uyarı ile cümle
uyarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu uyarıların büyük bir kısmı insanın karşısına çıkarılan olayların içerdiği mesajdır.^ 主にその人物に不適切な発言があった(と考えられる)場合に掛かることが多い。
2006 yılı, 'Yüksek Uyarı!'2014年、『超高速!
Ama Tom ve Jerry'nin kovalamcası üzerine onları uyarır.そこへ追いかけっこをするトムとジェリー。
Windows Live Messenger ile uyarılar alma.Windows Live Messengerの機能。
Böylece uyarılmış bir frekans meydana gelir.以降は一旦不定期放送となる。
Uyarı ateşi Gazze Savaşı 2012 İsrail-Gazze çatışmaları ^ガザ紛争 (2008年-2009年) ガザ侵攻 (2014年) 中東戦争 パレスチナ問題
Yaptığımız değerlendirmeler hükümete, bu anlamda bir uyarıdır." dedi.この基準に照らしていえば、我々がイラクにつくった政府はとてつもなく素晴らしいものでした」。
Doktor, Bayan Foster'ı güvenliği için uyarır.スルガ警備保障保安士。
Onun dolayı insanları çevreye zarar vermekten ve böylece aynı hatayı yapmaktan uzak tutmak için uyarırlar.この段階では、加害者は被害者に罪悪感を与え、周囲には被害者が悪いと思わせようとする。
Uyarıcı belirtiler genellikle, dang ciddi boyutlara ulaşmadan görülür.警戒兆候は通常、重度のデング熱が発症する前に現れる。
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.この警告は無視された。
Bir çeşit Uyarı filmidir.種類 映画の大まかな種類。
Elektriksiz uyarımdır.警告信号である。
Yasalar uyarınca köle insan olarak değil mal olarak sayılıyordu.奴隷が犯罪を犯した場合、法律的には非人間と考えられた。
Diğer uyarımsal detektörler de kullanımdadır.ほかに刑事たちも使用する。
LED flaş uyarır.ヘルプ ヘルプを表示。
Fakat bir uyarı alır, bu hapın sadece yarısı ölümsüzlüğü yeniden kazanmak yeterlidir.さらに、そのプログラムは損失の半分しか返ってこない。
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.破裂したときの爆風に攻撃判定はない。
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.波動は敵を貫通し、敵の攻撃や一部トラップをかき消す。
Michael, John'ı bir daha oğluna yaklaşmaması gerektiğini söyler ve onu uyarır.また息子たちに会おうとしないジョンの真意もわからず、何故なのかと問いただす。
Katana, "kesme yok" uyarısını basit bir şekilde dile getirmiştir.長野は「感情を交えずに淡々と言います。
Ayarlanabilir uyarı hacmi.警戒すべき症候。
(Uyarıcı Kur’an’a and olsun ki! / Bu öğütle dolu Kur’an’a bak.)庶乎可報吾師門教誨深恩於萬一也。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.他同時否認以色列在幕後插手示威。
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?吉澤說:「(當時)媒體都把我們往死裡罵,不過專輯熱賣後,丟臉的是他們。
Canlandırıcı ve uyarıcıdır.旋即發布謀引退謀和文告。
Pluga ise önceden herhangi bir uyarıda bulunmadan insanlara büyük bir Tufan gönderir.沒有一個民族則已,只要有一個民族,其中就有警告者曾經逝去了。
Saat temelli bir uyarı belirlenirse, her gün, hafta, iki hafta, ay veya yıl tekrarlanabilir.如果鬧鈴設定了,可以設定每天、每周、每兩周、每月或每年重覆。
Tevbe Suresi, Mekkeli paganlara bir uyarı niteliğindedir.祂的告示喚醒眾神的警戒。
Daha sonra muhtemelen gençliğinden ötürü serbest bırakılmış ancak uyarıda bulunulmuştur.他曾經因為小過而入獄,不久獲得釋放。
Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyordu.如果經過四次回覆的慫恿後,參與者仍然希望停止,那實驗便會停止。
