Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Con l'empietà viene il disprezzo, con il disonore anche l'ignominia
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Cuando viene la impiedad, viene también el menosprecio; y con la deshonra viene la vergüenza
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Där den ogudaktige kommer, där kommer förakt, och med skamlig vandel följer smälek.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Dosa dan kehinaan berjalan bersama; kalau sudah tercela, pasti pula dinista
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Gdy przychodzi niezbożny, przychodzi też wzgarda, a z mężem lekkomyślnym urąganie.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Hvor Gudløshed kommer, kommer og Spot, Skam og Skændsel følges.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Když přijde bezbožný, přichází také pohrdání, a s lehkomyslným útržka.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Keď prijde bezbožník, prijde aj pohŕdanie a s nevážnosťou potupa.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Khi kẻ gian ác đến sự khinh bỉ cũng đến nữa; Và sự sỉ nhục đến với điều nhuốc nha.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Khi kẻ gian_ác đến sự khinh_bỉ cũng đến nữa ; Và sự sỉ_nhục đến với điều nhuốc_nha .
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.악한 자가 이를 때에는 멸시도 따라오고 부끄러운 것이 이를 때에는 능욕도 함께 오느니라
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Ko pride brezbožni, pride tudi zaničevanje, in z nečastjo pride zasramovanje.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Kunne jumalaton tulee, tulee ylenkatsekin, ja häpeällisen menon mukana häväistys.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Met de goddeloze komt ook de verachting en met de misdaden komt de schande.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Mikor eljõ az istentelen, eljõ a megútálás; és a szidalommal a gyalázat.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Når den ugudelige kommer, kommer også forakt, og med skammen følger spott.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Quando vem o ímpio, vem também o desprezo; e com a desonra vem o opróbrio.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Quand vient le méchant, vient aussi le mépris; Et avec la honte, vient l`opprobre.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Wo der Gottlose hin kommt, da kommt Verachtung und Schmach mit Hohn.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.Οταν ερχηται ο ασεβης, ερχεται και η καταφρονησις και μετα του ονειδους, η ατιμια.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.С идването на нечестивия идва и презрение, И с подлостта идва и позор.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.С приходом нечестивого приходит и презрение, а с бесславием – поношение.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.בבוא רשע בא גם בוז ועם קלון חרפה׃
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.اذا جاء الشرير جاء الاحتقار ايضا ومع الهوان عار.
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.惡 人 來 、 藐 視 隨 來 . 羞 恥 到 、 辱 罵 同 到
Kötülüğü aşağılanma, Ayıbı utanç izler.惡人來 、 藐視隨來 . 羞恥 到 、 辱罵 同 到
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.(118:46) буду говорить об откровениях Твоих пред царямии не постыжусь;
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Budem hovoriť o tvojich svedoctvách pred kráľmi a nebudem sa hanbiť
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Cũng sẽ nói về chứng cớ Chúa trước mặt các vua, Không phải mất cỡ chút nào.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Cũng sẽ nói về chứng_cớ Chúa trước mặt các vua , Không phải mất cỡ chút nào .
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Davanti ai re parlerò della tua alleanza senza temere la vergogna
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.És a királyok elõtt szólok a te bizonyságaidról, és nem szégyenülök meg.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Falarei dos teus testemunhos perante os reis, e não me envergonharei.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Govoriti hočem o pričevanjih tvojih tudi pred kralji, in ne bode me sram.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Hablaré de tus testimonios delante de los reyes, y no quedaré avergonzado
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Ich rede von deinen Zeugnissen vor Königen und schäme mich nicht
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Jag vill tala om dina vittnesbörd inför konungar, och jag skall icke komma på skam.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Jeg vil tale om dine vidnesbyrd for konger og skal ikke bli til skamme.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Jeg vil tale om dine Vidnesbyrd for Konger uden at blues;
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Je parlerai de tes préceptes devant les rois, Et je ne rougirai point.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.또 열왕 앞에 주의 증거를 말할 때에 수치를 당치 아니하겠사오며
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Minä puhun sinun todistuksistasi kuningasten edessä, enkä häpeään joudu.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Nýbrž mluviti budu o svědectvích tvých i před králi, a nebudu se hanbiti.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Owszem, będę mówił o świadectwach twoich przed królmi, a nie będę zawstydzony.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Peraturan-Mu akan kuwartakan kepada raja-raja, dan aku tak akan mendapat malu
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Voi vorbi despre învăţăturile Tale înaintea împăraţilor, şi nu-mi va roşi obrazul.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Zelfs voor koningen kan ik dan over U spreken zonder mij te schamen.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Και θελω ομιλει περι των μαρτυριων σου εμπροσθεν βασιλεων, και δεν θελω αισχυνθη.
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.Ще говоря за Твоите свидетелства и пред царе, И няма да се посрамя;
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.ואדברה בעדתיך נגד מלכים ולא אבוש׃
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.واتكلم بشهاداتك قدام ملوك ولا اخزى
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.我 也 要 在 君 王 面 前 、 論 說 你 的 法 度 、 並 不 至 於 羞 愧
Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek, Utanç duymayacağım.我 也 要 在 君王 面前 、 論說 你 的 法度 、 並 不 至於 羞愧
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.A királynak jóakaratja van az eszes szolgához; haragja pedig a megszégyenítõhöz.
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.Blagovoljnost kraljeva je gotova umnemu hlapcu, srd njegov pa zadene njega, ki ravna sramotno.
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.Ein kluger Knecht gefällt dem König wohl; aber einem schändlichen Knecht ist er feind.
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.El rey muestra su favor al siervo prudente, pero su ira está sobre el que le causa vergüenza
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.En förståndig tjänare behaga konungen väl, men över en vanartig skall han vrede komma.
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.En klog Tjener har Kongens Yndest, en vanartet rammer hans Vrede.
Kral sağduyulu kulunu beğenir, Utanç getirene öfkelenir.En klok tjener vinner kongens yndest, men over en dårlig tjener kommer hans vrede.