usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.이거 피렌체에서 장인이 만든 구두인데
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Sepatu ini dibuat oleh seorang ahli dari Firenze.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Te buty zostały wykonane przez rzemieślnika z Francji...
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.Tieto topánky boli urobené na mieru obuvníkom vo Florencii.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.הנעליים האלה נעשו בהזמנה אישית בצרפת.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.هذا الحذاء مصنوع من قبل حرفي في فيرنزي.
Bu ayakkabılar Firenze'de bir usta tarafından özel olarak yapıldı.どうやってまったく同じ物を買えんだ?
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Bagaimana ini bisa terjadi di negara demokrasi? <i> Ditutup sampai tanggal 15 karena Pelatihan Master.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Cum poate fi asta o tara democrata?<i> Inchis pana pe 15 a lunii. Maestrul merge la antrenament.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Jak coś takiego może być w demokratycznym kraju? Zamkniete do 15-tego z powodu zawieszenia
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Wie könnte dies ein demokratisches Land sein? <i>Geschlossen bis zum 15., wegen Master-Training.
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Πως μπορεί να συμβαίνει σε μια δημοκρατική χώρα; <i>Κλειστά Ως τις 15 Λόγω Εκπαιδευτικού Σεμιναρίου
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.Как такое могло произойти в демократичной стране? <i> Закрыто до 15-го из-за тренировок мастеров
Bu nasıl demokratik bir ülke?<i> Ustalık eğitimi için ayın 15.'ne kadar kapalıyız.كيف يحصل هذا في بلد ديموقراطي؟ {الإشعار: مُغلق حتى الـ١٥ من الشهر الجاري لـانشغال المعلم بدورة تدريب{
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Apoi e celălalt tip de atitudine, clasic, care îmbrăţişează frumuseţea şi meşteşugul.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Dann gibt es eine andere eher klassische Haltung, welche die Schönheit und das Handwerk umfasst.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Depois existe uma outra atitude, mais clássica, que se liga à beleza e ao engenho.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.De van egy másik, klasszikusabb felfogás, amely a szépségre és a mesterségre helyezi a hangsúlyt.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Een andere benadering is klassieker met de nadruk op schoonheid en kunde.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Il y a une autre attitude plus classique contenant la beauté et la technique.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Jest jeszcze inne, bardziej klasyczne podejście, które skupia się na pięknie i warsztacie.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.반면 좀 더 고전적인 입장도 있습니다. 아름다움과 기술적 숙련을 중요시하죠.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Luego hay otra, más clásica, la actitud que abarca la belleza y la artesanía.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Poi c'è un'altra attitudine, più classica, che abbraccia la bellezza e l'arte.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Rồi có một lập trường khác, cổ điển hơn, yêu chuộng cái đẹp và sự điêu nghệ.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Så er der en anden, mere klassisk tilgang der omfavner skønhed og håndværk.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Μετά υπάρχει μια άλλη, πιο κλασσική στάση η οποία περιλαμβάνει την ομορφιά και την δεξιοτεχνία.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Также есть более классический подход, где мы имеем дело с искусством и различными ремёслами.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Тогава се появява друго, по-класическо, отношение което обгръща красотата и уменията.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.מצד שני יש גישה אחרת, קלאסית יותר שמכילה גם יופי ואיכות ביצוע;
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.وهنالك النوع الآخر ذو الموقف الأكثر تقليدية الذي يقدر الجمالية والصنعة.
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Asta a fost o conexiune cu fanii de nivel maestru-ninja, pentru că ceea ce spuneam aici era:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Das war eine Verbindung mit Fans auf einem Ninja-Master-Level, denn damit wollte ich deutlich sagen:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Ik had hier een ninja-masterlevel verbinding met mijn fans. Mijn boodschap was:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Ini merupakan koneksi penggemar level tinggi, sebab yang saya sebenarnya sampaikan di sini adalah,
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:이건 정말 엄청난 수준의 공감대 형성이었습니다. 제가 실제로 표현하고 싶었던 건
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Tämä oli ninja-master-tason faniyhteys, koska tosiasiassa se sanoi, että
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:To był najwyższy stopień wtajemniczenia w zacieśnianiu więzi z fanami, bo wtedy tak naprawdę mówiłam:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Toto je vzťah s fanúšikmi na úrovni nindža majster. To, čo som im vlastne vravela, bolo:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Είναι μία σύνδεση επιπέδου νίντζα με το κοινό, αφού αυτό που πραγματικά έλεγα εδώ ήταν
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Това си беше нинджа майстор ниво на конекция към фенове, защото това, което казвам тук е:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:Это был высший уровень доверия фанатам, ведь на самом деле этим я говорила:
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:זה היה קשר עם מעריצים ברמת נינג'ה מאסטר. כי אני למעשה אמרתי להם,
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:وكان هذا اتصال بالمعجبين على مستوى محترف النينجا، لأن ما كنت حقاً أقوله هنا،
Bu ninja ustası seviyesinde bir bağlantıydı çünkü burada söylediğim aslında şuydu:というのも そこで伝えたのは - 「あなたをこんなに信頼してる -
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır. 500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.São os nossos jogadores exímios, 500 milhões de pessoas que são extraordinariamente boas numa coisa.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır. 500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.Tohle jsou naši mistrovští hráči - 500 milionů lidí, kteří jsou neobyčejně dobří - v něčem.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır. 500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.To sú tí virtuózni hráči, 500 miliónov ľudí, ktorí sú v niečom mimoriadne dobrí.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır. 500 milyon insan olağanüstü derece bir konuda iyiler.Це гравці-віртуози, 500 мільйонів людей, які досконало щось опанували.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Aceștia sunt gamerii noștri experți.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Ce sont les virtuoses du jeu.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.De är våra virtuosa spelare.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.De er vores virtuose computerspillere.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Dies sind unsere Meister-Spieler.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Dit zijn onze virtuozen.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Ezek a virtuóz játékosaink.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Họ là những game thủ lão luyện.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.이들이 우리의 게임 대가들이죠.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Questi sono i nostri geni del gioco.
Bunlar bizim oyun ustalarımızdır.Son nuestros jugadores virtuosos.

İlgili Sayfalar