İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Ma forse costoro offendono me - oracolo del Signore - o non piuttosto se stessi a loro vergogna?»
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.¿Me ofenderán a mí?, dice Jehovah. ¿Acaso no actúan, más bien, para su propia vergüenza?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Minulleko he tuottavat mielikarvautta, sanoo Herra, eivätkö pikemmin itselleen, omaksi häpeäksensä?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig, de krænker, lyder det fra HERREN, mon ikke sig selv til deres Ansigters Skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig de volder sorg, sier Herren, mon ikke sig selv, så deres ansikter skal rødme av skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.,,Pe Mine Mă mînie ei oare? zice Domnul; nu pe ei înşişi, spre ruşinea lor?``
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Tetapi sesungguhnya, bukan Aku yang mereka sakiti, melainkan diri mereka sendiri sehingga mereka malu
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Zdaliž to proti mně jest, že mne oni popouzejí? dí Hospodin. Zdali není proti nim k zahanbení tváři jejich?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Μηπως εμε παροξυνουσι; λεγει Κυριος ουχι εαυτους προς καταισχυνην των προσωπων αυτων;
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Мене ли разгневяват? казва Господ, - Дали не себе си разгневяват за посрамяване на своите лица?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Меня ли огорчают они? говорит Господь; не себя ли самих к стыду своему?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.האתי הם מכעסים נאם יהוה הלוא אתם למען בשת פניהם׃
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.أفاياي يغيظون يقول الرب. أليس انفسهم لاجل خزي وجوههم.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶 和 華 說 、 他 們 豈 是 惹 我 發 怒 呢 . 不 是 自 己 惹 禍 、 以 致 臉 上 慚 愧 麼
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶和華 說 、 他 們豈 是 惹我發怒 呢 . 不 是 自己 惹禍 、 以致 臉上 慚愧麼
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:줄리엣 Blister'd는 소원에 대한 그대의 혀하라! 그는 수치심으로 태어난 건 아니 었어 :
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:GIULIETTA Blister'd essere la tua lingua Per esempio un desiderio! non era nato per la vergogna:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIA Blister'd być twój język Na takie życzenie! nie urodził się wstyd:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Júlia Blister'd meg a te nyelved, hogy egy ilyen szeretnék! nem volt született szégyent:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIE Blister'd tvé jazyk pro takové přání! on se nenarodil, aby zahanbil:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIE Blister'd tvoje jazyk pre takéto želanie! on sa nenarodil, aby zahanbil:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Julieta Blister'd fi limba ta Pentru o astfel de dorinţă! el nu a fost născut de ruşine:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIETA Blister'd sea tu lengua por ese deseo! no nació a la vergüenza:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd deine Zunge für einen solchen Wunsch! er war nicht zu schade, geboren:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd lưỡi ngươi muốn như vậy! ông không sinh ra để xấu hổ:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd menjadi lidahmu Untuk seperti keinginan! dia tidak dilahirkan untuk malu:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd olla sinun kielessämme sellainen toive! Hän ei syntynyt häpeään:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd ser tua língua Para tal desejo! ele não nasceu para vergonha:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd uw tong Voor zo'n een wens! hij was niet geboren om te schande:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Juliet Blister'd være din tunge for et sådant ønske! han var ikke født til skamme:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIET Blister'd vara din tungan för en sådan önskan! han var inte född på skam:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:JULIETTE Blister'd soit ta langue Pour un tel vœu! il n'était pas né pour la honte:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Julija Blister'd bodi tvoje jezik Za tako želijo! ni bil rojen za sramoto:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ΙΟΥΛΙΕΤΑ Blister'd να γλώσσα σου Για μια τέτοια επιθυμία! δεν γεννήθηκε στην ντροπή:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ДЖУЛЬЕТТА Blister'd твой язык Для такого желания! Он не был рожден, чтобы стыда:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:Жулиета Blister'd да бъде езикът ти За подобно желание! той не е роден за срам:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:ג'ולייט Blister'd להיות לשונך במשך רוצה כזה! הוא לא נולד בושה:
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:جولييت Blister'd يكون اللسان خاصتك للحصول على مثل هذه الرغبة! لم يولد له العار :
JULIET Blister'd Böyle bir dilek için senin dilinle! o utanç doğmuş değildi:彼の額の恥は座ることをasham'dている時には、"名誉をcrown'dことが王位をTISの
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.A jungiánus pszichoanalitikusok a szégyent a lélek mocsárvidékének nevezik.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Analiştii Jung numesc ruşinea mlaştina sufletului.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Các nhà phân tích tâm lý học gọi sự xấu hổ là đầm lầy của tâm hồn.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Gli junghiani definiscono la vergogna la palude dell'anima.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungiaanse analytici noemen schaamte het moeras van de ziel.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungianska analytiker kallar skam för själens sumpmark.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungianske analytikere kalder skam sjælens sumpland.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungilaiset kutsuvat häpeää sielun suoksi.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungovski analitiki sram imenujejo močvirje duše.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jungovští analytici nazývají stud močálem duše.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Jung'sche Analysten nennen Scham den Sumpf der Seele.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.융 심리학자들은 수치심을 영혼의 늪지대라고 표현했습니다.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Les jungiens appellent la honte les marécages de l'âme.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Los seguidores de Jung denominan a la vergüenza los pantanos del alma.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Os analistas da escola Jung chamam à vergonha o pântano da alma.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Psychoanalitycy szkoły Junga nazywają wstyd bagnem duszy.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Tí, ktorí analyzujú Junga, volajú hanbu močiar duše.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Οι γιουνγκιανοί αναλυτές αποκαλούν ντροπή τον βάλτο της ψυχής.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Послідовники Юнга називають сором болотом душі.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Юнговские аналитики называют стыд болотом души.
Jungcu analistlere göre utanç ruhun bataklığıdır.Юнг-терапевтите наричат срама блатото на душата.