usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük Üstad : Tapınakçılar'ın Büyük Efendi'den sonra en yetkili üçüncü ismidir.Peale maailmameistri on kõrgeim võimalik tiitel "suurmeister".
Sahibi Parmaksız Mahsur Usta'dır.Ta on piiramatu võimuga valitseja.
Artık Ben çok usta bir tesisatçı lideri olmuştu.Seega sai temast hea üldajaloo ekspert.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.1990 kam Martha Graham, die Legende des modernen Tanzes, nach Korea.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.1990년에 현대 무용의 전설적인 거장인 마사 그레엄이 한국에 왔어요.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.Em 1990, Martha Graham, a lenda da dança moderna, veio à Coreia.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.En 1990, Martha Graham, la légende de la danse moderne, est venue en Corée.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.En 1990, Martha Graham, le leyenda de la danza moderna, vino a Corea.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.In 1990 kwam Martha Graham, legende van de moderne dans, naar Korea.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.În 1990, Martha Graham, legenda dansului modern, a venit în Coreea.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.Nel 1990, Martha Graham, la leggenda della danza moderna, venne in Corea.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.Vào năm 1990, Martha Graham, huyền thoại của nhảy hiện đại, đến Hàn Quốc.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.W 1990 r. legendarna tancerka, Martha Graham, przyjechała do Korei.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.В 1990 году легендарная танцовщица Марта Грэм приезжала в Корею.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.У 1990 році Марта Ґрем, легенда сучасного танцю, приїхала до Кореї.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.ב-1990, מרת'ה גראהם, אגדת ריקוד מודרנית, באה לקוריאה.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.في عام ، مارثا قراهام، إسطورة الرقص الحديث، أتى إلى كوريا.
1990'da, Martha Graham, modern dansın ustası, Kore'ye geldi.金浦空港に降り立った 90 代の偉大な芸術家に
300'ün üzerinde makine ustası ve 60 mühendisten oluşan bir ekibi var.Tiene más de 300 mecánicos y un equipo de 60 ingenieros.
300'ün üzerinde makine ustası ve 60 mühendisten oluşan bir ekibi var.У него есть более трёхсот механиков и команда из шестидесяти инженеров.
50 yıllık Tekvando federasyonu, Man Ok Tekvando salonuna hoşgeldiniz!<br />Ben usta Jang Man Ok.Bine ati venit la sala de Taewondo a lui Man Ok, cu o istorie de 50 de ani!
ABD'de 1920-1960 arasında... ...yukarı satışın ustası General Motors'du.사실 미국에서 1920년대부터 60년대까지 상향 판매를 가장 잘 이용한 곳은 제너럴 모터스였죠
ABD'de 1920-1960 arasında... ...yukarı satışın ustası General Motors'du.W rzeczywistości, w latach 1920 - 1960 w USA mistrzem w sprzedaży droższych produktów był General Motors.
ABD'de 1920-1960 arasında... ...yukarı satışın ustası General Motors'du.وفي الولايات المتحدة من عشرينات إلى ستينات القرن الماضي عميد استراتيجية الارتقاء بالصفقة هي شركة جنرال موتورز.
ABD'de 1920-1960 arasında... ...yukarı satışın ustası General Motors'du.統一価格を設けたブランドを複数掲げて アップセルを成功させました
Ağabey... Usta değişmemiş, değil mi?Veli, eikö opettaja olekin muuttunut?
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.Ik hoop dat je insecten nu een beetje anders gaat bekijken.
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.다음부터는 곤충들을 좀 다른 시각으로 보시기를 바랍니다.
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.Vậy nên tôi hy vọng bạn sẽ nghĩ về côn trùng chút ít khác biệt hơn từ nay
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.אז אני מקווה שתחשבו מעט אחרת על חרקים בעתיד,
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.وأتمنى أن تغيروا من تفكيركم حول الحشرات مستقبلا،
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.今度ハエたたきを振り回す前に 今日の話を思い出してください
Al'la konuştum. Gidip ustamızı göreceğiz.Conversei com o Al, e vamos visitar a nossa professora.
Al'la konuştum. Gidip ustamızı göreceğiz.Ne ho parlato con Al, e andiamo a trovare la nostra maestra.
Al'la konuştum. Gidip ustamızı göreceğiz.Το συζητήσαμε με τον Αλ, και θα πάμε να δούμε τη δασκάλα μας.
Al'la konuştum. Gidip ustamızı göreceğiz.Я поговорил с Алом, и мы поедем навестить нашу учительницу.
Ama Bay filan için gelir. Bu yüzden sen de usta olmalısın.Pero a por el Sr. viene, asi que tienes que ser maestro.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Aber einige Leute nennen mich eher so eine Art...Internet Guru oder -- Swami OnScreen:
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Algumas pessoas referem-se a mim como um guru da Internet ou... (Risos) ... um swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ampak nekateri me imajo bolj za... nekakšnega internetnega guruja ali... [butca] (smeh) swamija.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.(멍청이) 하지만 몇몇 사람들은 절 인터넷 구루 같은 걸로 언급하더군요. (웃음) (실패자)스승이었죠.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ma alcuni mi considerano più -- una specie di guru di Internet oppure -- (Risate) uno swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Maar sommigen noemen me een internetgoeroe... Rotzak (Gelach) ..of swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Men nogle mennesker referer mere til som en -- som, en slags, en internet guru eller -- (Latter) swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Mówią o mnie jako o internetowym guru albo... [KRETYN] mistrzem duchowym.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Unii oameni ma vad insa mai mult ca pe un fel de guru al internetului... (Râsete) - pe ecran: Idiot. Swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Некоторые говорят обо мне, скорее как о некоем интернет-гуру (Смех) или наставнике.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Но повечето ме познават като гуро в интернет или - (Смях) свами.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.אבל יש כמה אנשים שמעדיפים לקרוא לי גורו אינטרנט או... [אידיוט] סוומי.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.لكن بعض الناس يشيرون إلي أكثر كـ - خبير انترنت أو - (ضحك) سوامي
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ma era solo una trappola ingegnosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en effektiv fælde!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en skicklig fälla!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!No entanto, foi uma engenhosa armadilha!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!¡Pero se trataba de una trampa muy ingeniosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Se oli kuitenkin ovela ansa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!To była genialna pułapka.
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ήταν μια ιδιοφυής παγίδα!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Но это было хитрой ловушкой!
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Aber die andere Lektion des Lebens gelingt selten, die Kunst der Erfüllung.

İlgili Sayfalar