Usulsüz bir sözel türdür.勿論、虚構である。
Böylece hayvancılıkta "evde doyur evde yatır" usulüne dönülmek zorunda kalındı.」「それで」「そうして、わざと芋俵を家に置いておく。
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.道下とは終始余裕の態度で彼をリードしてやり、自分は一度も射精しなかった。
Usul el-İlm el-Nücum: Yıldızlarla ilgili bir eserdir./bintun/的另一個意思為星星。
Usulsüz bir sözel türdür.非真非假是謠言。
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.老家有名的鯛魚燒屋。
Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek.收受他人的犯罪所得之贈與。
Demir kapının sürgüsü usulca çekildi.铁幕被打开了。
Nihavend makamındaki şarkının usulü ise sofyandır.《聊斋志异·堪舆》中的宋侍郎即宋之普。
Bu usul birçok yerlerde başarıyla sürdürülmektedir.然而,这一特性在很多事务中受到欢迎。
Frobel Usulüyle Küçük Çocukların Terbiyesi.青蛙型的小型Buddyroid。
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.范信心忿,決留師不還。
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .백운(白雲)이라 돌아갈 생각(부모를 사모하는데에 쓰는 것임) 급하니, 가는 말꼬비 붙들 길이 없구려.
İmece usulu yaygındır.2차원 초구는 일반적인 구다.
İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır.왜냐하면 사생활에 대한 관심은 동시에 소비와 레저에 대하는 관심이기 때문이다.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.유럽 연합의 확장 과정은 때때로 유럽 통합화와 관련이 있다.
Medeni Usul Hukuku Dersleri.현용수의 인성교육 노하우.
Er-Risale fil-Usul: Usul-i fıkha dairdir.완두/완두 성우 -우치다 아야 / 이재현 청완두 페어리루.
Soruşturma usulü, siyasi nitelikte değil, cezai niteliktedir.그러나 그러한 진술은 경험적 주장이 아니라 정치적 결정이다.
Fidanları imece usulü ile aynı gün belirlediğimiz tarlaya diktik.그들은 캐파가 말한 약속한 날의 아침에 태양을 바라보고 있다.
Milletlerarası Usul Hukuku.국제인권법상 중요개념이다.
1920 Ocak ayında Macar kadın ve erkekler ilk kez gizli usulde oy verdi.בינואר 1920 הצביעו לראשונה כלל ההונגרים (לרבות הנשים) בבחירות חשאיות.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.אולי הוא יזכה לחיי נצח, הלא מתאים לו, לא כן?
2003'te de personel alımlarında usulsüzlük yaptığı iddia edilerek hakkında soruşturma başlatıldı.בשנת 2001 דרש שתפתח חקירה לגבי זיופים בבחירות המקדימות במפלגת העבודה.
Herhangi bir merasimde imece usulü yardımlaşma sergilenmektedir.בעיתוי המתאים מופיעה עזרה מאלמוני.
Görev yaptığı dönemde usulsüzlükleri mercek altına alınınca 1667 Kasım ayında Fransa'ya kaçar.משהבין כי אין תועלת במגעים, נמלט צ'ארלס משביו בנובמבר 1647.
Hayvancılık nispeten fenni usullerle yapılmaktadır.בבעלי חיים מדידת הזיכרון יכולה להיעשות בצורה התנהגותית.
Bu nedenle Batı ülkelerindeki Çin lokantalarının çoğunda servis edilen yemekler Kanton usulüdür.הרבה מהאוכל שמוכר במערב כאוכל סיני מקורו ברובע זה.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.נראה שרק מעטות מן האופרות שלו השיגו הצלחה של ממש.
Beyan-ul Usul: 10 cilttir.אילנא דחיי - על עשר הספירות.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Той е бивш пожарникар.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.И въпреки всичко неговата политика е учудващо успешна.
Tüm işler imece usulü yapılır.Всички открития се правят на интуитивно ниво.
Köy halkı bunu imece usulu yapar.Местните жители се гордеят с това.
Görev yaptığı dönemde usulsüzlükleri mercek altına alınınca 1667 Kasım ayında Fransa'ya kaçar.В негово отсъствие през ноември 1669 г. той поема управлението.
Gemiye usulca bindi.Laev vajus põhjale.
Usulsüz bir sözel türdür.Твърде разпространен е дряна.
Kızlar genelde görücü usulü ile evlendirilmektedirler.Дъщерите обикновено са получавали зестра, когато се омъжат.
Açık artırma usulü item alış ve satışını sağlayan bir sistemdir.Връчените етикети за качество са силен инструмент за маркетинг и реклама.
Maya, usulsüz bir sözel türdür.Италия е късно зреещ сорт.
Aralarında birçok usta avcı bulunur; usulca avlarına yaklaşır ya da avlarını saklandığı yerde bulurlar.Mnoge vrste su vrlo spretni lovci koji se prišuljaju plijenu ili napadaju iz zaklona.
Lisan hususunda ilmî usule tamamiyle riayet edilemiyor; çünkü iyi bir masalcı bulamadım.Međutim, ne može izvesti čaroliju Patronusa jer nema dovoljno pozitivno sjećanje.
Vergi Usul Kanunu na göre müstahsil makbuzu ticari defterlere kayıt edilir.Pravnu sposobnost stječu upisom u trgovački registar.
Gemiye usulca bindi.Do lode začalo silno zatekať.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Genellikle eleme usulü yapılırdı.Mozog bol obvykle odstránený.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.A možno je skutočná pravda niekde úplne inde, ale tú sa nám možno nikdy nepodarí nájsť.
Açık artırma usulü item alış ve satışını sağlayan bir sistemdir.Trh osobnosti je trh, na ktorom predmetom kúpy a predaja je osobnosť.
Her sınıfın kendine has ihtiyaçları ve ateşleme usulleri vardır.Každý človek cíti vlastnú hriešnosť a slabosť.
Turnuva tek eleme usulü yapıldı.Turnaj sa skladal iba zo základnej časti.
Maya, usulsüz bir sözel türdür.Zmyselnosť z teba urobila nehanebnú pobehlicu.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Formálne pramene práva odpovedajú na otázku čo je právo.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Intelektualna lastnina je samostojno pravno področje.
Cephesi Gotik-Romanesk mimarı usulde yapılmaya başlanmış ama yapımı bitirilmemiştir.Nov gotski zahodni stolp namesto romanskega je bil načrtovan, a do izvedbe ni prišlo.
Santa Lucìa alla Badìa Kilisei: 1693 depreminden sonra yapılan Barok mimarı usulde kilise.'Cerkev svete Lucije v samostanu, baročno poslopje, zgrajeno po potresu 1693.
Türk dili ve edebiyatının öğretim usulü.Profesorica Ukrajinskega jezika in litereture.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Gaisrinė Senovinė gaisrininkų pompa
Birkaç ay sonra mahkûmlar vardiya usulüyle 24 saat çalıştırılmaya başlandı.Po poros mėnesių įgula buvo priversta palikti Kremlių.
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.98 deputatai išrenkami proporcine sistema.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Generalinės Asamblėjos rezoliucija tiesiogiai nesukuria valstybėms teisių ar įsipareigojimų.