Ana içeriğe geç
Sözlük

utanma ile cümle

utanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana bakın. Utanmalıyız.أتعلمون ماذا ؟ يجب أن نخجل من أنفسنا .
Bana bakın. Utanmalıyız.国として恥ずべきことなのです
Başkasının yüzünü korkunç bir fotoğrafla satıp, nasıl buraya gelecek kadar utanmaz olabiliyorsun?Dupa ce vinzi fata cuiva cu o fotografie urata, ce crezi ca e aici de vii fara rusine? Aish!
Başkasının yüzünü korkunç bir fotoğrafla satıp, nasıl buraya gelecek kadar utanmaz olabiliyorsun?Όταν πουλάς με το πρόσωπο ενός άλλου σε μια οικτρή φωτογραφία, που νομίζεις πως έρχεσαι έτσι ξεδιάντροπα; Ααχ!
Başkasının yüzünü korkunç bir fotoğrafla satıp, nasıl buraya gelecek kadar utanmaz olabiliyorsun?عند بيعك لـوجه أحدهم من خلال صورة بائسة أين تتصورين هذا المكان لتـأتي إلى هنا دون حياء؟ آايش!
Bayan Wust'un önünde utanmayın.No tengas vergüenza con la Sra. Wust.
Bayan Wust'un önünde utanmayın.Не бойся.
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."C'est mon genre de truc, et j'arrête d'avoir honte. "
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık.""Estou mesmo metido nisto e vou deixar de me sentir envergonhado."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Estoy en esto y voy a dejar de avergonzarme".
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Ich bin Teil von diesem Zeug, und ich höre auf verlegen zu sein.
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Ik vind dit erg leuk en ik ga me er niet meer voor schamen."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."" Îmi place ce fac și n-am să mă mai jenez. "
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Jestem zainteresowany tymi rzeczami i nie będę się tego wstydził."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."저는 이런 것들 중 하나입니다. 그리고 더 이상 부끄러워하지 않을겁니다.
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Mi piace questa roba, e devo smettere di esserne imbarazzato."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Rajongok érte, és nem leszek többé zavarban emiatt."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Saya suka hal ini, dan saya akan berhenti merasa malu."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Som taký a prestávam sa za to hanbiť."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Tohle jsem já, a přestávám se cítit v rozpacích."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Tôi thích nó, và tôi sẽ hết thấy xấu hổ."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Μου αρέσουν κατά κάποιο τρόπο αυτά τα πράγματα, και θα σταματήσω να ντρέπομαι."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Харесва ми малко, и ще престана да се чувставам неудобно."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Я дуже захопився всіма цими штуками і більше не хочу цього соромитись".
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."Я очень увлёкся всеми этими штуками и больше не хочу этого стесняться".
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."אני נהנה מזה ואני מפסיק להיות מובך מזה."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."أنا مهووس بهذه الأشياء، سأتوقف عن هذا الإرتباك."
Ben bu işin içindeyim ve yaptığımdan utanmayacağım artık."それでさらに熱中していきます
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Daca un barbat incape pe acolo, nu te vei simti injosita?
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Jeśli facet łatwo się prześlizgnie<br />nie będziesz zawstydzona?
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Kalau seorang pria dapat meluncur masuk kedalam dengan mudah, apakah kau tidak malu?
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Se un uomo scivolasse lì dentro facilmente,<br />non ti sentiresti un po' imbarazzata?
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Si un homme arrive à passer, ne serais-tu pas embarassée .
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Wenn ein Mann dort leicht reinrutschen kann,<br />wird dir das nicht peinlich sein?
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Αν μπορεί να γλιστρήσει μέσα ένας άντρας ευκολότερα, δεν θα ντραπείς;
Bie erkek içeriye kolayca girebilirse, utanmayacakmısın?Если мужчина пройдет тебе не будет стыдно?
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Chúng ta, như là \một quốc gia, nên xấu hổ về nó -- nước giàu nhất.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Enquanto país, devíamos ter vergonha com isso. O país mais rico!
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Jako kraj powinniśmy się tego wstydzić. Jako kraj powinniśmy się tego wstydzić. Najbogatsze państwo.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.국민의 한 사람으로서 정말 부끄러워해야 합니다. 이런 "세계 최고의 부자국가"에서 산다는 것에 대해서요.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Mi, a leggazdagabb ország, emiatt szégyellhetjük magunkat.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Mi, kot država, bi morali biti osramočeni pri tem, da smo -- najbogatejša država.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Noi, come paese, dovremmo vergognarci di questo -- il paese più ricco.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Nosotros, como país, deberíamos avergonzarnos de eso -- el país más rico.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Noua, ca tara, ar trebui sa ne fie rusine iar asta -- cea mai bogata tara.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Nous, en tant que pays, devrions avoir honte de ça -- le pays le plus riche.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Wij als land zouden ons daarover moeten schamen. Het rijkste land.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Wir, als ein Land, sollten uns dafür schämen. Das reichste Land!
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Нам, как стране, должно быть стыдно за это - богатейшей стране.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.Ние като страна трябва да се засрамим от това... най-богатата страна.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.אנחנו, כאומה, צריכים להתבייש. וזה - במדינה העשירה ביותר.
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.نحن , كدولة .. يجب أن نخجل من ذلك أغنى دولة
Biz, ülke olarak, bundan utanmalıyız en zengin ülkeyken.この 最も豊かな国で この国では
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Asta-i de neîngăduit, ar trebui să ne fie ruşine.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız. Bu korkunç.Dat is een schande, en we zouden ons moeten schamen. 't Is vreselijk.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.C'est indigne. Nous devrions être honteux.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Das ist skandalös und wir sollten uns schämen.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.È orribile, e dovremmo vergognarci di noi stessi.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Esto es lamentable, y deberíamos estar avergonzados de nosotros mismos.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Ez szégyenletes, és szégyellnünk kéne magunkat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod