uyandırma ile cümle
uyandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin."날을 저주하는 자 곧 큰 악어를 격동시키기에 익숙한 자가 그 밤을 저주하였었더라면,"
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.La maledicano quelli che imprecano al giorno, che sono pronti a evocare Leviatan
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Laten de geoefende vervloekers hem maar vervloeken.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Må den förbannas av dem som besvärja dagar, av dem som förmå mana upp Leviatan.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Maldíganla los que maldicen el día, los que se aprestan a instigar al Leviatán
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Måtte de som forbanner dager, ønske ondt over den, de som er kyndige i å mane frem Leviatan!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Nech ju prekľajú tí, ktorí zlorečia dňu, hotoví zobudiť leviatána!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Ó by jí byli zlořečili ti, kteříž proklínají den, hotovi jsouce vzbuditi velryba.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Prekolnite jo, čarovniki, ki preklinjate dan, ki ste zmožni zbuditi leviatana.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Qu`elle soit maudite par ceux qui maudissent les jours, Par ceux qui savent exciter le léviathan!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Να καταρασθωσιν αυτην οι καταρωμενοι τας ημερας, οι ετοιμοι να ανεγειρωσι το πενθος αυτων.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Да проклянут ее проклинающие день, способные разбудить левиафана!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Да я прокълнат ония, които кълнат дните, Ония, които са изкусни да събудят левиатана.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.יקבהו אררי יום העתידים ערר לויתן׃
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.ليلعنه لاعنو اليوم المستعدون لايقاظ التنين.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.願 那 咒 詛 日 子 且 能 惹 動 鱷 魚 的 、 咒 詛 那 夜
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.願那咒 詛 日子 且 能 惹動鱷魚 的 、 咒詛 那 夜
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Była na nogach od paru dni bez przerwy.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin? -Gerek yok, gerek yok.Ha estado trabajando varias noches seguidas. - ¿Quieres que la despierte?
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Ha lavorato senza sosta per giorni.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Hän on työskennellyt kellon ympäri.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Trabalhou noites inteiras, vários dias seguidos.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Δούλευε ασταμάτητα πολλές νύχτες στη σειρά.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Она работала несколько ночей подряд.
Kapının önünde duruyorum. Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.Nočem te buditi za slovo.
Kapının önünde duruyorum. Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.Στέκομαι έξω από την πόρτα
lüks içinde - ve siz onu uyandırmaya çalışırsınız.あなたはその男を起こそうとしているのだ 彼はただの路上の物乞いに過ぎない
Mohammed, onları uyandırmaya çalışıyor.모하마드 그들을 깨워 려 고 합니다.
Mohammed, onları uyandırmaya çalışıyor.محمد يحاول إيقاظهم.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Din fericire, nu trebuie să participi într-un studiu clinic ca să activezi răspunsul de relaxare.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Na szczęście nie trzeba brać udziału w badaniach klinicznych, żeby uruchomić reakcje relaksacyjne.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Por fortuna no tienen que estar en pruebas clínicas para encender sus respuestas de relajación.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Ευτυχώς όμως δεν χρειάζεται να βρίσκεστε σε κλινική δοκιμή για να ενεργοποιήσετε τις αντιδράσεις χαλάρωσης.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.К счастью, вам не надо участвовать в клинических испытаниях, чтобы включить процесс релаксации.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.למרבה המזל, אתם לא צריכים להיות בניסוי קליני בכדי להפעיל את מנגנוני ההרפיה שלכם.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Cô đã không khơi dậy chồng lúc đầu, nhưng ngồi trong giường lắng nghe.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Dia tidak membangkitkan suaminya pada awalnya, tapi duduk di tempat tidur mendengarkan.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ea nu trezească soţul ei la început, dar aşezat în pat ascultare.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ela não despertou seu marido no começo, mas sentou-se na escuta cama.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ella no despertar a su marido al principio, pero se sentó en la cama escuchando.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Elle n'a pas suscité son mari au début, mais assis dans l'écoute lit.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Hän ei herättänyt miehensä aluksi, mutta nousi istumaan vuoteessa kuunnellen.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Hon ville inte väcka sin man i början, men satte sig upp i sängen lyssna.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.그녀는 처음에는 남편을 자극하지만, 침대 듣기에 토하지 않았다.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Lei non suscitare il marito in un primo momento, ma si sedette sul letto ad ascoltare.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Nechcela vzbudiť jej manžel na prvý, ale posadila sa na posteli počúvať.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Nechtěla vzbudit její manžel na první, ale posadila se na posteli poslouchat.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ona nie budzi męża w pierwszym, ale usiadł na słuchanie łóżku.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ona ni vzbudil njen mož na prvi, ampak so v poslušanju postelji.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ő nem felkelti a férje először, de felült az ágyban hallgatja.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Sie wusste nicht wecken ihr Mann auf den ersten, sondern setzte sich im Bett hören.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Ze had haar man niet te wekken op het eerste, maar zat rechtop in bed te luisteren.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Δεν είχε ξυπνήσει τον άντρα της στην αρχή, αλλά ανακάθισε στο άκουσμα κρεβάτι.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Вона не викликала чоловіка на перший, але сів у ліжку прослуховування.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Она не вызвала мужа на первый, но сел в постели прослушивания.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.Тя не предизвиква мъжа си в началото, но седна в леглото слушане.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.انها لا تثير زوجها في البداية ، ولكن تجلس في السرير الاستماع.
O ilk kocası uyandırmak, ancak yatak dinleme oturdu vermedi.彼女はその後、はっきりと隣接から出てくる裸の足のパッド、パッド、パッドを聞いた
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Är du säker att du inte vill väcka dem?
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?De certeza que não os queres ver?