uyarı ile cümle
uyarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Büyüme hücrelerini uyarır.تتحكم في نمو الخلية.
O sıralar Kostantiniyye'de yayımlanan bir dergi, havayı şöyle yansıttı: "Bu bir uyarı ...وقد كشفت صحيفة نشرت في القسطنطينية عن مزاج العصر: "فليكن هذا تحذيرًا...
Her kişiye farklı metin tonu uyarıları atma.تعيين نغمة تنبيه مختلفة لكل شخص.
Canlandırıcı ve uyarıcıdır.مفعول به في التحذير والاغراء.
Bir elektrik şoku bu sistemi uyarır ve kaslar kasılmasına neden olur.تخفز الصدمة الكهربائية هذا النظام، وتتسبب في تقلص العضلات.
Yardımcı uyarı ve yardımlar ise mahmuz, kamçı ve sestir .ومنهم المساعدة; والصوالحه؛ والفواخره ؛ وذوي محمد.
Yaralı tetanostan korunmak için uyarılır.يجب أن يكون المضيف الجديد عرضة للإصابة.
Her karar kendisinin yerine seçilmiş başka alternatiflerin olabileceği uyarısını taşır.وتشير البدائل إلى أي خيار متوفر لديهم مختلف عن الخيار الذي يعيشونه حاليًا.
Bu, diğer ligazların ubikitine bağlanması için uyarı verir.وجعلتها محط الأنظار لبقية المنصات.
Bunun için denize bir tsunami uyarı sistemi kurulmuştur.وقد تم تنصيب نظام نظام إنذار تسونامي جديد في المحيط الهندي.
Eril cinsel olarak uyarıldığında, penis erekte olur ve cinsel etkinlik için hazır hale gelir.حين يصبح الذكر مثار جنسيًا، ينتصب القضيب ويصبح جاهزًا للنشاط الجنسي.
Bu iş birliği uyarınca insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne saygı da öngörülmüştür.وتتمثل مهمتها الرئيسية في تعزيز الديمقراطية وحقوق الإنسان وسيادة القانون في تلك المنطقة.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Disputavam, pois, os judeus entre si, dizendo: Como nos pode dar este a sua carne a comer?
SSH istemcisi, önceden bilinmeyen yeni bir sunucunun anahtarını kabul etmeden önce bir uyarı verir.O cliente SSH lança um aviso antes de aceitar a chave de um novo servidor desconhecido previamente.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Ele avisa sua irmã que "será difícil governar os milhões que querem a Rainha morta".
GNU IceCat ayrıca URL yölendirme için uyarılar sağlar.O GNU IceCat também fornece avisos para redirecionamento de URL.
Diyabetik retinopatide sıklıkla erken uyarı işaretleri yoktur.Retinopatia diabética, muitas vezes não tem sinais de alerta precoce.
Tutsak Sıfır gitmeden önce Doktor'u "Sessizlik, Doktor ... sessizlik yayılacak." diyerek uyarır.Antes de ser transportado, o Prisioneiro Zero avisa ao Doutor que "o silêncio cairá".
Gece Filippikos'u yaklaşan tehditle uyarıda bulunmak için bir elçi gönderdi.À noite, ele enviou um mensageiro para avisar Filípico da ameaça iminente.
Grubun uyarısı ciddiye alınmadı.Os avisos do grupo foram ignorados.
Bonjour, Apple tarafından sınırlı kullanım lisansı uyarınca serbest bırakılır.Bonjour foi lançado sob os termos de uma licença de restrição de uso da Apple.
En iyi performans seviyesi, ılımlı stres veya uyarılmadır.O nível de desempenho ideal é o estresse moderado ou a excitação.
2006 yılı, 'Yüksek Uyarı!'2006 “Todos os Homens Notáveis”.
Mod4A: İniş takımları kapalı iken yere güvensiz yaklaşım.uyarisi too low terrain,too low gear,too low flap.Aviso: Too low/Terrain - Too low/Gear - Too low/Flaps Desvio excessivo abaixo do ILS.
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.Essas advertências, contudo, foram ignoradas.
Bu uyarılar tsunaminin dinmesinin ardından geri çekilmiştir.Depois disso, foi um dos que sofreram reformulação.
