Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Użycie herbu jest regulowane przez specjalną ustawę zgromadzenia deputowanych.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Bączal Górny – zabytkowa sikawka strażacka. .
Oyun müziği ile önce 6/8'lik usulde ve ağır tempoda, sonra 4/4'lük usulde ve hızlı tempoda oynanır."Slightly All the Time" ma dość jazzowe brzmienie i jest utrzymany w rytmie 11/4 i 11/8.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.Namnet kommer från Pietro Germis film Divorzio all'italiana (Skilsmässa på italienska) från 1961.
Terim Doğu Asyalılar tarafından Asya usulü yemek pişirme tekniklerinin karşıtı anlamında da kullanılır.Termen används av östasiater för att kontrastera mot asiatiska matvanor.
İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.Inkomst från anställning i den stat där den anställde är bosatt.
2014 yılının başlarında çıkan transferde usulsüzlük iddiaları yüzünden görevinden istifa etmiştir.I början av 2014 fick hon uppehållstillstånd.
Birleşik Krallık'ta çok fazla sayıda eleme usulü kupa vardır.I Storbritannien finns det några unika varningsmärken.
Malikane usulünde, gelir kaynaklarını işletme hakkı kişilere kayd-ı hayat şartıyla veriliyordu.Villkoret var att de skulle ha full nyttjanderätt till egendomen så länge de levde.
Eleme usulü ile oynanan kupada şampiyonluğu Türkiye'nin Samsunspor takımı kazanmıştır.Det lag som vann turneringen och därmed vann guld var Indien.
Mahallede evlilikler genellikle görücü usulü ve akraba evliliği şeklinde olur.Svågerlag har i allmänhet utgjort hinder för äktenskap i samma utsträckning som släktskap.
Bu usul birçok yerlerde başarıyla sürdürülmektedir.Trots detta används det fortfarande på många håll.
Amerikan usulü 4 yıllık Bachelor of Science unvanı verir.Bachelor Honours Degree kräver fyra års heltidsstudier.
Takımlar altışarlı dört gruba ayrıldılar ve kendi aralarında tek devreli lig usulü karşılaştılar.Man plockade ut fyra utvalda organ och la dem i varsitt kanopkärl.
Race: Normal yarış usulü.Regular: vanliga tävlingar på touren.
Usulsüz bir sözel türdür.Det visar sig vara ett villospår.
Usul ilminde geniş kapsamlı bir eserdir.Den är ett uppskattat netsuke-motiv.
Aynı usul İngiltere'de babalığın tespitinde de kullanılmaktadır.Dagen används också som Fars dag i Danmark.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.De flesta frågor som regleras på europeisk nivå faller nämligen inom förvaltningsrättens område.
Race: Normal yarış usulü.Рядки - гонки світового туру.
Altın madalya maçıyla biten ana tablo, tek karşılaşma üzerinden eleme usulüyle düzenlendi.Доля золотої медалі вирішувалася в очній зустрічі між ними.
Final grubu maçları da tek devreli lig usulü yapıldı.Наприклад, всі ігри з серії Ultima включені в одну групу.
Şu andaki kilise 1227 yılında Gotik mimari usulde inşa edilmiştir.На честь цієї події хрестоносцями у 1123 році була побудована Церква Богоматері Тартуської.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Процес розширення іноді називають європейською інтеграцією.
Tüm işler imece usulü yapılır.Усі інженерні роботи маскувалися.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Спостерігачі від Євросоюзу суттєвих порушень на виборах не виявили.
Verginin tarhı Vergi Usul Kanunun 20. maddesinde tanımlanmıştır.Правовий статус податкової міліції закріплено Розділом XVIII2 Податкового кодексу України.
Maçlar tek devreli lig usulü oynandı.Лише ножі випробовувалися окремо.
Takımlar iki farklı gruba ayrılarak çift devreli lig usulüne göre mücadele ettiler.У своєму експерименті, вони запропонували чоловікам пройтися по двох дуже різних мостах.
