uyanık ile cümle

uyanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"UYANIK ŞARTLI ADAY". gazetegercek.com.tr.Stå upp! boken om stand-up-comedy.
"Uyanık devretti"."Periodiskt brus".
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Його витягли на берег, але він заснув і спав досить тривалий час.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Керн-тер'єри сміливі, відважні і безстрашні пси.
Tom uyanık.Том не спить.
Kalbi uyanık tutmak gerekir.Postižený by měl zůstat v klidu.
Uyanış sözcüğü sözcük anlamıyla, bilindiği gibi, uyku halinden uyanıklık haline geçişi belirtir.Slovo probuzení se jeví jako vhodné také proto, že implikuje představu člověka probuzeného ze snu.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Shih Tzu este un excelent câine de pază.
Uyanık kalmamız gerek.Trebuie să rămânem treji.
Mahmut Uyanık (d.Az Uyan (Ébredj!)
Nevzat Uyanık (d.You Are Awake) (közr.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Egy ideig még a földön fekszik, aztán talpra áll.
İslam'a yönelik Yahudi veya Batı kaynaklı oyunlara karşı uyanık ve hazır olmak gereklidir.Ébernek kell lenni a nyugati és a zsidó összeesküvésekkel szemben, melyek az iszlám ellen irányulnak.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Scooby-Doo egy gyáva és szép dán dog.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Shih tzu on pieni, vahva, ryhdikäs ja runsasturkkinen koira.
Yerelnet mahallesimüz demogajılere layık deyıldır lütfen uyanık olalımVanhempien puolesta, isänmaan puolesta tehkäämme iloiten töitä, tehkäämme iloiten töitä!
Uyanık Olalım adlı şiiri göçmen işçilere ithafen yazılmıştır.Teoksen nimessä mainitut kadonneet tytöt olivat maahanmuuttajia.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Asunnossa käytiin lähinnä nukkumassa.
Kalbi uyanık tutmak gerekir.Η εποχή μας χρειάζεται αφύπνιση.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Για την ακρίβεια πήγε για έναν υπνάκο, αλλά δεν ξύπνησε ποτέ...
"Uyanık devretti".«Διηγημάτων βάσανος».
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Το Χόβαβαρτ είναι μεγάλο και μέσου ύψους σκυλί.
Kahve beni uyanık bırakır.Ο καφές με κρατάει ξύπνια.
Uyanık mısınız?Είστε ξύπνιες;
Tom uyanıkmış gibi görünüyordu.Ο Θωμάς φαινόταν ξύπνιος.
Uyanık bir şekilde Etiyopya sivil hakların koruyuculuğunu yapıyoruz.Dette førte til, at den etiopiske kampmoral forsvandt.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Han setter seg på senga, og etter hvert så sovner han.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Vanligvis når en person er våken vil hjernebølgene på et elektroencefalogram vise et normalt bilde.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Da Hearts presset på for å skaffe seg et vinnermål, ble de kontret i senk.
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.Etterhvert ble de anerkjent som handelsmenn, og fikk fritt reise mellom stammene med handelsvarer.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Hokkaido er modig, selvsikker og svært årvåken hund.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Perkasalah perbuatan tangan-Nya, * dicerai-beraikan-Nya orang yang angkuh hatinya.
Kalbi uyanık tutmak gerekir.Rahasianya tentang hal itu tetap terjaga.
Ama şimdi onların diğerlerinden daha uyanık olduklarından kuşkulanmaya başladım." diyerek gösterir.Jadi, dialah yang paling berpengaruh kepadaku dibanding orang lain."
Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Súc miệng trước khi đi ngủ.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.相手の心臓を奪うことで、その者を覚者とする。
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."寝る時は目が開いてしまうらしく他者からは寝ているのか起きているのかわからない。
Bu noktaya değinmek için Utnapiştim, Gılgamış'tan altı gün yedi gece uyanık kalmasını ister.あなたの求める生命を、あなたが見つける為に、六日と六晩眠らずに起きていなさい。
Tavan arasında uyanık yatıyordum.ソートの中に眠っていた。
Kalbi uyanık tutmak gerekir.心の夢醒める事無く。
Saldırılara karşı uyanık olduklarında kulakları dikleşir.喜んでいる時は耳が動く。
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.通常,當一個人清醒時,腦電波顯示出規律的節奏。
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.色界有:就是一念不生的心,作主的心。
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.原因是它們行動緩慢,僅出現在紅樹林範圍內也使他們易於被漁民們發現。
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.徐果人是清朝秀才、附生。
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.이는 진심(瞋心)을 대치하는 것이니, 자애로운 마음을 자성으로 삼는 것이다."
"Uyanık devretti".“사치로 분칠한 드라마”.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.בדרך כלל, כאשר אדם ער, גלי המוח ניתנים לתיאור על ידי מודלים שונים כתבנית אופיינית.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Тя оцелява, но е принудена да лежи на легло за известно време.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.През нощта се събуждат и тръгват на лов.
"Uyanık devretti"."Омировият епос".
Tam uyanmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Iste pokrete izvodi neposredno prije onesvješćivanja.
Uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.Onokad ti treba opuštanje prije spavanja.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Za odmor koriste brlog, ali prije nego što legnu u njega prvo neko vrijeme sjede.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Potom si samica ľahne na bok a často na chvíľu aj zaspí.
Genellikle geceleri aktiftir ve uyanık olduğu saatlerde çoğunlukla beslenir.Najviac sú aktívne v nočných hodinách, kedy trávia čas hľadaním potravy.
Bu tür anestezi uygulandığında hasta uyanıktır.Med vstavitvijo je bolnik praviloma v anesteziji.
Normal uyku-uyanıklık döngüsünden yoksundur ve kendi isteği ile eylem başlatamaz.Bolnik nima normalnega cikla spanja in budnosti ter ni zmožen hotenih dejanj.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Piemenaitė užmigo po uosiu.
"Uyanık devretti".Perkrauta“ tęsinys.
İlgili Sayfalar