ustaca ile cümle

ustaca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.그는 권능으로 바다를 흉용케 하시며 지혜로 라합을 쳐서 파하시며
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Med sin kraft förskräckte han havet, och genom sitt förstånd sönderkrossade han Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.med Vælde bragte han Havet til Ro og knuste Rahab med Kløgt;
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Mocą swą dzieli morze, a roztropnością swą uśmierza nawałności jego.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Mocí svou rozdělil moře, a rozumností svou dutí jeho.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ngài lấy quyền năng mình mà khiến biển dậy lên, Và nhờ sự khôn ngoan mình mà đánh vỡ Ra-háp.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ngài lấy quyền_năng mình mà khiến biển dậy lên , Và nhờ sự khôn_ngoan mình mà đánh vỡ Ra-háp .
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Par sa force il soulève la mer, Par son intelligence il en brise l`orgueil.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Po svoji moči razburja morje in po svoji previdnosti razbija morsko pošast.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Prin puterea Lui turbură marea, prin priceperea Lui îi sfarmă furia.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Samudra ditaklukkan oleh kuasa-Nya dan Rahab pun dihajar oleh kemahiran-Nya
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Svojou silou búri more a svojím umom drtí Rahaba.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ved sin kraft oprører han havet, og ved sin forstand knuser han Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Voimallansa hän kuohutti meren, ja taidollansa hän ruhjoi Rahabin.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Von seiner Kraft wird das Meer plötzlich ungestüm, und durch seinen Verstand zerschmettert er Rahab.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Ταραττει την θαλασσαν δια της δυναμεως αυτου, και δια της συνεσεως αυτου καταδαμαζει την υπερηφανιαν αυτης.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Развълнува морето със силата Си; И с разума Си поразява Рахав§.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.Силою Своею волнует море и разумом Своим сражает его дерзость.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.בכחו רגע הים ובתובנתו מחץ רהב׃
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.بقوته يزعج البحر وبفهمه يسحق رهب.
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.他 以 能 力 攪 動 大 海 、 〔 攪 動 或 作 平 靜 〕 他 藉 知 識 打 傷 拉 哈 伯
Gücüyle denizi çalkalar, Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.他 以 能力 攪動 大海 、 〔 攪動 或 作 平靜 〕 他 藉 知識 打 傷拉 哈伯
Hristiyanlığa ait imgelerin, heykellerin canlandırılması ustaca gerçekleştirilmiş.l'iconographie de la tradition chrétienne.
Hristiyanlığa ait imgelerin, heykellerin canlandırılması ustaca gerçekleştirilmiş.האיקונוגרפיה המסורת הנוצרית
Işık fotoğrafçı tarafından ustaca bize doğru yönlendirilmiş gibi arkadan hafifçe geliyor.Dokładnie. A światło pojawiające się zza niego sprawia, że ma się wrażenie, że emituje je w naszym kierunku.
Işık fotoğrafçı tarafından ustaca bize doğru yönlendirilmiş gibi arkadan hafifçe geliyor.Точно, і оскільки світло появляється з-позаду нього, видається, наче світло проектується до нас
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.너는 청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실로 짜서 장을 만들고 그위에 그룹들을 공교히 수 놓아서
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.Maak een gordijn van blauwpurper, roodpurper, scharlaken en getweernd fijn linnen en weef er engelfiguren in.
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.ועשית פרכת תכלת וארגמן ותולעת שני ושש משזר מעשה חשב יעשה אתה כרבים׃
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.وتصنع حجابا من اسمانجوني وارجوان وقرمز وبوص مبروم. صنعة حائك حاذق يصنعه بكروبيم.
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.你 要 用 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 和 撚 的 細 麻 、 織 幔 子 . 以 巧 匠 的 手 工 繡 上 惹 韁 皎
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.你 要 用 藍色 紫色 朱紅色 線 、 和撚 的 細麻 、 織 幔子 . 以 巧匠 的 手工 繡 上 惹韁皎
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.Certains d'entre eux semblent être séparés du sol en marbre.
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.Manche scheinen sogar getrennt vom Hintergrund aus Marmor zu sein.
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.Niektóre z nich zdają się być oderwane od marmurowego podłoża.
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.Sochy jsou ve vysokém reliéfu. Některé jako by vystupovaly z mramorového podkladu.
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.Деякі з них ніби відокремлені від мармутної основи.
O kadar ustaca yontmuşlar ki bazı figürlerin adeta bağımsız olarak ayakta durduklarını düşünebilirsiniz.אבל הדמויות מגולפות בתבליט מאוד מאוד גבוה. נדמה שחלק מן הדמויות
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;aby bol schopný vymyslieť dôvtipné veci a pracovať v zlate, striebre a v medi
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;aby bol schopný vymyslieť dôvtipné veci a tak pracovať v zlate, striebre a v medi
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Aby vtipně smysliti uměl, což by koli řemeslně uděláno býti mohlo z zlata a z stříbra i z mědi.
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Aby vtipně smysliti uměl, jak by se co dělati mělo na zlatu a stříbru a mědi,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;både till att tänka ut konstarbeten och till att arbeta i guld, silver och koppar,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;da izumlja umetnine in izdeluje iz zlata in srebra in brona
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;da izumlja umetnine ter jih izdeluje iz zlata in srebra in brona
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;đặng bày ra và chế tạo đồ vàng, bạc và đồng,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;đặng bày ra và chế_tạo đồ vàng , bạc và đồng ,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;đặng bày ra và làm đồ vàng , bạc và đồng ,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;đặng bày ra và làm đồ vàng, bạc và đồng,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Hij is bedreven in het ontwerpen van voorwerpen in goud, zilver en koper.
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Hogy tudjon kigondolni mindent a mit aranyból, ezüstbõl és rézbõl kell csinálni;
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Hogy tudjon kigondolni mindent, a mit aranyból, ezüstbõl, rézbõl kell csinálni.
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;I -a dat putere să născocească planuri, să lucreze în aur, în argint şi în aramă,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;i-am dat putere să născocească tot felul de lucrări meşteşugite, să lucreze în aur, în argint şi în aramă,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;I ku dowcipnemu wymyślaniu, cokolwiek może być urobione ze złota, i z srebra, i z miedzi;
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Il l`a rendu capable de faire des inventions, de travailler l`or, l`argent et l`airain,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;je l`ai rendu capable de faire des inventions, de travailler l`or, l`argent et l`airain,
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;공교한 일을 연구하여 금과 은과 놋으로 일하게 하시며
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;공교한 일을 연구하여 금과 은과 놋으로 만들게 하며
Öyle ki, altın, gümüş, tunç işleyerek ustaca yapıtlar üretsin;Ku dowcipnemu wymyślaniu, cokolwiek może być urobione ze złota, i z srebra, i z miedzi.

İlgili Sayfalar