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.大卫的头部功能仍然正常,他警告肖那个工程师还活着。
Eril cinsel olarak uyarıldığında, penis erekte olur ve cinsel etkinlik için hazır hale gelir.當男性接收到性刺激時,陰莖會勃起,預備進行性行為。
Titreşimli uyarı: uygulanmadı.行為邪惡,不肯接受勸告。
Bu uyarılar tsunaminin dinmesinin ardından geri çekilmiştir.久后,许寂才被重新提拔为礼部尚书。
Faydalı mikroorganizmaları uyarır.•鼓勵有益微生物。
Ancak bu uyarı USN Hydrographic (deniz haritacılığı) bölümüne gitti ve asla köprüye ulaşamadı.這條警報是鐵達尼號收到最重要的警告之一,但它從未傳遞到艦橋上。
Elektronlar yukarıda tanımlandığı gibi uyarılmıştır.机理如上图。
Onun dolayı insanları çevreye zarar vermekten ve böylece aynı hatayı yapmaktan uzak tutmak için uyarırlar.如今應加強包圍,防備他們突圍逃跑,而且要想方設法使他們判斷失誤。
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.炳文之伐燕也,璿嘗勸直搗北平。
Uyarı: Burada verilen bilgiler, genel amaçlıdır; tıbbi tavsiye olarak değerlendirilemezler.關於它的現有文獻是暫定的,不應被視為既定的醫學觀點。
Bu sırada Lut’un karısı meleklerin uyarısına rağmen kaçarken geriye baktığı için tuz direğine dönüşür.罗得一家逃出索多玛时,罗得的妻子因不遵从天使的吩咐,回头看了一眼,结果变成了盐柱。
2006 yılı, 'Yüksek Uyarı!'2006年,“Pop Up!
İkincisi, bununla beraber, nedensellik prensibinin ihlali: burada emmeden önce uyarılabilen ileri dalgalar.2.同時亦成為劇中非屬滅卻師和完現術者,卻能藉著大氣中的靈子於空中移動的人類的首例。
Müziğin yeri, uyarı-cevap ilişkilerinde çok önplandadır.对音乐的探究性很强,非常喜欢研究。
Uyarıcı ve kuvvet vericidir.招安,又稱招撫。
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.促進選擇觀賞植物的大量開花。
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.懸殊的賽果引起了球圈的震驚。
Uyarıcı belirtiler genellikle, dang ciddi boyutlara ulaşmadan görülür.警示信号通常出现在严重登革热之前。
"Temizlik" durmazsa silahlı kuvvetlerin olaya müdahale etmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.如想阻止已經發射中的攻擊的話,自身會說「滅水」來阻止攻擊。
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.只要給予蛇神格,就會變成身軀龐大的蛇神。
Newton'un 3. Yasası uyarınca yüksek hızda gazları geriye iterken, kendisi ters yönde bir kuvvet oluşturur.根据牛顿第三定律,燃气喷出速度越大,飞机将获得越大的反作用力。
LED flaş uyarır.追踪旗標。
Genellikle kurbanlarının karşılarına aniden çıkarlar ve herhangi bir uyarı olmaksızın saldırılar.牠們極度兇猛,在沒有警告下都會攻擊。
Doktor, Bayan Foster'ı güvenliği için uyarır.竭盡全力照顧瑪格麗特及保護她的安全。
Fakat Velid'in bu uyarılara hiç kulak asmadığı belirtilir.明白声讨,还怕他们听不到呢。
Kanun uyarınca, tüm ülkelerin vatandaşlarının Somali'yi ziyaret etmeleri için vize almaları gerekmektedir.根据该国法律,所有国家的公民都需要签证来入境索马里。
Duyum belleği, uyarıcıları çok kısa bir süre tutarak bu geçişi kolaylaştırır.但動畫版在敘述這段情節時,則將過程簡化不少。
Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ...마땅히 너를 위하여 설명하리라.”
Bu uyarıların şiddetini ve yerini tespit ederler.그러나 이승만의 만류와 존 하지의 경고로 보류하였다.
İlgili Sayfalar