O zamanki usule göre, tahnit edilen cesedi, Fransa'nın Türkiye'deki elçiliği vasıtasıyla Paris'e gönderildi.Ekkor indult egy francia nyelvű lap Isztambulban és létesült Párizsban a török nagykövetség.
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.Liikaa puhuvalle ei uskota salaisuuksia.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Nuorisotilojen suunnittelu ja käyttö.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
Yemeğin yapımında İspanyol ve sömürge öncesi Meksiko usulü malzemeler ve pişirme yöntemleri kullanılır.Meksikolainen keittiö yhdistää asteekkien ja espanjalaisten vivahteikkaita ruoka-aineita ja ruokakulttuureita.
Bu yıllarda tek kitap usulü vardı.Kuitenkin viime vuosina show’lla on ollut vain yksi juontaja.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Aluksi tuoreet parit lähtevät häämatkalle valitsemaansa kohteeseen.
Gemiye usulca bindi.Aluksen maahanpaluu onnistui.
Görücü usulü ile evlendiği Suudi eşiyle, arasında büyük bir aşk doğuyor.Tytön ja komean upseerin välille syntyy rakkaussuhde, joka johtaa avioliittoon.
Mahkemelerin, kuruluş, işleyiş, görev ve yargı usullerinin ancak kanunla düzenlenmiş olmasını ifade eder.Oikeussubjekteille osoitetuin kielloin, käskyin, ohjein ja sanktioin taataan oikeusjärjestyksen toimivuus.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Hän on gifulainen palomies.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Η διαδικασία της διεύρυνσης αναφέρεται μερικές φορές ως ευρωπαϊκή ολοκλήρωση.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Η δικαστική εξουσία είναι ανεξάρτητη.
Verginin tarhı Vergi Usul Kanunun 20. maddesinde tanımlanmıştır.Η έννοια της δικαστικής προστασίας του άρθρου 20 Συντ.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Οι παρατηρητές του ΟΑΣΕ ανέφεραν πολλά προβλήματα κατά τη διαδικασία της ψηφοφορίας.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Usul ilminde geniş kapsamlı bir eserdir.Θεωρείται ευρέως καινοτόμος στον τομέα του.
1954 genel seçimlerinin sonuçları: Seçimlerde liste usulu çoğunluk sistemi kullanıldı.(Bemærk at ved folketingsvalget i 1915 blev der i langt de fleste valgkredse afholdt fredsvalg.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Utvidelsesprosessen er noen ganger omtalt som europeisk integrasjon.
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.Keiseren fulgte patriarkens råd og ble munk i et kloster.
İdare hukuku ^ İdari Yargılama Usulü KanunuRettslig handleevne Rettsevne
Bölüm 2, Bölüm 3, "Ceza İnfaz" başlıklı, ceza usul ve cezalar odaklanmıştır.Punkt 2 og 3 i bestemmelsen dreier seg om rettighetene til siktede i straffesaker.) 1.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Observatører fra EU rapporterte om grove uregelmessigheter i valget.
Genellikle eleme usulü yapılırdı.Vanligvis hadde de en ansats.
Çünkü Mafya usulüne göre toplantılara silahsız gidilirdi.Offisielt var lottene ubevæpnet.
Demokratik ülkelerde çeşitli seçim sistemleri, değişik usullerle uygulanmaktadır.I Storbritannia brukes forskjellige valgordninger i forskjellige regioner.
Bu grupta karşılaşmalar tek devreli lig usulüne göre oynanacak.Etter dette opptrer bandet kun sammen ved spesielle anledninger.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Om forståelse og behandling av ungdom med volds- og aggresjonsproblemer.
Denetlemek, bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemektir.Ett utslag av dette er at de ikke greier å møte på fastsatt tid og sted til behandling.
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .«Nå vil jeg ikke leke med teitinger mer» (Kjøtt) «Nei nei nei» (Et nytt og bedre liv!)
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Proses perluasan kadang disebut sebagai Integrasi Eropa.
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .Tembung Wilangan / ꦠꦼꦩ꧀ꦧꦸꦁꦮꦶꦭꦔꦤ꧀ (kata bilangan).
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.Kaisar dengan patut mengikuti anjuran kepala keluarga dan menjadi seorang biarawan.
“Merhaba toprak” diye sesleniyor usulca.Dia bersabada, “Tanah Mahsyar dan Mansyar.”
