uyarı ile cümle
uyarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tüm uyarılara kulak verin.Heed all warnings.
Tom'un tıbbi uyarı künyesi var.Tom has a medical bracelet.
Bu uyarıcı bir öykü.It's a cautionary tale.
Sen uyarıldın.You have been warned.
Bunu ciddiye almamız gerektiğini gösteren bir uyarı bu.This is a warning that we must take seriously.
Onlara bir uyarı vermeksizin insanların maaşlarını kesemeyiz.We can't just cut people's salaries without giving them some warning.
O birkaç kez uyarıldı.He was warned several times.
Seni uyarıyorum, o şey oldukça riskli.I warn you, the thing is pretty risky.
Bu senin son uyarın.This is your final warning.
Talimatlara uyarım.I obey instructions.
Seni onu bir daha yapmaman için uyarıyorum.I'm warning you not to do it again.
Tom uyarıya aldırmayacak.Tom won't heed the warning.
Sanırım Tom uyarılmalı.I think Tom should be warned.
Birinin beni öldürmeye çalışacağı konusunda uyarıldım.I was warned that somebody would try to kill me.
Onu tekrar yapmaman konusunda seni uyarıyorum.I'm warning you not to do that again.
Bunu yapmaman için seni uyarıyorum.I'm warning you not to do that.
Ben buna karşı uyarıyorum.I would advise against it.
Bunu bir uyarı olarak düşün, Tom.Consider this a warning, Tom.
Tom uyarılmalıydı.Tom should've been warned.
Tom uyarılabilirdi.Tom could've been warned.
Tom uyarıyı göz ardı etti.Tom ignored the warning.
O birçok kez uyarıldı.He has been warned many times.
Tom doktorun uyarısından sonra sigarayı terk etti.Tom abandoned cigarettes after the doctor's warning.
Sağlık Bakanlığı bir uyarı yayımlamaktadır.The Department of Health is issuing a warning.
Seni tekrar yapmaya karşı uyarıyorum, yoksa para cezasına çarptırılırsın.I warn you against doing that again, or you'll be fined.
O, uyarıyı görmezden geldi.She ignored the warning.
O bir uyarıydı.That was a warning.
Tom gereksiz uyarılar yapmaya devam etmeseydi güzel olurdu.It would be nice if Tom didn't keep making unnecessary remarks.
Tom'la çok uyarıcı bir konuşma yaptım.I had a very stimulating conversation with Tom.
Uyarıyı takdir ediyoruz.We appreciate the warning.
Tom Mary'ye uyarıcı bir görüntü verdi.Tom gave Mary a warning look.
Bunun bir uyarı olduğunu düşünüyorum.I think it is a warning.
Bunun olabileceğine dair herhangi bir uyarı aldınız mı?Did you have any warning that this could happen?
Bu bir uyarı olmalı.It must be a warning.
Bu muhtemelen bir uyarı.It's probably a warning.
Sanırım bu bir uyarı.I think it's a warning.
Bizi uyarı olmadan geldi.He came without warning us.
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Tom bizim uyarılarımızı görmezden geldi.Tom ignored our warnings.
Hiçbir uyarı yoktu.There was no warning.
Tom defalarca uyarıldı.Tom has been warned many times.
Onu tekrar yapmaman için seni uyarıyorum.I warn you not to do that again.
Ne yazık ki, onlar benim uyarılarımı dinlemedi.Unfortunately, they didn't listen to my warnings.
Tom Mary'nin uyarısına dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary's warning.
Tom nişan aldı ve bir uyarı atışı yaptı.Tom took aim and fired a warning shot.
İstersen onu yapabilirsin ama ona karşı uyarıyorum.You can do that if you want, but I'd advise against it.
O, uyarılarımıza aldırış etmedi.She paid no heed to our warnings.
Tom birçok kez uyarıldı.Tom has been warned on several occasions.
Onlar onun uyarılarına dikkat etmedi.They paid no attention to his warnings.
Tom ve diğerlerinin ihtiyacı olan tüm uyarı bu.That's all the warning Tom and the others need.
Sen önceden uyarıldın.You've been forewarned.
Başından beri onları uyarıyorum.I've been warning them from the beginning.
Sen bu konuda uyarıldın.You've been warned about this.
Bu bir uyarı olsun.Let that be a warning.
Dan Linda'ya "O bir uyarı mıydı?" diye sordu."Was that a warning?" Dan asked Linda.
O sadece bir uyarı atışıydı.That was just a warning shot.
Rüya Tom'u sarstı. O bunu ilahi bir uyarı olarak aldı.The dream rattled Tom. He took it as a divine warning.
Ben sizi uyarıyorum, çocuklar.I'm warning you, guys.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
Bizim anlaşma uyarınca o bana kişisel sorular sormaya son verdi.In accordance with our agreement, he stopped asking me personal questions.
İlgili Sayfalar