Bir B hücresi bir antijeni tanıdığında, bölünmek ya da çoğalmak için uyarılmış olur.Porém, quando uma célula B encontra um antígeno ao qual pode unir-se, pode proliferar muito rapidamente.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.De acordo com sua vontade e testamento, ele foi cremado e suas cinzas foram espalhadas no local do naufrágio.
Uyarılma, becerideki ilginin durumudur.A excitação é o estado de interesse na habilidade.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Nenhum alerta de bombardeio foi divulgado.
1266'da Norveç Kralı IV. Magnus tarafından Perth Antlaşması uyarınca İskoçya'ya bırakıldı.Em 1266, pelo Tratado de Perth, o rei Magno VI da Noruega cedeu as ilhas à Escócia.
İmpulsların (uyarıların) daha hızlı bir şekilde iletilmesini sağlar.A umidade faz com que elas proliferem mais rapidamente.
Biri size hakaret ederse önce onu uyarın, eğer devam ederse ortadan kaldırın.Avisa-a que se for preciso, ele mesmo acaba com ela.
Yardımcı uyarı ve yardımlar ise mahmuz, kamçı ve sestir .Mas quem há de confundir a proteção e auxilio, com usurpação e ingerência?
Abonelikten çıkma veya uyarıları kapatma.Evite pressionar ou repuxar o tecido.
Charlie, Hurley’e "neden bu adama bunları söylüyorsun" anlamında uyarır bir şekilde bakar.Charlie fica repetindo para Hurley que "eles precisam dele."
Ağaca çıkanlar bu hususta uyarılır.Na árvore esses caminhos são colocados.
Nervus pectoralis medialis tarafından uyarılır.Sendo inervado pelo nervo peitoral medial.
Bunlar eksite edici (uyarıcı, agonist) ve inhibe edici (engelleyici, antagonist) maddelerdir.São elas Iá Acalá (Iyá Akala) e Iá Adetá (Iyá Adeta).
Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır.O que faz com que seus eleitores lembrem dele.
Bu titizlikte Adnan Ataman'ın uyarı niteliğindeki ricası da etkili olmuştu.O sucesso de Digimon Adventure, porém, já era garantido.
Solunum sistemi uyarıcıdır.Visão à raio laser.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.Deflagrou-se um grande expurgo nos quadros partidários e do governo.
(Uyarıcı Kur’an’a and olsun ki! / Bu öğütle dolu Kur’an’a bak.)Hij kwam ervanaf met een vermaning.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Verleid geen Israëliet tot afgoderij.
Bu sistemdeki tüm uyarılmalar minimum enerji miktarında olmalıdır.Dit betekent dat alle excitaties van het systeem een minimale hoeveelheid energie moeten bezitten.
Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ...Neen, gij zijt een onwetend volk."
Billy'nin uyarısına rağmen Hanson, mogwaiye gece yarısından sonra yemek verir.Uiteindelijk krijgen de Mogwai, met uitzondering van Gizmo, eten na middernacht.
Canlandırıcı ve uyarıcıdır.Men omschreef hem als wijs en mild.
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.Deze slag staat bekend als de slag bij Warns.
Uyarıcı belirtiler genellikle, dang ciddi boyutlara ulaşmadan görülür.Waarschuwingssignalen zijn meestal al waar te nemen voordat ernstige dengue ontstaat.
"Irak'a "Dur" Uyarısı".Roept iedereen in Palestina op om onmiddellijk: a.
Oyunda Black Mesa Kazasına müdahale etmeye gelen komandoları uyarır.De groep bindt de strijd aan met de Black Moon Clan.
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.De waarschuwingen werden niet gehoord.
Tevbe Suresi, Mekkeli paganlara bir uyarı niteliğindedir.Waarschuwt bij onrecht als de steen verkleurt.
"Her toplantıda şu uyarıyı yaptım.Bij ieder interview kwam het ter sprake.
Bu uyarılar tsunaminin dinmesinin ardından geri çekilmiştir.Daarna werd hij Raad van de Ommelanden.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Volgens het KNIL-reglement hadden soldaten het recht gedemobiliseerd te worden in een plaats naar hun keuze.)
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensine II induceert ook de productie van aldosteron.
Protestocular, İsrailli askerlerin uyarılarını dikkate almadı.De opvarenden hebben zich niet verzet, zeggen de Israëlische autoriteiten.
İlgili Sayfalar