uyarı ile cümle

uyarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Uyarı ateşi açıldı mı?Were warning shots fired?
Tom herkesin uyarılarını görmezden geldi.Tom ignored everyone's warnings.
Uyarılar gözardı edildi.The warnings were ignored.
İnsanlar onun hakkında uyarılmalı.People should be warned about that.
Sen bir kereden daha fazla uyarıldın.You've been warned more than once.
Sen iki kez uyarıldın.You've been warned twice.
İnsanlar uyarılmalı.People should be warned.
Tom uyarıldı.Tom has been warned.
Bir uyarımız vardı.We had a warning.
Tom'un uyarınıza ihtiyacı yok.Tom doesn't need your advice.
Önceden uyarı yoktu.There was no advance warning.
Art niyetli uyarılarından usandım.I've had enough of your snide remarks.
Küçük bir uyarı güzel olurdu.A little warning would've been nice.
Senin küçümseyen uyarılarından bıktım.I'm tired of your snide remarks.
Uyarı çok geç geldi.The warning came too late.
Bütün çocukların uyarıma ihtiyacı vardır.All children need stimulation.
İşaret sizi buraya park etmeniz halinde polisin arabanızı çekeceği konusunda uyarıyor.The sign warns you that the police will tow your car away if you park here.
Polis memuru bir uyarı atışı yaptı.The police officer fired a warning shot.
Tekrarlanan uyarılara rağmen, Tom bunu yapmaktan vazgeçmedi.Despite repeated warnings, Tom didn't stop doing that.
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.It turned out that some Russian athletes have used a new stimulant called "meldonium".
Birçok uyarımız vardı.We had plenty of warning.
Önceki uyarılar yoktu.There were no prior warnings.
Tom bir uyarı atışı yaptı.Tom fired a warning shot.
Tom uyarılmalı.Tom should be warned.
Tom'a bir uyarı verildi.Tom has been given a warning.
Ben uyarı için size teşekkür ederim.I thank you for the warning.
Uyarı için size teşekkür ederim.Thank you for the warning.
Biz uyarıldık.We've been warned.
Tom bir uyarı almalıydı.Tom should've gotten a warning.
Tom tüm uyarılarımı gözardı etti.Tom ignored all my warnings.
E-postada bir uyarı geldi.A notice came in the mail.
Sana son uyarımı veriyorum.I'm giving you my final warning.
Uyarı, müstehcenlik yok.Warning, no obscenity.
Tom uyarı parmağını kaldırdı.Tom held up a warning finger.
Onu çok uyarıcı buluyorum.I find it very stimulating.
Tom bir uyarı ile ayrıldı.Tom got off with a warning.
Bu sadece bir uyarıdır.This is just a warning.
Zaman ihlali uyarısı, Bay Djokovic.Time violation warning, Mr Djokovic.
Biz hukuka uyarız.We follow the law.
Kanunlara uyarım.I follow the law.
Arabaya binsen iyi olur. Seni uyarıyorum.You better get in the car. I'm warning you.
Bu kolay olmayacak. Seni uyarıyorum.It's not gonna be easy. I warn you.
Bu son uyarın olacak.That will be your final warning.
Herhangi bir uyarı almadık.We didn't have any warning.
Ben uyarıldım.I've been warned.
Ben hep kurallara uyarım.I always obey the rules.
Bence Tom'un uyarısını görmezden gelmelisin.I think you should ignore Tom's remark.
Seni uyarıyorum, ciddi biçimde hastayım!I'm warning you, I'm seriously ill!
Bu oyunu seviyorum ve seni uyarıyorum, ben hep kazanırım.I love this game, and I warn you, I always win.
O sadece bir uyarıydı.It was just a warning.
Tom uyarımı görmezden geldi.Tom ignored my warning.
Tom'un söylediği hiçbir şeye inanmamak için uyarıldım.I was warned not to believe anything Tom says.
Tom'un söylediklerine inanmamak konusunda uyarılmıştım.I was warned not to believe what Tom said.
Bunu yapmamak için uyarıldım.I was warned not to do that.
Tom'un uyarılması gerekiyor.Tom needs to be warned.
Tom bunu yapmamak için uyarıldı.Tom was warned not to do that.
Tom uzak durması konusunda uyarılmıştı.Tom was warned to stay away.
Onu yapmama konusunda uyarıldım.I had been warned not to do that.
Tom'un uyarısına dikkat etmeliydin.You should've paid attention to Tom's warning.
Tom'a bir uyarı verilmesi gerekiyor.Tom needs to be given a warning.
İlgili Sayfalar