uyarı ile cümle
uyarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bölümde elektrik uyarımı yoktur.Deze zone geleidt geen elektriciteit.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
İlk olarak, asıl karşılaşmada, gözlemci odaklanmak için bir uyarıcı seçer.Maar daarvoor moeten ze eerst door een auditieronde...
Elektriksel ışıma, elektrik akımı tarafından uyarılan ışık yayılımıdır.Elektrisch licht is licht dat door elektriciteit opgewekt wordt.
Lou, şef Wiggum'un baş yardımcısıdır ve çoğunlukla Wiggum'un hatalarına dikkat çeker ve onu uyarır.Lou is een groot deel van zijn tijd bezig met het corrigeren van Chef Wiggum.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Er was geen waarschuwingssignaal afgegeven voordat het ongeluk gebeurde.
Devlet başkanının uzlaştırıcı ve uyarıcı bir rolü bulunmaktadır.De Koning heeft een samenbindende, vertegenwoordigende en aanmoedigende rol.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.De schenen van de voorpoten zijn sterk verbreed en hebben vingerachtige doorns.
Bunun için denize bir tsunami uyarı sistemi kurulmuştur.Na de zeebeving werd een tsunamiwaarschuwing uitgevaardigd.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.De speler en een tegenstander bewegen om beurten hun troepen of vallen aan.
Kardeşinin uyarılarına rağmen Louis Bonaparte bağımsızlık politikası gütmeye çalıştı.In zijn bijdragen voor Ulenspiegel pleitte Brunclair voor een politiek van neutraliteit.
Onun uyarısına hiç dikkat edilmedi.Niemand schonk aandacht aan zijn waarschuwing.
Onun uyarısına kulak vermeliydin.Je had naar haar waarschuwing moeten luisteren.
Bu son uyarı.Dit is de laatste waarschuwing.
Seni son kez uyarıyorum.Ik waarschuw je voor de laatste keer.
David'in hâlâ aktif olan kafası Shaw'ı Mühendis'in hayatta olduğunu ve onun için geldiği hakkında uyarır.Wciąż sprawna głowa Davida, ostrzega Shaw, że Inżynier przeżył i zmierza ku niej.
(Çünkü madde kütlesi uyarınca enerjiye eş değerdir).Hand Of God – For the Rain to Gather (ang.).
Uyarılar için Özel titreşimler.Boisz Się Alarmów...
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.Był wieszczem, wróżącym przy pomocy dzięcioła.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Czy Bóg powiedział do mniejszego: "Uczyńmy człowieka na Nasz obraz"?"
Tüm Fransız karargahlarına uyarılar gönderildi.Zaatakowano pozycje francuskie na całej ich linii.
Hücre bölünmesini uyarır.Rozmnażanie przez podział komórki.
Bu renk değiştirme yeteneği ayrıca diğer ahtapotlarla iletişim ve uyarı için de kullanılır.Zdolność zmiany koloru służy też komunikacji z innymi ośmiornicami, w tym wysyłaniu sygnałów ostrzegawczych.
Adaptif uyarımlar, doğal seçilimin ürünüdür.Adaptacja jest efektem doboru naturalnego.
Koka yapraklarının uyarıcı ve kuvvet verici özellikleri de vardır.Do części ozdób przymocowano palące się świece i lampiony.
Doktor, bu iznin bilinmeyen sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunur.Informuje serwer, że dane niesprawdzone będą akceptowane.
Gıdıklayarak uyarılırlar.Skoczanie pamiętają.
Bunlardan bazıları kendi ünlü operetlerden uyarılmıştır.Niektórzy z nich znani są z własnych inskrypcji.
Alman yasaları uyarınca, karting pilotu lisansı alabilmek için istenilen yaş sınırı 14'tür.Niemieckie przepisy mówiły, że aby uzyskać licencję kartingową, kierowca musi mieć ukończone 14 lat.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Przed wybuchem wojny nie został zmobilizowany.
Kullanıcın bulunduğu konumda bir hatırlatma uyarısı temelleyebilir.Do pamięci ze schowka może odwoływać się użytkownik.
Bunların başında adrenerjik uyarılmaya duyarlılık gelir.W tym zakresie wzmacniają działanie adrenaliny.
Büyüme hücrelerini uyarır.Prowadził badania nad mechanizmami wzrostu komórek.
