uyandırma ile cümle
uyandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.واما غاية الوصية فهي المحبة من قلب طاهر وضمير صالح وايمان بلا رياء.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.但 命 令 的 總 歸 就 是 愛 . 這 愛 是 從 清 潔 的 心 、 和 無 虧 的 良 心 、 無 偽 的 信 心 、 生 出 來 的
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.但 命令 的 總歸 就 是 愛.這愛 是 從清潔 的 心 、 和 無虧 的 良心 、 無偽 的 信心 、 生出 來的
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Après ces paroles, il leur dit: Lazare, notre ami, dort; mais je vais le réveiller.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Così parlò e poi soggiunse loro: «Il nostro amico Lazzaro s'è addormentato; ma io vado a svegliarlo»
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Dette talte han; og derefter sier han til dem: Lasarus, vår venn, er sovnet inn; men jeg går for å vekke ham.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››După aceste vorbe, le -a zis: ,,Lazăr, prietenul nostru, doarme: dar Mă duc să -l trezesc din somn.``
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››E, tendo assim falado, acrescentou: Lázaro, o nosso amigo, dorme, mas vou despertá-lo do sono.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Even later zei Hij: "Onze vriend Lazarus is in slaap gevallen, maar Ik ga hem wakker maken."
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ezeket mondá; és ezután monda nékik: Lázár, a mi barátunk, elaludt; de elmegyek, hogy felköltsem õt.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Habiendo dicho estas cosas después les dijo: --Nuestro amigo Lázaro duerme, pero voy para despertarlo
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››이 말씀을 하신 후에 또 가라사대 우리 친구 나사로가 잠들었도다 그러나 내가 깨우러 가노라
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ngài phán như vậy, rồi tiếp rằng: La-xa-rơ, bạn ta, đương ngủ; nhưng ta đi đánh thức người.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ngài phán như_vậy , rồi tiếp rằng : La-xa-rơ , bạn ta , đương ngủ ; nhưng ta đi đánh_thức người .
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To je povedal, in potem reče: Lazar, prijatelj naš, je zaspal; pa grem, da ga prebudim.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To povedal a potom im riekol: Lazar, náš priateľ, usnul; ale idem, aby som ho zobudil zo sna.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To pověděl, a potom dí jim: Lazar, přítel náš, spí, ale jduť, abych jej ze sna probudil.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››To powiedziawszy, potem rzekł do nich: Łazarz, przyjaciel nasz, śpi; ale idę, abym go ze snu obudził.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Ταυτα ειπε, και μετα τουτο λεγει προς αυτους Λαζαρος ο φιλος ημων εκοιμηθη αλλα υπαγω δια να εξυπνησω αυτον.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››А Витания беше близо до Ерусалим, колкото петнадесет стадии;
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Се промовив, і після того рече їм: Лазар, друг наш, заснув; та я пійду, щоб розбудити його.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››Сказав это, говорит им потом: Лазарь, друг наш, уснул; но Я иду разбудить его.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››כזאת דבר ואחרי כן אמר אליהם לעזר ידידנו ישן הוא ואנכי הלך למען אעירנו׃
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››قال هذا وبعد ذلك قال لهم. لعازر حبيبنا قد نام. لكني اذهب لأوقظه.
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››耶 穌 說 了 這 話 、 隨 後 對 他 們 說 、 我 們 的 朋 友 拉 撒 路 睡 了 、 我 去 叫 醒 他
Bu sözleri söyledikten sonra, ‹‹Dostumuz Lazar uyudu›› diye ekledi, ‹‹Onu uyandırmaya gidiyorum.››耶穌說 了 這話 、 隨後對 他 們說 、 我們 的 朋友 拉撒路 睡了 、 我 去 叫醒 他
Dünyayı bu şekilde gördükten sonra, içinizde böylesi bir takdir duygusu uyandırmamak mümkün müdür bilmiyorum.A neumím si představit, že byste to neocenili ještě víc, když se na to budete dívat takto.
Dünyayı bu şekilde gördükten sonra, içinizde böylesi bir takdir duygusu uyandırmamak mümkün müdür bilmiyorum.Je ne saurais pas comment on pourrait avoir une plus grande reconnaissance après l'avoir vue de cette manière.