Köy işleri hep imece usulüyle yapılır.Her evde teknoloji araçları bulunmaktadır.В селі діє Народний дім «Просвіта», де функціонують постійно діючі гуртки.
Mücverin tadı kuvvetli olmadığı için değişik usullerde servis edilebilir.Vzhledem k jemné chuti se nedoporučuje moc kořenit.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Soruşturma usulü, siyasi nitelikte değil, cezai niteliktedir.Odepřít výpověď je právo, nikoliv povinnost.
Her grupta takımlar çift devreli lig usulüne göre 6 veya 8 maç yapacaktır.Každý tým musí obsahovat 6 či 8 tanečních párů.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Osobní či skupinovou sounáležitost s Evropou také někdy označujeme jako evropanství.
Davada kimlerin taraf olabileceği, usul hukukunun konusudur.Vedou se tedy soudní spory o to kdo má pravdu.
İki turdan oluşan yarışma puanlama usulünde yapılır.Zápasy z obou turnajů se považují za oficiální.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Právní odvětví je autonomní část právního řádu.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Insolvenční řízení je druhem občanského soudního řízení.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Pe acoperișul său se află minaretul moscheii Nabi Daud (Profetul David).
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.Sunt 140 de deputați în adunare, aleși în sistem proporțional pe liste de partid.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Belediye meclislerinni seçiminde nispi temsil usulü kabul edildi.În momentul alegerilor s-a aplicat Tratatul de la Nisa.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Fost membru al Cenaclului Flacăra.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.Cum vom regreta aceasta într-un timp, dar va fi regret fără folos.
Buna ilişkin ilkeleri, esasları ve usulleri gösterir.Rațiunea se exprimă în principii, idei și idealuri.
Tüm işler imece usulü yapılır.Lelkiismeretesen végzem minden munkámat.
1637: Charles İskoçya Presbiteryen Kilisesine Anglikan Kilisesi usullerini dayatır.1653: Angol csapatok törnek be a Skót Presbiteriánus Egyház általános közgyűlésére.
(İngilizce O.S.) ve Yeni Usul (Y.U.)Oláh káté) és Noul testament (l.
Beyan-ul Usul: 10 cilttir.Nogaj járás (Ногайский) 10 szelszovjet.
Bu zaman usulü, yarışta tek kişi kalana kadar devam eder.Ez még addig folytatódik, amíg az egyik csapatban már csak egy fő marad.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.A felvett név nem sértheti mások érdekeit, jogait.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.A bővítési folyamatot szokták európai integrációnak is nevezni.
42 Bölgesel Amatör Lig takımı bu turda yarıştı ve tek maç eleme usulüne göre karşılaştılar.Ebben a fordulóban 42 amatőr csapat küzdött meg egymás ellen, hogy bekerüljenek a következő fordulóba.
Geleneksel destgâh usulünde meşkleriyle ün yaptı.A hagyomány szerint maga Konfuciusz állította össze.
Ancak bu usul, Trabzon halkının tepkisi nedeniyle çok uzun sürmedi.Ez alapján már nem kellett sokat várni arra, hogy megláthassuk Tuxot.
Birinci ve ikinci beste arasında belirgin bir usul ve karakter farklılığı bulunur.Az első kettő és a harmadik sorozat között komoly hangulati és stílusbeli különbségek vannak.
Sinagogda düğün, Bar Mitsva ve diğer dini törenler Aşkenaz usulüyle düzenlenir.A legtöbb indiai templomot, esküvőt, fesztivált és ünnepséget szvasztikákkal díszítik.
Cumhuriyet Kupası, 1998 yılından beri her yıl eleme usulü maç yapılarak düzenlenen turnuva.A bajnokság az FIA szervezésében zajlik, 1988 óta minden évben megrendezik.
Nihavend makamındaki şarkının usulü ise sofyandır.A Hozzád sóhajt egyházi ének a Túróci Cantionáléból.