Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Για τους άντρες, ντροπή δεν είναι ένα μάτσο ανταγωνιζομένων και συγκεχυμένων προσδοκιών.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Для мужчин стыд это не набор соревнующихся, противоречивых ожиданий.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.Для чоловіків сором зовсім не купа конфліктуючих, суперечливих очікувань.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.За мъжете, срамът не е купчина от съревнователни, противоречиви очаквания.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.בעבור גברים, הבושה אינה אוסף של ציפיות סותרות ומתחרות.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.للرجال، العار ليس مجموعة من التوقعات المتضاربة والمتنافسة.
Erkekler için utanç birsürü kendiyle yarışan, çelişkili beklentiler değil.矛盾に満ちた相反する期待ではなく 恥はただ1つのこと
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Aber ich denke, an dieser Stelle ist es irgendwie fast beschämend, es nicht wenigstens zu versuchen.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Ale myślę, że w tej sytuacji żenadą byłoby przynajmniej nie podjęcie takiej próby.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Azt gondolom azonban, hogy ennél a pontnál még csak meg sem próbálni majdnem szégyen volna.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Dar cred în acest moment că e aproape jenant să nu încercăm cel puțin.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.하지만 현재로서는 시도조차 안 하는 것은 부끄러운 일이라 생각합니다.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Maar ik denk dat het op dit punt bijna beschamend is om het niet minstens te proberen.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Mais je pense qu'à ce stade c'est presque gênant de ne pas au moins essayer.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Ma ritengo che a questo punto sarebbe piuttosto imbarazzante non fare almeno un tentativo.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Nhưng tôi nghĩ là sẽ thật sự xấu hổ nếu ta không thử.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Pero creo llegado este punto es casi embarazoso no intentarlo.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Tetapi saya pikir, di saat ini, sepertinya cukup memalukan jika kita tidak mecobanya.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.Но мисля, че в този момент това е нещо почти срамно поне да не опитаме.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.אך אני סבור שבשלב זה זה כמעט מביך שלא לנסות לפחות.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.ولكني أعتقد عند هذا المستوى أنه من المخجل عدم المحاولة على الأقل.
Fakat bence bu aşamada en azından denememek utanç vericidir.それは恥ずかしいことだと思います 簡単なプロジェクトではありません
Gelip konuşmanızı çok isteriz. İncinebilirlikten yada utançtan bahsetmezseniz seviniriz." (Kahkaha)Älkää kuitenkaan mainitko haavoittuvaisuutta tai häpeää." (naurua)
Genç Efendi... utancımı bağışla...Jovem amo... perdoe a minha vergonha...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Młody panie... przebacz mi, że się zhańbiłem...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Nuori herra, anna anteeksi.
Genç Efendi... utancımı bağışla...Señorito... perdóneme...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Sua Altezza... Perdoni la mia vergogna...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Unge mästare...förlåt min skam...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Unge mester ... tilgiv min skam ...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Νεαρέ Άρχοντα... Συγχώρησε την ντροπή μου...
Genç Efendi... utancımı bağışla...Молодой господин... простите мне этот позор...
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela(88:46) сократил дни юности его и покрыл его стыдом.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela(89:46) Tu as abrégé les jours de sa jeunesse, Tu l`as couvert de honte. Pause.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaabreviaste os dias da sua mocidade; cobriste-o de vergonha.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaafkorted hans Ungdoms Dage og hylled ham ind i Skam. - Sela.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu har gjort ende på hans glans og kastet hans trone i støvet.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu har gjort slut på hans glans och slagit hans tron till jorden.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu verkürzest die Zeit seiner Jugend und bedeckest ihn mit Hohn. (Sela.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEltörlötted az õ fényességét, és az õ királyi székét a földre vetetted.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEngkau memperpendek masa mudanya, dan menutupi dia dengan malu
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEr was geen eer meer voor hem over en zijn troon hebt U omver geworpen.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaHai posto fine al suo splendore, hai rovesciato a terra il suo trono
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaHas acortado los días de su juventud, y le has cubierto de afrenta. (Selah
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelai-ai scurtat zilele tinereţii, şi l-ai acoperit de ruşine. -(Oprire)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaKhiến các ngày đương thì người ra vắn, Và bao phủ người bằng sự sỉ nhục.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaKhiến các ngày đương_thì người ra vắn , Và bao_phủ người bằng sự sỉ_nhục .
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela그 소년의 날을 단촉케 하시고 저를 수치로 덮으셨나이다(셀라)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaOkrajšal si dni mladosti njegove, pokril si ga s sramoto. (Sela.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaSinä olet tehnyt hänen loistostansa lopun ja olet syössyt maahan hänen valtaistuimensa.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaUčinil si prietrž jeho lesku a jeho trón si vrhol na zem.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaUčinils přítrž okrase jeho, a trůn jeho svrhl jsi na zem.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaZniosłeś ochędóstwo jego, a stolicę jego uderzyłeś o ziemię.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaΩλιγοστευσας τας ημερας της νεοτητος αυτου ενεδυσας αυτον με αισχυνην. Διαψαλμα.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaСъкратил си дните на младостта му; Покрил си го със срам. (Села.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaהקצרת ימי עלומיו העטית עליו בושה סלה׃
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaقصرت ايام شبابه غطيته بالخزي. سلاه
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela你 減 少 他 青 年 的 日 子 . 又 使 他 蒙 羞 。 〔 細 拉
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela你 減少 他 青年 的 日子 . 又 使 他 蒙羞 。 〔 細拉
Genel olarak, pek çok şeye karşı önyargı ve utancı kırmada muhteşem bir iş çıkardınız.Ați făcut treabă bună combătând stigma și prejudecățile de tot felul.