usta ile cümle
usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Blöfte çok usta değilim.Bluffaus ei kuulu vahvuuksiini.
Blöfte çok usta değilim.Det är svårt att bluffa.
Blöfte çok usta değilim.Det er svært at bluffe.
Blöfte çok usta değilim.Fazer bluff não é o meu melhor.
Blöfte çok usta değilim.Non sono bravo a bluffare.
Blöfte çok usta değilim.Το μπλοφάρισμα δεν είναι το φόρτε μου.
Blöfte çok usta değilim.Я плохо умею притворяться.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.102세 가라데 사범인 이분의 이키가이란 가라데를 더욱 단련하는 것입니다.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Bagi pendekar karate berusia 102 tahun ini, ikigai berarti melakukan seni bela diri ini.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Dla tego 102 letniego mistrza karate jego Ikigai to dalsze doskonalenie sztuki walki.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Ennek a 102 éves karatemesternek az az ikigai, hogy továbbadja ezt a harcművészetet.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.För den här 102-åriga karatemästaren, var hans ikigai att föra vidare denna kampsport.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.For denne 102-årige karatemester var hans ikigai at føre denne kampsport videre.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Für diesen 102 Jahre alten Karate-Meister war es, sein Ikigai, diesen Kampfsport weiter auszuüben.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.L'ikigai de ce karatéka de 102 ans est d'aller toujours plus loin dans cet art martial.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Para este maestro de karate de 102 años de edad, su "ikigai" es transmitir este arte marcial.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Pentru acest maestru de karate in varsta de 102 ani, ikigai-ul sau a fost sa transmita aceasta arta martiala.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Per questo maestro 102enne di karate, il suo ikigai era proseguire a praticare la sua arte marziale.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Pro tohoto 102letého mistra karate je ikigai předvádění tohoto bojového umění.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Với võ sư karate 102 tuổi này, ikigai của ông là truyền lại võ thuật.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Voor deze 102 jarige karate leraar, zijn ikigai is het voortzetten van zijn vechtkunst.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Για αυτό τον δάσκαλο καράτε, 102 χρόνων, το " ικιγκάι " είναι η συνέχιση αυτής της πολεμικής τέχνης.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Для цього 102-літнього майстра з карате ікігай - це передати далі його мистецтво боротьби.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.Для этого 102-летнего мастера карате "икигай" - это передача своего искусства борьбы.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.За този 102-годишен карате майстор, неговото икигаи беше да продължи с това бойно изкуство.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.ההיקייאגי של בן ה102 הזה, מאסטר בקראטה, הייתה להמשיך באומנות הלחימה שלו.
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.كانت بالنسبه لسيد الكارتيه ذي 102 عاما , نظرية ايكيجايا تحمله للدفاع عن النفس .
Bu 102 yaşındaki karate ustasının ikigai'si, savaş sanatında daha da uzmanlaşmak.彼の生き甲斐は空手道を発展させることです この100歳の漁師にとって
Bu adam da usta!Cet homme est aussi un maître !
Bu adam da usta!¡Este hombre también es muy rápido!
Bu adam da usta!Lão già ấy cũng là sư phụ à!
Bu adam da usta!Този човек е майстор също!
Bu adam da usta!Этот мужчина тоже мастер!
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Diese sollten seine Kerngruppe, seine zukünftigen Vorarbeiter sein.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Ei urmau să fie grupul de diseminare, viitori maiştri.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Estos debían ser su grupo base, sus futuros capataces.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Họ trở thành nhóm "hạt giống" của ông, những người quản đốc tương lai.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Ils étaient son groupe pilote, ses futurs contremaîtres.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.그들은 가장 실력 있는 사람들이었고, 미래 현장감독들이었습니다.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Mali byť jeho počiatočnou skupinou, budúcimi vedúcimi.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Mieli oni być jego ziarnem, grupą przyszłych nadzorców.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Ők voltak az ő kezdő csoportja, a leendő csoportvezetők.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Sarebbero stati il suo gruppo base, i suoi futuri capireparto.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Ze zouden zijn nieuwe leidende groep, zijn toekomstige voormannen zijn.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Αυτοί θα ήταν το φυτώριό του, οι αυριανοί του επιστάτες.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Они были его испытательной группой, будущими мастерами.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Те трябвало да бъдат основната група, бъдещите му майстори.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.הם עמדו להיות הקבוצה הראשונית שלו, מנהלי העבודה העתידיים שלו.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.كانوا سيكونون مجموعة جديده ,رجاله في المستقبل .
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.キングスマウンテン近郊の ある使われなくなった店舗に
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Acesti pantofi au fost facuti de catre un artizan in Florenta.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı. Aynı olanını derhal nasıl alacaksın?Ti čevlji so bili ročno narejeni v Firencah, kako bi bilo možno da bi mi takoj kupila enake?
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı. Aynı olanını derhal nasıl alacaksın?Tyhle boty byly vytvořeny řemeslníkem v Firenze, jak bys mi tedy mohla koupit úplně ty samé, hned teď?
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı. Aynı olanını derhal nasıl alacaksın?Эти ботинки сделаны мастером из Флоренции на заказ, где ты купишь мне такие же?
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Ces chaussures ont été faites par un artisan à Firenze (Florence, Italie).
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.De här skorna är gjorda av en hantverkare i Frankrike.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Deze schoenen zijn gemaakt door een franse ambachtsman.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Diese Schuhe wurden für mich in Handarbeit von einem Schuhmacher in Florenz hergestellt.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Đôi giày này được làm tự một người thợ ở Pháp
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Ezeket a cipőket egy Firenzei cipész készítette