Saat temelli bir uyarı belirlenirse, her gün, hafta, iki hafta, ay veya yıl tekrarlanabilir.Możliwe jest podpisanie, jak i przedłużenie, kontraktu na jeden dzień, tydzień oraz dwa tygodnie.
Tanrı kudretli ve adildir, uyarıda ve affetmede çabuk davranır.Bóg jest święty, sprawiedliwy, wszystkowiedzący i miłosierny.
Reçeteye tabi uyarıcı maddelerin özellikle öğrenciler arası kullanımı yaygındır.Korzystanie z leków na receptę jest szczególnie rozpowszechnione wśród uczniów trudnych kierunków studiów.
Her uygulama bu bildirimleri bir başlık, uyarı veya işaret olarak görüntüler.Napisałem tę książkę jako przestrogę i protest.
En yaygın kullanılan uyarıcı Metilfenidat'tır.Największe znaczenie ma rodzaj zastosowanej anteny.
Anlaşma uyarınca, Bakü petrolünün Karadeniz Limanı'ndan Avrupa'ya teslimatı gerçekleştirildi.Był przeznaczony do transportu ropy z Zatoki Perskiej do Europy.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Wystąpił tam we wszystkich spotkaniach.
Elektronlar yukarıda tanımlandığı gibi uyarılmıştır.Na wstążce umieszczano emblematy opisane wyżej.
Ancak Stalin bu uyarıları da dikkate almadı.Jonathan ignoruje ich ostrzeżenia.
Boeing 737 AEW&C MESA bir erken hava uyarı ve kontrol (AEW&C) uçağıdır.AEW&C står för Airborne Early Warning & Control.
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.Detta är den alternerande gruppen över n tecken, betecknad med An.
Bunun için denize bir tsunami uyarı sistemi kurulmuştur.Ett varningssystem för tsunamier håller på att byggas upp i området.
Avrupa Birliği anlaşmaları çerçevesinde devletin yükümlülükleri uyarınca, Balıkçı Polisliği yapmak.Fiskerikontroll, i enlighet med statens skyldigheter enligt avtal med Europeiska unionen.
İkisi bir ses tarafından uyarılır.Båda lyssnar spänt.
Yoğun olarak çalışmaya devam ederse, uzun süre yaşayamayacağı doktorlar tarafından uyarılmıştı.Han varnades av läkarna att han inte skulle leva länge till om han fortsatte att arbeta så intensivt.
22/3 uyarınca "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde" mevcuttur.(Jak 1:22) ”Vad hjälper det om någon påstår sig ha tro men saknar gärningar?
Bunun üzerine uyarı alan Philip Morris ve diğer sigara şirketleri filitreli sigaralar pazarlamaya başladı.Philip Morris, och även andra tobaksbolag, tog till sig av artikeln och började sälja cigaretter med filter.
Alarm seslerini, LED uyarı ve titreşimli uyarıları destekler.Löftesord och varningssignaler..
Ulusal Halk Kongresi uyarınca törensel figüran olarak görev yapar.Som president i Landhusholdningsselskabet förde han ordet vid festlighedter.
W Çevresel Uyarılar ( Amerika'da kullanılmaktadır.-Artık aktif değil.)Incidenten inträffade i trakterna kring två militärflygplatser (numera används de inte längre).
Saat temelli bir uyarı belirlenirse, her gün, hafta, iki hafta, ay veya yıl tekrarlanabilir.Man kan välja att få en leverans varje vecka, varannan vecka eller en gång i månaden.
Bu, diğer ligazların ubikitine bağlanması için uyarı verir.Den har som uppgift att tända de övriga ljusen.
Tanrı kudretli ve adildir, uyarıda ve affetmede çabuk davranır.Allah är allhärskande, allvetande, men han är också barmhärtig, förbarmande och förlåtande.
Bir çeşit Uyarı filmidir.Detta är en lista på filmatiseringar.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.Vid faderns död kom det romerska riket att delas i tre delar som leddes av tre bröder.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensin stimulerar även sekretion av hormonet aldosteron från binjurebarken.
Organik güneş hücrelerinin çoğunda yük ayrılması, ışıkla uyarılmış elektronların aktarımıyla gerçekleşir.De flesta ambulansbilar kan ge en aktiv visuell varning med hjälp av blinkande ljus.
İlgili Sayfalar