하소서
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Lad min Klage nå frem for dit Åsyn, HERRE, giv mig Indsigt efter dit Ord!
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!La mitt klagerop komme nær for ditt åsyn, Herre! Lær mig efter ditt ord!
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Llegue mi clamor delante de ti, oh Jehovah; dame entendimiento conforme a tu palabra
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Oh Uram! hadd szálljon az én könyörgésem a te színed elé; tégy bölcscsé engem a te igéd szerint.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Panie! niech się przybliży wołanie moje przed oblicze twoje; według słowa twego daj mi zrozumienie.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Que mon cri parvienne jusqu`à toi, ô Éternel! Donne-moi l`intelligence, selon ta promesse!
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Să ajungă strigătul meu pînă la Tine, Doamne! Dă-mi pricepere, după făgăduinţa Ta.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Semoga seruanku sampai kepada-Mu, ya TUHAN, berilah aku pengertian, sesuai dengan janji-Mu
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Tav. Nech sa priblíži môj krik pred tvoju tvár, Hospodine! Daj mi rozumieť podľa svojho slova!
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Tav. Vpitje moje se bližaj tvojemu obličju, GOSPOD, daj mi razumnost po besedi svoji.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Thav Předstupiž úpění mé před oblíčej tvůj, Hospodine, a podlé slova svého uděl mi rozumnosti.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!"Ταυ." Ας πλησιαση η κραυγη μου ενωπιον σου, Κυριε συνετισον με κατα τον λογον σου.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!Тав. Нека стигне викането ми пред тебе, Господи; Вразуми ме според словото Си.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!תקרב רנתי לפניך יהוה כדברך הבינני׃
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!ت ـ ليبلغ صراخي اليك يا رب. حسب كلامك فهمني.
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!耶 和 華 阿 、 願 我 的 呼 籲 達 到 你 面 前 、 照 你 的 話 賜 我 悟 性
Feryadım sana erişsin, ya RAB, Sözün uyarınca akıl ver bana!耶和華 阿 、 願 我 的 呼籲達 到 你 面前 、 照 你 的 話賜 我 悟性
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.A zanechali tam svojich bohov. A Dávid povedal, aby ich spálili, a tak ich spálili ohňom.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.De lämnade där efter sig sina gudar; och David befallde att dessa skulle brännas upp i eld.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Der lot de efter sig sine guder, og David bød at de skulde brennes op med ild.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.E deixaram ali os seus deuses, que, por ordem de Davi, foram queimados a fogo.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Ei şi-au lăsat acolo dumnezeii, cari au fost arşi în foc, după porunca lui David.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.He jättivät siihen jumalansa, ja Daavid käski polttaa ne tulessa.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.I Filistei vi abbandonarono i loro idoli e Davide ordinò: «Brucino tra le fiamme!»
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Ils laissèrent là leurs dieux, qui furent brûlés au feu d`après l`ordre de David.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.I zostawili tam bogi swoje; a Dawid rozkazał, aby je spalono ogniem.
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.블레셋 사람이 그 우상을 그곳에 버렸으므로 다윗이 명하여 불에 사르니라
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Los filisteos abandonaron allí sus dioses, y David ordenó que fuesen quemados
Filistliler putlarını orada bıraktılar. Davutun buyruğu uyarınca putlar yakıldı.Nebo nechali tam bohů svých. I přikázal David, aby je spálili.