uyandırma ile cümle
uyandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Er du sikker på, at du ikke vil vække dem?
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Etkö herätä heitä?
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?¿Seguro que no quieres que los despierte?
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Sicuro che non vuoi svegliarli?
Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Ты уверен, что не стоит их будить?
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Em vez disso, estou a pensar naquela chávena de café de que preciso desesperadamente para acordar.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Ik denk aan die kop koffie waar ik naar snak, om wakker te worden.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Inkább egy csésze kávéra gondolok, melyre égetően szükségem van, hogy felébresszen.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.În schimb, mă gândesc la ceaşca de cafea de care am mare nevoie pentru a mă trezi.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Istället tänker jag på den där koppen kaffe som jag så desperat behöver för att vakna till.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.I stedet for tænker jeg på den kop kaffe, som jeg desperat har brug for for at vågne op.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.그 대신, 커피 한잔을 마셔냐겠다거나 졸음을 쫓아야겠다는 절박한 생각이 들죠.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Más bien, estoy pensando en esa taza de café que necesito desesperadamente para despejarme.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Místo toho myslím na šálek kávy který zoufale potřebuji, abych se probudila.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Myślę o filiżance kawy, której potrzebuję by się rozbudzić.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Namun, saya berpikir tentang segelas kopi yang sangat saya perlukan untuk membuat saya terjaga.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Par contre, je pense à cette tasse de café dont j'ai terriblement besoin pour me réveiller.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Piuttosto penso a quella tazza di caffè di cui ho un disperato bisogno per svegliarmi.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Stattdessen denke ich an die Tasse Kaffee, die ich dringend brauche, um wieder wach zu werden.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Thay vào đó, tôi nghĩ về một li cà phê để giúp tôi thoát khỏi cơn buồn ngủ.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Αντ' αυτού, σκέφτομαι εκείνο το φλιτζάνι καφέ που απελπισμένα χρειάζομαι για να με ξυπνήσει.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Мисля за чаша кафе, от което се нуждая, за да ме събуди.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Натомість, я думаю про чашечку кави, яка так мені необхідна, щоб прокинутися.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.אני חושבת על כוס הקפה שאני נורא זקוקה לה כדי להתעורר.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.بالعكس، فإنني أفكر في كوب القهوة الذي احتاجه بشدة ليوقظني
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.目覚ましの一杯がどうしても必要だと 私が苦しんでいるのは「美術館疲れ」です
-Onu uyandırmalıyız!- Musíme ji vzbudit. - Jak?
-Onu uyandırmalıyız! -Nasıl? -Tokat atalım!Ne prebujajte jo, idioti!
-Onu uyandırmalıyız! -Nasıl? -Tokat atalım!Nie budźcie jej idioci!
-Onu uyandırmalıyız! -Nasıl?- Трябва да я събудим.
-Onu uyandırmalıyız!-Πρέπει να την ξυπνήσουμε. -Πως?
Peki. Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Na pewno nie chcesz ich budzić?
Peki. Onları uyandırmak istemediğine emin misin?Σίγουρα δεν θες να τους ξυπνήσω;
Sana ne söyleyeceğim O'Dowd hem uyandırma L.A.P.D. ret de bitti ah ki ...내가 너에게 무엇을 말해주지 o'dowd 두 모닝콜가 LA 경찰에 RET에 끝
Sana ne söyleyeceğim O'Dowd hem uyandırma L.A.P.D. ret de bitti ah ki ...o'dowd انا اقول لكم ما كلا أعقاب يعود في أكثر من عطن شرطة لوس انجليس
Sana ne söyleyeceğim O'Dowd hem uyandırma L.A.P.D. ret de bitti ah ki ...אודוד אני אגיד לך מה גם התעוררות היא מעל במשטרת לוס אנג'לס ret
Sana ne söyleyeceğim O'Dowd hem uyandırma L.A.P.D. ret de bitti ah ki ...両方のウェイクアップLAPD RETで終わった ええと言う...時に1しかし、私は思う
Sayın Elijah Mohammed, onları uyandırmaya çalışıyor."Elijah Muhammad versucht sie aufzuwecken."
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.* Aku tak ingin membangunkanmu *
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.No quiero despertarte
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.Odio svegliarti
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Felébresztelek s elbúcsúzom.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Jag vill ej väcka dig och ta farväl
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Jeg vil ikke vække dig og sige farvel
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.l hate to wake you up to say good-bye.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Mä sua en haluu herättää ja sanoo " moi "
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Não queria acordar-te para me despedir.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Nechci tě budit, abych ti sbohem dal.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Не искам да те будя, за да кажа сбогом.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum. Veda etmekten.Не искам да те будя, за да кажа сбогом.
Seni uyandırmaktan nefret ediyorum.ואף כל המלחמות שלחמנו סיפקו לנו
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?Come si crea il senso di trascendenza, il senso dell'evocazione di un mondo perfetto?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?Comment crée-t-on le sentiment de transcendance, la sensation d"évoquer un monde idéal?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?¿Cómo creas esa sensación de trascendencia, esa sensación de evocar un mundo perfecto?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?Cum creezi sentimentul de transcendență, senzația de evocare a unei lumi perfecte?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?Hoe creëer je dat gevoel van transcendentie, dat gevoel van een perfecte wereld?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?초월의 의미와 완벽한 세상을 이끌어낸다는 의미를 어떻게 만들어내시겠습니까?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?W jaki sposób tworzy się wrażenie transcendencji, wrażenie przywoływania doskonałego świata?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?А как иначе создать чувство превосходства, чувство пробуждения идеального мира?
Üstünlük ve kusursuz bir dünyayı uyandırma algısını nasıl yaratırsınız?Как се създава усещането за превъзходство, усещането за пробуждане на един идеален свят?