Erkenden uçmalıydı. Ama kendi başına uyanamıyordu, çünkü her zaman karısı onu uyandırmak zorundaydı.Но он не может проснуться сам, потому что его жена всегда будит.
Eski videolarınızdan birinde söylediğiniz bir şey vardı dünyayı uyandırmak için fıkralar anlatırmışsınız.Ich habe gelesen und dich in Videos sagen hören, dass du Witze erzählst um die Welt aufzuwecken.
Eski videolarınızdan birinde söylediğiniz bir şey vardı dünyayı uyandırmak için fıkralar anlatırmışsınız.つまり あなたは世界を目覚めさせるジョークを言っています 世界はいつ眠りについたのでしょうか?そして目覚めつつあるのでしょうか?
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.A vy otcové nepopouzejte k hněvu dítek vašich, ale vychovávejte je v cvičení a v napomínání Páně.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.A vy, otcovia, nepopudzujte svojich detí k hnevu, ale ich vychovávajte v kázni a v napomínaní Pánovom.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.E voi, padri, non inasprite i vostri figli, ma allevateli nell'educazione e nella disciplina del Signore
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.E vós, pais, não provoqueis � ira vossos filhos, mas criai-os na disciplina e admoestação do Senhor.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.In očetje, ne dražite svojih otrok, temuč vzrejajte jih v strahu in svarjenju Gospodovem.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Ja te isät, älkää kiihoittako lapsianne vihaan, vaan kasvattakaa heitä Herran kurissa ja nuhteessa.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.또 아비들아 너희 자녀를 노엽게 하지 말고 오직 주의 교양과 훈계로 양육하라
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Och I fäder, reten icke edra barn till vrede, utan fostren dem i Herrens tukt och förmaning.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Og I Fædre! opirrer ikke eders Børn, men opfostrer dem i Herrens Tugt og Formaning!
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Og I fedre! egg ikke eders barn til vrede, men fostre dem op i Herrens tukt og formaning!
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Ti is atyák ne ingereljétek gyermekeiteket, hanem neveljétek azokat az Úr tanítása és intése szerint.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Und ihr Väter, reizet eure Kinder nicht zum Zorn, sondern zieht sie auf in der Vermahnung zum HERRN.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Και οι πατερες, μη παροργιζετε τα τεκνα σας, αλλ' εκτρεφετε αυτα εν παιδεια Κυριου.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.И вы, отцы, не раздражайте детей ваших, но воспитывайте их в учении и наставлении Господнем.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.І ви, батьки, не роздразнюйте дітей своїх, а зрощуйте їх у науці і на-поминанню Господньому.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.ואתם האבות אל תכעיסו את בניכם אך גדלום במוסר אדנינו ובתוכחתו׃
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.وانتم ايها الآباء لا تغيظوا اولادكم بل ربوهم بتأديب الرب وانذاره.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們 作 父 親 的 、 不 要 惹 兒 女 的 氣 、 只 要 照 著 主 的 教 訓 和 警 戒 、 養 育 他 們
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們作 父親 的 、 不 要 惹 兒 女的氣 、 只要 照著 主 的 教訓 和 警戒 、 養育 他們
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Ai hay rủa sả ngày, và có tài chọc Lê-vi-a-than dậy, Hãy rủa sả nó!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Ai hay rủa_sả ngày , và có tài chọc Lê-vi-a-than dậy , Hãy rủa_sả nó !
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Amaldiçoem-na aqueles que amaldiçoam os dias, que são peritos em suscitar o leviatã.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Átkozzák meg azt, a kik a nappalt átkozzák, a kik bátrak felingerelni a leviathánt.
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Blestemată să fie de ceice blastămă zilele, de ceice ştiu să întărîte Leviatanul;
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Bodaj ją byli przeklęli, którzy przeklinają dzień, którzy są gotowi, wzruszać płacz swój!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.De, der besværger Dage, forbande den, de, der har lært at hidse Livjatan";
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Es müssen sie verfluchen die Verflucher des Tages und die da bereit sind, zu erregen den Leviathan!
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Hai orang perdukunan dan pengendali Lewiatan, timpalah hari itu dengan sumpah dan kutukan
Günleri lanetleyenler, Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar, O günü lanetlesin.Kirotkoot sen päivänmanaajat, ne, jotka saavat hereille Leviatanin.