Terim Doğu Asyalılar tarafından Asya usulü yemek pişirme tekniklerinin karşıtı anlamında da kullanılır.Istilah tersebut digunakan oleh orang-orang Asia Timur untuk dibedakan dengan gaya memasak Asia.
Hala düğünlerde eski usul eğlenceler tertip edilir.Hoho ini juga adalah hiburan dalam pernikahan sejak dulu.
Köy halkı bunu imece usulu yapar.Penduduk desa yang mengetahui hal tersebut menjadi semakin kagum.
Düğünler kemenşeli,davullu veya dini usulde olmaktadır.Pernikahan dilakukan di hadapan penghulu maupun pendeta.
Avşar sağmak : Koyunu Avşar usulü sağmak (Kars ve çevresi).Sebagai gantinya, Allah menyediakan seekor domba jantan, yang tanduknya tersangkut dalam belukar.
Yemeği ise geleneksel usullerde yapılmalıdır, aksi takdirde ağzınız yara olur..Lesung adalah alat tradisional dalam pengolahan padi atau gabah menjadi beras.
Ayrıca CHP'nin hesaplarındaki usulsüzlüğe dair davaya bakmıştır.Nó cũng làm người ta nghi ngờ về những cáo buộc thiếu căn cứ trong báo cáo của CSIR.
Bunlarında usulüne göre zamanında yapılması emeğin karşılığının alınması için önemlidir.Tại thời điểm này, chúng tôi tin rằng việc sa thải anh ta là điều đúng đắn để làm.
Milletlerarası Usul Hukuku.Luật Nhân đạo Quốc tế
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Súng phun lửa thời cổ là Hỏa Hổ.
Obiler tasarım, usul, malzeme ve kullanımlarına göre sınıflandırılırlar.Obi được phân loại theo thiết kế, hình thức, nguyên liệu và cách sử dụng của chúng.
Cephesi Gotik-Romanesk mimarı usulde yapılmaya başlanmış ama yapımı bitirilmemiştir.Pháo Langer Gustav – đã bắt đầu sản xuất nhưng chưa hoàn thành.
Ceza hukuku ve ceza usul hukuku alanında uzmanlaşmıştır.Hình phạt được quy định trong Bộ luật hình sự và do Toà án quyết định.
AYRICA İMECE USULÜ İLE İŞLERİNİ YAPARLARDI.Buda halk arasıda samimiyeti arttırırdı.Tào Tham cùng Tiêu Hà, Phàn Khoái tôn Lưu Bang làm Bái Công cùng đứng lên khởi nghĩa.
Usul-i fıkhın kitap halinde yazıldığı ilk eserdir.“Tình khúc Vũ Thành An lần đầu được in sách”.
Usul-i Hendese, Mehâdi-i Hesâb, İstihkâmât-i Hafîfe Fenn-i Mimârî adli eserleri yaşadığında yayınlanmıştır.「主よ、本当にわたしの人々は、クルアーンを唱え諳んじながら、自らの行動でクルアーンを忌むべきものとして拒否するのです。
Race: Normal yarış usulü.レース - ごく普通のレース。
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .剛柔法書(ごうじゅうほうしょ): 鍔迫り合いで負けなくなる。
Bu, gelini karşılama ve hoşlama usulû olarak kabul edilir.主に贈答や接待に用いられる。
İtalyan Usulü Boşanma 1961 İtalya yapımı kara komedi filmidir.イタリア式離婚狂想曲(伊語Divorzio all'italiana)は、1961年製作のイタリア映画。
Terim Doğu Asyalılar tarafından Asya usulü yemek pişirme tekniklerinin karşıtı anlamında da kullanılır.東アジアではアジアの料理の様式と対比する用語でもある。
Ayrıca CHP'nin hesaplarındaki usulsüzlüğe dair davaya bakmıştır.俺も鳩山内閣不信任案に欠席をしたことがある。
Birkaç ay sonra mahkûmlar vardiya usulüyle 24 saat çalıştırılmaya başlandı.その後の2時間で、彼女は24年間に及ぶ囚われの生活について語った。
Konfederasyonun başkenti konumundaki Kilkenny teslim olma şartları usulünce ele geçirilir.こちらはカトリック同盟の首都であったキルケニーが交渉に従って降伏したことが特筆される。
Tüm işler imece usulü yapılır.すべての必修得科目の修得。
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.元花火職人。