utangaç ile cümle

utangaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.Csinos, kissé nőiesen karcsú fiú volt.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.A kis Péter vékonyka, félénk, magának való kisgyermek volt.
O utangaçtır ve az konuşur.Ő félénk és keveset beszél.
On dokuzundan gün alıyordu ve utangaçtı.Hän oli tuolloin alkueränsä kuudes ja karsiutui.
Çok utangaç olmaya başlamıştı.Hänestä oli tullut erittäin kuuluisa.
Çok salaktır ve utangaçtır.Hän on erittäin romanttinen ja ujo.
Utangaç bir çocuk olduğu doğruydu; zamanının çoğunu kitaplar arasında geçiriyordu.Hän oli pitkä, hänellä oli harvoja ystäviä ja hän vietti paljon aikaansa kirjojen ja taiteen parissa.
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.Adam oli henkilönä ujo ja herkkä.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Se suhtautuu vieraisiin epäluuloisesti.
Çok utangaçtır,saçma sapan şeyler söyler.Hän on hyvin naiivi ja tekee paljon noloja temppuja.
Evans küçükken suskun, utangaç ve içine kapanık bir çocuktu.Clara oli nuorena ujo ja kiusattu.
Genellikle, Japonlar utangaçtır.Tavallisesti japanilaiset ovat ujoja.
Josephson Cambridge’te parlak ama utangaç öğrenci olarak tanınıyordu.Ως φοιτητής στο Κέιμπριτζ ο Τζόζεφσον ήταν γνωστός ως ευφυής αλλά ντροπαλός.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Είναι αδίστακτη και καταπιεστική προς τα παιδιά της.
Çok utangaç olmaya başlamıştı.Ήταν πολύ ντροπαλή.
Çok fazla utangaç ve adaletlidir.Είναι πάνσοφες και δίκαιες.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Ο Γκόρντον ήταν τίμιος και αδιάφθορος.
İnsan yapısına ve utangaç bir karaktere sahiptir.Το χιούμορ του έχει μία συγκεκριμένη και χαρακτηριστική δομή.
Ayrıca utangaçtır.Είναι επίσης βουλευτής.
Mary'nin kız kardeşi utangaç ve sakardır.Η αδελφή της Μαίρης είναι ντροπαλή κι αδέξια.
Oliver özellikle gençlik yıllarında çok utangaçtı.Oliver har altid været meget genert, især i hans teenage-år.
Nouhad utangaç ve okulda çok arkadaşı olmayan bir çocuktu.Hans far døde, da han var lille, og han har ikke rigtig nogle venner i skolen.
Çok salaktır ve utangaçtır.Hun er meget klodset og genert.
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Haydn brugte derfor opfindsomhed for at få mest muligt ud af sit orkester.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.De fløjter, når de bliver forstyrret.
Çok ama çok utangaçtır bu yüzden babası gibi insan korkutamaz.Han er let at skræmme, og ikke så modig som sin bedste ven.
Bundy lise yıllarında utangaç ve içine kapanık bir çocuk olarak kaldı.Bundy forble sjenert og innadvendt gjennom alle sine skoleår.
Çok utangaç olmaya başlamıştı.Han ble så presteviet.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Gorillaer gjesper når de blir engstelige.
Bir erkek çocuğu olarak çok utangaç ve hassas biriydi.Han er naiv og svermerisk som et barn.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.John er veldig lat, ulik Paul.
Balo gecesinde Carrie gergin ve utangaç davranmaya başlar fakat Tommy onu rahatlatır.Di pesta dansa, Carrie seperti diduga, gugup dan pemalu, tetapi Tommy yang ramah berhasil menenangkan Carrie.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Para burung pun kaget dan melarikan diri.
Drake oldukça utangaçtı, konser vermekten elinden geldiğince kaçınırdı.Joy mencoba menjauhkan Sadness sebisa mungkin dari konsol.
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.Gorila adalah binatang yang pemalu dan sosial.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Schulz juga seorang pemalu dan penyendiri.
Çok salaktır ve utangaçtır.Dia sombong dan licik.
İçlerinden utangaç ve masum olan Beom-sil, Soo-ok'a aşık olur.Một trong số họ, anh chàng nhút nhát và ngây thơ Beom-sil yêu Soo-ok.
Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir.Đó là hành động sỉ nhục phụ nữ.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Dante còn là một người khá thoải mái và rất dửng dưng.
Çok salaktır ve utangaçtır.Rất ngớ ngẩn và xấu hổ.
Danny, 14 yaşında, utangaç bir çocuktur.Một cô công chúa 14 tuổi, ích kỉ và kiêu ngạo.
Çok ama çok utangaçtır bu yüzden babası gibi insan korkutamaz.Chúng là loài cực kỳ hung dữ, nên không sợ con người.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Bọn chúng bàng hoàng khiếp sợ, bỏ trốn về doanh trại.
Utangaç bir türdür ve insanlar uzak durur.気難しい性格であり、人間を敬遠している。
Uzak olması daha çok utangaçlığa dönüşmüştü.” diye yazmıştır.至って汚き人物の者なり」と日誌に記している。
Danny, 14 yaşında, utangaç bir çocuktur.好奇心旺盛な14歳の少年。
Nouhad utangaç ve okulda çok arkadaşı olmayan bir çocuktu.少年は学校では目立たない存在で、友人も少なかった。
Çok utangaçtır,saçma sapan şeyler söyler.何バカな事言ってるんだよ、恥を知れ恥を。
Yohei 与平 (Bokuzen Hidari) — Kikuchiyo ile bazı komik sahneler paylaşan, çok utangaç yaşlı adam.巨漢俳優大岡怪童との巨漢コンビで喜劇路線の柱となる。
Bundy lise yıllarında utangaç ve içine kapanık bir çocuk olarak kaldı.小学生時代のヒロシは暗くいじめられっ子で、担任教師にさえ嫌われていた。
Charlie burada şarkı söyleyen utangaç ve sessiz şarkıcı Edna ile tanışır.エテーネの歌姫シャンテの歌が好きな平和主義者。
Utangaç bir karaktere sahiptirler.恥ずかしがり屋な性格をしている。
Kubo Sensei, sosyal hayatta oldukça utangaç bir insandır.メシュウェシュはリビュア人の有力部族である。
Ayrıca utangaçtır.羞愧也。
Oldukça utangaçtır.有點容易害羞。
Çok utangaç olmaya başlamıştı.看起來好像很害羞。
Danny, 14 yaşında, utangaç bir çocuktur.幼读私塾,14岁中秀才。
Duikerler pek utangaç ve çekingen hayvanlardır.牠們是害羞及獨居的動物。
Utangaç bir türdür ve insanlar uzak durur.贊恩很虛弱,而且人在很遙遠的地方。
İlgili Sayfalar