Okçular yenilmiş ve utanç içinde geri çekilmişlerdi.Los lanceros ranqueles fueron vencidos y pasados a degüello.
Olay, Kim Jong-il'in duyduğu utanç nedeniyle Çin'e planladığı ziyaretini iptal etmesine neden oldu. ^ 2007El incidente hizo que Kim Jong-il cancelara un viaje a China por la vergüenza que sufrieron ambos países.
Bu albüm kapakları muhtemelen şu ana dek adımın karıştığı en utanç verici şeylerdir.”Es fácilmente la peor aventura animada por ordenador hasta la fecha».
"Sesler arasında utanç tarihi".«Breve historia de las bandas sonoras».
Fazla uzağa gidemedik, utanç vericiydi çünkü onlar gerçekten iyiydi.Ella no quería hacerlo, porque estaba muy avergonzada.
Utanç ve Onur, 1915’in 100.De Lágrimas y Miel (1995) 13.
Kitapta en önemli söz şudur: "Neden kendine Bulgar demekten utanç duyuyorsun?"La parte più famosa dell'intero libro è la primissima frase: "Perché ti vergogni di chiamarti Bulgaro?"
Utanç içindeki lejyonlar savaştan ayrıldı ve Zeugma'ya çekildi.Le legioni, disonorate, furono allontanate dal teatro di guerra e mandate a Zeugma.
Fazla uzağa gidemedik, utanç vericiydi çünkü onlar gerçekten iyiydi.Non siamo andati oltre, ed è stato un vero peccato perché erano davvero buone».
Utanç ve Onur, 1915’in 100.L'Impartial, annate 1950 e 1951.
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Smagliante e fiero, il giorno sublime arriva, Scacciando per sempre l'ingiustizia e la vergogna.
Yalan söylemek utanç verici.Лгать стыдно.
Bu kadar tembel bir oğlum olduğu için utanç duyuyorum.Мне стыдно, что у меня такой ленивый сын.
Böyle tembel bir oğlumun olması benim için utanç kaynağı.Мне стыдно, что у меня такой ленивый сын.
Ayıdan bile korkma, utanç içine düşmekten korktuğun kadar.Не бойся медведя, бойся стыда.
Kitapta en önemli söz şudur: "Neden kendine Bulgar demekten utanç duyuyorsun?"Самая известная фраза книги «Отчего ты стыдишься нарекаться болгарином и не читаешь и на своём языке?»
Ne kadar utanç verici bir davranış!Как вам не стыдно!
Ama o her zaman utanç verici bir tavır içersine giriyor."И при этом в нём ощущается странное зловещее упорство».
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Он больше не стыдится своего падения.
Gençliğini, geçmişinin utancından uzaklaştırmaya uğraşarak geçirmiştir.Несчастный юноша всегда стыдился своего прошлого.
Utanç duymalılar.Зачем нам стыд?
Utanç duygusunu yaşama eylemine ise utanma adı verilir.Под тяжестью позора он исчезает.
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.В её душе стыд ещё борется с любопытством.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Итак, молва гласит об этом происшествии двояко».
Utanç Yılları 1987 Türk yapımı dram dizisidir.Приложение, 1987 Время Дракона.
İnsanlar cezâdan sakınmak isteyecek, fakat utanç nedir bilmeyecektir.Всевышний Господь знает обо всём, а мы даже не стесняемся.
Utanç anıtı dönüşüyor.إصدار المسكوكات التذكارية.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.أن يتخلوا : المراد من التخلي قضاء الحاجة .
Bu dava, ABD hukuk sisteminin utanç verici bir sayfası olarak da hatırlanır.وغالبا ما يستشهد على أنها مثال عن إجهاض العدالة في النظام القانوني للولايات المتحدة.
Utanç duymalılar.Teria vergonha de odiar.
Ancak, sözcüğün utanç duygusuyla da çok yakın ilgisi vardır.Tem muito em comum com a emoção da vergonha.
Katolik Ansiklopedisi, onu "Petrus'un makamına utanç düşüren" olarak adlandırır.A Enciclopédia Católica chama-o desgraça na Cadeira de Pedro.
Amaç, utanç vericidir, ancak mevcut hedefler için kötüye kullanılır.Era Malu, que confessa diante dos fatos ocorridos.
Ne kadar utanç verici bir davranış!Que Vergonha!!
Halk korkudan ve utançlarından susmuştur.Vejo a religião com receio e suspeita.
İnsanlar cezâdan sakınmak isteyecek, fakat utanç nedir bilmeyecektir.O tinhorão aprecia a umidade, mas não tolera o encharcamento.
Utanç anıtı dönüşüyor.Alteração da memória.
Utanç anıtı dönüşüyor.Hierdoor ontstaat een herinneringsvervalsing.
Utanç, içinde bulunulan durumdan kurtulmak isteme durumudur.Vermijdingsgedrag is het ontlopen van situaties waarin de angst tot uiting zou kunnen komen.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Hij valt van zijn bezem.
Ne kadar utanç verici bir davranış!Een schandelijke daad.
1971'de Franz Stangl cezaevinde iken, bir röportajda, Üstlerimize karşı utanç duyduk demiştir.Franz Stangl overleed in 1971 op 63-jarige leeftijd in de gevangenis aan een hartinfarct.
Utanç anıtı dönüşüyor.Wspomnienia pośmiertne.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Ciekawą jej cechą jest jej „dwoistość”.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır."Czy święci są po to, aby nas zawstydzać?
O, ailesine utanç getirdi.Przyniósł wstyd swojej rodzinie.
O, ailesine utanç getirdi.Przyniosła wstyd swojej rodzinie.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Han kom att tala om denna händelse som ”dubbel skam”.
Türkçeye çevrilen tek romanı Utanç'tır.Terrängen runt Turcia är platt.
Marshall'ın utanç verici hikâyesi Lily'nin anasınıfında geçer.Därmed försvann Marshalls sista länk till Lily.
Ne kadar utanç verici bir davranış!Det är så pinsamt...
Bu dava, ABD hukuk sisteminin utanç verici bir sayfası olarak da hatırlanır.Nedan följer en lista över de högsta rättsinstanserna i USA:s delstaters rättssystem.
Utanç anıtı dönüşüyor.Значна площа пам'ятки розорюється.
Halk korkudan ve utançlarından susmuştur.«Люди втратили страх і совість.
Türkçeye çevrilen tek romanı Utanç'tır.Час заснування самого Турійська достеменно не відомий.
Bu olaydan "çifte utanç" diye söz eder.Для позначення цього розрізнення ним було введене поняття «двоїстість в єдності» .
Utanç anıtı dönüşüyor.Záchodky se mění v památku .
Utanç ve Onur, 1915’in 100.Slovo a slovesnost, 1950, č. 2.
Halk korkudan ve utançlarından susmuştur.Útoky se snaží vyvolat v lidech pocit strachu a nejistoty.
Ne kadar utanç verici bir davranış!To by byla obrovská ostuda!"