usta ile cümle

usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale další úlohou života, kterou jen zřídka ovládáme, je umění naplnění.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale ďalšou úlohou života, ktorú len zriedka ovládame je umenie naplnenia.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale drugą lekcją życia, która rzadko jest opanowywana jest sztuka spełnienia.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı. Çünkü bilim kolaydır, haksız mıyım?A outra lição de vida que raramente é dominada é a arte da realização.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı. Çünkü bilim kolaydır, haksız mıyım?Een veel lastiger levensles is de kunst van vervulling.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Dar cealaltă lecţie a vieţii care este rar însușită e arta împlinirii.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.De az élet másik tanulsága, amit kevesen sajátítanak el, a beteljesülés művészete.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.그에 반해 숙달하기 어려운 삶에 대한 또 다른 레슨이 있으니 바로 충만함의 예술입니다.©
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Mais l'autre leçon de vie qui est rarement maitrisée c'est l'art de l'accomplissement.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ma l'altra lezione di vita che raramente sappiamo imparare è l'arte dell'essere appagati.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Nhưng bài học còn lại của cuộc sống ít đc biết rõ là nghệ thuật thực thi.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Pero la otra lección de la vida que raramente se domina, es el arte de la satisfacción.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Αλλά το άλλο μάθημα στη ζωή που σπάνια τελειοποιούμε είναι η τέχνη της εκπλήρωσης.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Але інший урок життя, який рідко опановують -- це мистецтво повноти життя.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Но второй жизненный урок, который мало кому удаётся усвоить, это искусство удовлетворённости.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Но другият урок, който рядко бива усвоен, е удовлетвореността.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.אבל השיעור האחר של החיים שנדיר שיש מיומנים בו הוא אמנות ההגשמה.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.و لكن درس الحياة الاخر الذى لا يتفوق فيه الكثيرون هو: فن الرضا.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.科学は易しいですからね
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Aber Jaap ist einer der Experten, die das können.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Dar Jaap e unul din experţii mondiali în recitarea lui.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.그러나 자프는 이 작품 낭독의 세계적 전문가 중 한 명입니다.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Maar Jaap is een van de internationale experts.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Mais Jaap est l'un des experts mondiaux de son interprétation.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Ma Jaap è uno dei più grandi esperti del mondo di questa recitazione.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Na szczęście Jaap należy do światowych ekspertów, w deklamacji tego utworu.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Nhưng Japp là một trong những chuyên gia thế giới trình diễn nó.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Αλλά ο Γιάπ είναι ένας από τους ειδικούς παγκοσμίως στην απαγγελία του.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Но Яап е един от световните експерти по изпълнението и.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.Однако Яап - один из мировых специалистов по ёё исполнению.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.אבל יאפ הוא בין המומחים היחידים בעולם בביצוע השיר.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.لكن جاب هو واحد من خبراء العالم في أداء ذلك.
Ama Jaap bunu icra etmede üstatlardan biri.このプロジェクトで私たちは
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Ale on dává pozornost místo sobě práci se zemí.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Ale on umniejszał swoją pomysłowość i zwracał uwagę na współpracę z naturą.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Dar el îndepărta totul de la priceperea sa către mediul natural în care lucra.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.De ő mindent elhárított, a saját találékonyságától, a saját tájával folytatott munka felé..
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Er aber lenkte von seinem Genie ab und redete stattdessen darüber, wie er mit der Landschaft arbeitete.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.하지만 그는 모든 것을 그의 기발한 독창성이 아닌 그의 땅과 함께 일하는 것으로 돌리는 거에요
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Lui però deviava tutto dalla sua ingegnosità al lavoro della sua terra.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Maar hij leidde van zijn eigen genialiteit af naar het gebruiken van zijn landschap.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Mais il rejetait tout acte de son ingéniosité et mettait tout au crédit du travail avec son terrain.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Mas ele desviava tudo da sua engenhosidade em trabalhar com a paisagem.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Men han avledde allting från sin påhittighet till att jobba med omgivningen.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Mutta hän torjui kaiken pois omasta kekseliäisyydestään kohti maaston kanssa työskentelyä.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Pero él lo desviaba todo de su ingenuidad al trabajo con su paisaje.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Tapi dia memantulkan semua dari dirinya dalam mengerjakan tanah itu.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Όμως εκείνος αρνείται την εφευρετικότητά του και λέει ότι απλώς συνεργάζεται με το τοπίο.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.Но он отрицал свою смекалку, объясняя успехи работой на своей земле.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.אבל הוא מפנה הכל מהתושיה שלו החוצה כלפי העבודה עם השטח שלו.
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.لكنه حيد كل شي ببراعته للعمل مع الطبيعة
Ama o, bunları kendi ustalığından arazisine yansıtıyordu.農場づくりの話ばかりしました それで私は彼に関してはどっちつかずの態度でしたが
Ama şanslıyız ki, favori aksiyon kahramanım olarak Usta Bob diyor ki;Na szczęście, jak mówi mój ulubiony bohater kina akcji — Bob Budowniczy:
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Ale ty, sensei, żeby transmutować, składasz tylko dłonie.
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Maestra, lei unisce semplicemente le mani per trasmutare, vero?
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Mas, Professora, só junta as mãos para transmutar, certo?
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Men man transmuterar väl med handflatorna ihop, Lärare?
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Men man transmuterer vel med håndfladerne samlet, lærer?
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Pero tú has juntado las manos para transmutar.
Ama ustacığım, dönüşüm için sadece avuçlarını birleştirdin.Te teitte transmutaation laittamalla vain kämmenet yhteen.

İlgili Sayfalar