uyandırma ile cümle
uyandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Dar în cercuri non-profesionale în America, stârnește atâtă ostilitate -- (Râsete)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)반면 미국 내의 비전문가들로부터는 엄청난 적대감을 사고 있는데 -- (웃음)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Maar in niet-professionele kringen binnen Amerika, wekt ze zoveel vijandigheid op -- (Gelach)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mas em círculos não profissionais dentro da América,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Men i ikke-faglige kredse i USA vækker den så meget fjendtlighed, - (Latter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mutta ei-ammattilaisten piireissä Amerikassa, se herättää niin paljon vihamielisyyttä -- (Naurua)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Pero en ámbitos no profesionales dentro de Estados Unidos provoca tanta hostilidad - (Risas)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Tapi di lingkungan non-profesional di Amerika, teori ini memancing permusuhan-- (Tawa)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Αλλά σε μη επαγγελματικούς κύκλους εντός της Αμερικής, ξεσηκώνει τέτοια εχθρότητα -- [Γέλια]
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Но в непрофесионални кръгове в самата Америка, тя предизвиква толкова враждебност -- (смях)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)בחוגים הלא-מקצועיים מחוץ לאמריקה, היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)لكن في الأوساط غير المهنية داخل أمريكا، النظرية تثير قدر كبير من العداء.. (ضحك)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)進化論は非常に多くの対立を引き起こします (笑) アメリカの生物学者は 戦争状態下にあると言うのが適当でしょう
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Berjanjilah, hai putri-putri Yerusalem, bahwa kamu takkan mengganggu cinta, sampai ia dipuaskan
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Conjuro-vos, ó filhas de Jerusalém, que não acordeis nem desperteis o amor, até que ele o queira.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Io vi scongiuro, figlie di Gerusalemme, non destate, non scuotete dal sonno l'amata, finché non lo voglia
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Jag besvär eder, I Jerusalems döttrar: Oroen icke kärleken, stören den icke, förrän den själv så vill.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Jeg besværger eder, Jerusalems Døtre: Gør ikke Kærligheden Uro, væk den ikke før den ønsker det selv!
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.¡Juradme, oh hijas de Jerusalén, que no despertaréis ni provocaréis el amor, hasta que quiera
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.예루살렘 여자들아 내가 너희에게 부탁한다 나의 사랑하는 자가 원하기 전에는 흔들지 말며 깨우지 말지니라
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Poprzysięgam was, córki Jeruzalemskie! abyście nie budziły ani przerywały snu miłego mego, dokąd nie zechce.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Rotim vas, hčere jeruzalemske, da ne prebudite in ne predramite ljubezni, dokler ji je drago!
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Vă rog fierbinte, fiice ale Ierusalimului, nu stîrniţi, nu treziţi dragostea, pînă nu vine ea. -
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Σας ορκιζω, θυγατερες Ιερουσαλημ, να μη εξεγειρητε μηδε να εξυπνησητε την αγαπην μου, εωσου θεληση.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Заклевам ви, ерусалимски дъщери, Да не възбудите нито да събудите любовта ми, Преди да пожелае.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.Заклинаю вас, дщери Иерусалимские, – не будите и не тревожьтевозлюбленной, доколе ей угодно.
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.השבעתי אתכם בנות ירושלם מה תעירו ומה תעררו את האהבה עד שתחפץ׃
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.احلفكن يا بنات اورشليم ألا تيقظن ولا تنبهن الحبيب حتى يشاء
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları! Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye, Gönlü hoş olana dek.耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 我囑咐 你 們 、 不 要 驚動 、 不 要 叫醒 我 所親愛 的 、 等 他 自己 情願 。 〔 不 要 叫醒 云云 或 作 不要 激動 愛情 等 他 自發
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.Euroopan tavoitteena on purkaa taloudellisen kasvun ja ympäristön huononemisen välinen kytkentä
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.För Europa fortsätter denna fråga att vålla stora problem.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.In Europa blijft dit probleem grote kopzorgen met zich meebrengen.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.V Evropě tato otázka nadále vzbuzuje značné obavy.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.Όσον αφορά την Ευρώπη, το θέμα αυτό συνεχίζει να προκαλεί έντονο προβληματισμό.
Avrupa için bu konu, önemli kaygılar uyandırmaya devam etmektedir.В Европа този въпрос продължава да предизвиква значително безпокойство.
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.Det har ikke samme resonans hos os som det nationale arktiske vildtlivsreservat har, men det burde det.
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.이것은 우리에게 똑같은 공명을 가지고 있지 않습니다. 대서양 야생 피난처가 가지고 있는
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.Δε μας προκαλεί τόση έγνοια όση το Εθνικό Αρκτικό Καταφύγιο Πανίδας αλλά θα έπρεπε.
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.Не ни трогва както Арктическият национален парк, а би трябвало.
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.אין לו את אותה תהודה בשבילנו כמו שמורת הטבע הארקטית באלסקה,
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.أنها لا تملك نفس الصدى مثلنا أن محمية القطب الشمالي الوطنية للحياة البرية
Bizde ANWR kadar büyük bir yankı uyandırmadı, ama uyandırmalıydı.気持ちは ここにはあてはまりませんでした しかし ここは鳥の保護区なのです
Bırak uyusunlar, uyandırma!No las despiertes. Déjalas dormir.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Ale cieľom prikázania je láska z čistého srdca a dobrého svedomia a z nepokryteckej viery,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.A parancsolatnak vége pedig a tiszta szívbõl, jó lelkiismeretbõl és igaz hitbõl való szeretet:
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Ješto konec přikázání jest láska z srdce čistého a z svědomí dobrého a z víry neošemetné.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.경계의 목적은 청결한 마음과 선한 양심과 거짓이 없는 믿음으로 나는 사랑이거늘
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Le but du commandement, c`est une charité venant d`un coeur pur, d`une bonne conscience, et d`une foi sincère.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Lecz koniec przykazania jest miłość z czystego serca i z sumienia dobrego, i z wiary nieobłudnej.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Men budets endemål er kjærlighet av et rent hjerte og en god samvittighet og en uskrømtet tro.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Men Påbudets Endemål er Kærlighed af et rent Hjerte og af en god Samvittighed og af en uskrømtet Tro,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Mục đích của sự răn bảo, ấy là sự yêu thương, bởi lòng tinh sạch, lương tâm tốt và đức tin thật mà sanh ra.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Namen zapovedi pa je ljubezen iz čistega srca in dobre vesti in nehinavske vere,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Och förmaningens ändamål är kärlek av ett rent hjärta och av ett gott samvete och av en oskrymtad tro.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.το δε τελος της παραγγελιας ειναι αγαπη εκ καθαρας καρδιας και συνειδησεως αγαθης και πιστεως ανυποκριτου,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.и благодатта на нашия Господ се преумножи към мене с вяра и любов в Христа Исуса.
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Конець же завітування єсть любов з щирого серця та совісти благої і віри не лицемірної,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.Цель же увещания есть любовь от чистого сердца и доброй совести и нелицемерной веры,
Bu buyruğun amacı, pak yürekten, temiz vicdandan, içten imandan doğan sevgiyi uyandırmaktır.כי תכלית המצוה היא האהבה בלב טהור וברוח טובה ובאמונה לא צבועה׃