uyandırmak ile cümle
uyandırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.Une bonne maintenance logicielle permet d'allonger la durée de vie du logiciel.
Uyandırmak için de megafon kullanılır.Un réveil explosif.
Tom'u uyandırmak istemiyorum.No quiero despertar a Tom.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Si los distingue, ¿cómo puede decir si está ahora dormido o despierto?"
Bronşit genellikle, gece acı çeken kişiyi uyandırmak da dahil olmak üzere kuru bir öksürükle başlar.La bronquitis por lo general comienza con una tos seca, que puede despertar al enfermo por la noche.
Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores.
Onu uyandırmak istemiyorum.Non voglio svegliarlo.
Onları uyandırmak zorundayım.Devo svegliarli.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Egli era profondamente addormentato e sfinito; così morì."
Komşularımı uyandırmak istemiyorum.Я не хочу разбудить своих соседей.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Он просит разбудить себя или усыпить.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........2- البعث من النوم: يقال: بعثه من منامه إذا أيقظه.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........«Acorda, Acordo, ou dorme para sempre».
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ze stond op. – Ik ga slapen, zei ze.
Tehdit savurmak da yine korku uyandırmak için kullanılır.Ook de schrikreflex kan versterkt worden door angst.
Uyandırmak için de megafon kullanılır.Het kreeg als titel Wake up.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Lass sie schlafen! → Pozwól jej spać!
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Sukcesy obu lekarzy przyciągały pacjentów z całej Europy i Rosji.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Lagen bestämmer själva om och när de skall äta, sova eller vila.
Bu film, tüm dünyada büyük yankı uyandırmakla birlikte günümüzdeki etkisini hala sürdürmektedir.Filmen har haft en mycket stor betydelse för långfilmens fortsatta genomslag i världen.
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.Här dyker frågor om den fria viljan upp.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Людина спить — чи повинна вона померти до того, як вона прокинеться?»
Diğer Simberg tabloları gibi, Yaralı Melek ciddi ve hatta kasvetli bir atmosfer uyandırmaktadır.Окрім гербових екслібрисів були популярні тиснені художні зображення символічного або алегоричного змісту.
Nihayet hanedana intisabı oluşu da hakkında tereddütler uyandırmakta idi.Souběžně s ním do vádí al-Araba ústí i Nachal Paran.
Tehdit savurmak da yine korku uyandırmak için kullanılır.Misto vděčnosti se opět dočkají výhrůžek.
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Oba kanály výrazně zlepšily spojení se zbytkem Evropy a světem.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ön altatta el, Ön ébressze is fel!”
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ο άνθρωπος κοιμάται, κι εγώ είμαι ξύπνιος".
Bu arada Jace, Clary ve Magnus; Jocelyn'i uyandırmak için Ragnor Fell'e gidip yardım isterler.Jace, Clary og Magnus tager afsted, og de opsøger Ragnor Fell.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........«Asleep Or Awake?»
Listenin amacı, klasik Hollywood sinemasına ilgi uyandırmaktır.Listen er ment å tenne interesse for klassisk Hollywood-film.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Mungkin ia merenung, mungkin ada urusannya, mungkin ia bepergian; barangkali ia tidur, dan belum terjaga."
Listenin amacı, klasik Hollywood sinemasına ilgi uyandırmaktır.Daftar tersebut ditujukan untuk menimbulkan peminatan dalam sinema Hollywood klasik.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........」もしくは「寝とんのかい、おい!
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.時期によっては放送時間が拡大される場合がある。
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.這本書宣傳了自由市場的思想。
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........혹(惑), 수면(隨眠)."
Tehdit savurmak da yine korku uyandırmak için kullanılır.공포 기억에 대한 연구는 주로 공포 조건화를 이용한다.
Oysa filmdeki söz konusu sahneler cinsel arzu uyandırmak şöyle dursun tiksindiricidir.이 영화는 영화 구성의 허술함으로 인해 흥행 성적은 저조하다.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........אדם ישן – האם הוא חייב למות לפני שהוא מתעורר?"
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.סרטי אימה - סרטים אשר תוכנם מכוון לעורר בצופים בו פחד, אימה, בעתה, חרדה, זעזוע או דחיה.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.Филмите на ужасите са създадени да предизвикват страх, уплах, ужас и отвращение у зрителя.
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Obidva kanály výrazne zlepšili spojenie so zvyškom Európy a sveta.
Bazı taşınabilir bilgisayarlar uyandırmak için gereken süreyi artırır.Niektoré hry umožňujú doinštalovať softvér ktorý zvyšuje rýchlosť prehliadania.
İki takımın karşılaşmaları Avrupa'da ve dünyada ilgi uyandırmaktadır.Savų problemų matymas Europos ir Pasaulio problemų kontekste.
Korku filmi izleyicilerde korku, dehşet, terör veya tiksinti uyandırmak amacıyla kurgulanan bir film türüdür.Õudusfilmi eesmärk on vaatajas tekitada hirmu, kartust, terrorit, õudust, sageli ka jälestust.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Ale sám se nedokáže vzbudit, protože ho vždy musí vzbudit jeho žena.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Maar hij kan zelf niet wakker worden , omdat zijn vrouw dat altijd moet doen.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Mais il était incapable de se réveiller tout seul parce que c'était toujours sa femme qui devait le réveiller.
Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Pero no sabe despertarse por sí mismo, porque siempre su mujer tiene que despertarle a él.
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Aber in Nicht-Expertenkreisen innerhalb Amerikas, entfacht sie so viel Feindschaft -- (Gelächter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Ampak v nestrokovnih krogih v Ameriki sproža toliko sovraštva-- (Smeh)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Dar în cercuri non-profesionale în America, stârnește atâtă ostilitate -- (Râsete)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)반면 미국 내의 비전문가들로부터는 엄청난 적대감을 사고 있는데 -- (웃음)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Maar in niet-professionele kringen binnen Amerika, wekt ze zoveel vijandigheid op -- (Gelach)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mas em círculos não profissionais dentro da América,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Men i ikke-faglige kredse i USA vækker den så meget fjendtlighed, - (Latter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mutta ei-ammattilaisten piireissä Amerikassa, se herättää niin paljon vihamielisyyttä -- (Naurua)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Pero en ámbitos no profesionales dentro de Estados Unidos provoca tanta hostilidad - (Risas)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Tapi di lingkungan non-profesional di Amerika, teori ini memancing permusuhan-- (Tawa)